Bahçeli: Türkiye'yi bölünmeye götürecek bir anayasanın varlığı kâbus dolu bir hayaldir

Bahçeli: Türkiye'yi bölünmeye götürecek bir anayasanın varlığı kâbus dolu bir hayaldir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye'yi bölünmeye götürecek bir anayasanın varlığı kâbus dolu bir hayaldir. Hodri meydan, her kim aksi yönde hain bir mücadelenin içinde olacaksa, önce bizim bedenlerimizi çiğnemek ve toprağa gömmek durumundadır. Anayasa'nın ilk üç maddesiyle koruyucu zırhı olan dördüncü maddesi kırmızı çizgimizdir" dedi.

MHP lideri Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti ile KKTC'yi ziyaret ettiklerini kaydetti Kıbrıs'ın kendileri için milli bir mesele olduğunu ve Türkiye için yalnızca bir siyaset veya strateji konusu olmadığını belirten Bahçeli, "KKTC’nin güvenliği demek, Türkiye'nin güvenliği demektir. KKTC'nin bağımsızlığı, Türkiye'nin bağımsızlığıyla eşanlamlıdır. Adımız birdir, amacımız birdir. Acımız birdir, arzumuz birdir. Anımız birdir, atimiz birdir. Biz hep birlikte Türk milleti olarak varız, buna da inançla, iddiayla devam edeceğiz" dedi.

'BORELL'DEN Mİ VİZE İSTEYECEKTİK?'

Kapalı Maraş'ın çok yerinde bir kararla sahil kesiminin açılmasının doğru olduğunu kaydeden Bahçeli, "Nitekim rahatsız olanların sicilini, itiraz edenlerin cibilliyetini incelediğimizde ne kadar doğru ne denli isabetli bir iş yapıldığı hakikaten gözler önüne serilecektir. Biz vatan toprağını ziyaret etmek için provokasyon çığlığı atan Yunanistan'dan mı izin alacaktık? Biz 46 yıldır kilitli olan Maraş'ta piknik yapmak için üzüntüsünü paylaşan AB Dış ilişkiler ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Borell’den mi vize isteyecektik? Bu şahsın, 'Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüne, BM Güvenlik Konseyi kararları temeli dışında alternatif yoktur' sözlerini ciddiye mi alalım, boyun mu eğelim? Pardon yanlış oldu, bu defalık maruz görün korkaklığını mı seslendirelim? Ne zamandan beri Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Türk milletinin iradesinin önüne ve üstüne çıkmıştır? Ada’da yaşayan halklar bellidir" diye konuştu.

'AZERBAYCAN TEZKERESİNE DESTEĞİMİZ TAM'

Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin Türkiye'nin aradığı ve ihtiyaç duyduğu tarihi bir yönetim reformu olduğuna vurgu yaparak, "Gereken ve planlanan diğer reformların birbirine eklemlenerek ifa ve icrası Türkiye’nin hızına hız katacaktır. Bizim demokrasi kültürümüz engindir, erdemlidir, enerjiktir, ne bir toz, ne de leke barındıracaktır" ifadesini kullandı.

Bahçeli, bugün TBMM Genel Kurul'da görüşmeleri başlayacak olan ve Azerbaycan'a asker gönderilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi'ne desteklerinin tam olacağını belirterek, "TBMM’ne sunulan Azerbaycan Tezkeresi’ne bakışımız da bu şekildedir ve desteğimiz kuşkusuz tamdır. 28 yıl önce işgal edilen topraklarının yüzde 70’ini 44 günde işgalden kurtaran dost ve kardeş Azerbaycan’ın sonuna kadar arkasında olacağımızı da bu kapsamda bir kez daha güçlü olarak söylemek isterim. Dileğimiz, Dağlık Karabağ’ın tamamının temizlenmesi, mütecaviz Ermenistan’ın vatan topraklarının her zerresinden sökülüp atılmasıdır" dedi.

KILIÇDAROĞLU'NA ELEŞTİRİ

Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, geçen günlerde konuğu olduğu ABD merkezli Orta Doğu Enstitüsü'nde, etki ajanı gibi konuştuğunu söyleyerek, "Türkiye'ye verip veriştirmiş, fukara aklının bagajında ne varsa döküp saçmıştır. Hatta ABD ve AB liderlerine yönelik, 'Türkiye’de demokrasi hareketlerini destekleyin' çağrısında bulunmuştur. Kılıçdaroğlu yapar da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı durur mu, o da işbirlikçiliğin film setine balıklama atlayarak göz kamaştıran figüranlığını maharetle ve tekraren sergilemiştir. CHP’liler belediye işlerinden başka her şeyle meşguldür" dedi.

Küçükçekmece'de yenilenen çocuk parkında kullanılan ve terör örgütünün sembollerini andırdığı gerekçesiyle kaldırılan görsellere de tepkisini dile getiren Bahçeli, "PKK’nın mahut renklerinden oluşan melun kanlı amblemini bir çocuk parkının yer döşemesinde kullanması, Kılıçdaroğlu zihniyetinin terör örgütü sempatisinde eşik ve sınır tanımadığının işaretidir. Bu vahim bir olaydır. Çocuklara bölücülük aşılamaya çalışan CHP’nin PKK’yı belediyelere taşımasının hesabı mutlaka sorulmalı, burunlarından fitil fitil getirilmelidir" diye konuştu.

'KILIÇDAROĞLU HAYRETİ MAYRETİ BIRAKSIN'

Gündemde CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin eşgüdüm halinde taslağını hazırladıkları bir anayasa hazırlığının konuşulduğunu belirten Bahçeli, şöyle devam etti:

"Beklendiği üzere, İP yönetimi tedavüldeki iddiayı reddetmiştir. Kılıçdaroğlu hayretle izlediğini söylemiş, nihayet o da reddetmiştir. Peki, 13 Ocak 2018 ile 7 Mayıs 2018 tarihleri arasında hazırlanmış mezkur anayasa değişikliği çerçeve metni için kurulan veya kurdurulan masaya kimler oturdu? O oturmadı, bu oturmadı, şunun haberi olmadı ise sokağa bırakılan ihanet metnini kim yazdı, kim hazırladı, kimler müzakere etti? Türklüğü, Türk milletini, Atatürk’ü, Türkçeyi anayasadan çıkarma tekliflerini, vatandaşlık tanımının değiştirilmesini, federal yönetim hedefini, anadilde eğitim niyetini kim izah edecek? Bu melanetin açıklaması nasıl yapılacak? Kemal Kılıçdaroğlu hayreti mayreti bıraksın, haysiyetle itiraf etsin: 2 Haziran 2018’de, bir gazetede çıkan açıklamasında, 'Millet ittifakı olarak çalışma yaptık. Başında İbrahim Kaboğlu vardı. Aşağı yukarı bir mutabakat metni şu an elimizde' dedi mi, demedi mi? 21 Haziran 2018’de, bir televizyon kanalında; 'Dört partinin anayasa değişikliğinde ilkeler üzerinde anlaşma metin hazırlandı' dedi mi, demedi mi? Bu yalancılık karşısında asıl hayrete düşen milletimizdir. Bu yalan makinesi öyle çalışmıştır ki; ne fren tutmuş, ne dur durak bilmiştir. Zilletin dört temsilcisinin kurulduğu anayasa hazırlık masasını PKK kurmuş, yazım işinin yapılabilmesi için ihtiyaç olan kalem siparişi de FETÖ'ye verilmiştir. Kılıçdaroğlu’nun yalanı meslek haline getirmesi utanç verici bir rezalettir. İnsanlarımızın gözünün içine baka baka yalan söylemesi de millete, demokrasiye, maneviyatımıza bühtan ve hakarettir. Kılıçdaroğlu ders alır mı bilemem, ama tavsiyem şu sözün kulağına küpe olmasıdır: Yalanı yalancıyla, yanlışı cahille sakın tartışmayın, çünkü yalancıya gerçeği, cahile doğruyu anlatamazsınız. Bir yalan dört doğruyu götürür: Güven, iyilik, sadakat, huzur."

'SUSANLARI KORKAK SANMASINLAR'

Bahçeli, 'Ben Müslümanım' diyen bir vicdan sahibinin yalan söyleyemeyeceğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Fakat bu zilletin ruhuna yalan, talan, dolan yuva yapmıştır. Bir kez daha söylüyorum; Türklüğü anayasadan çıkaracak bir kokuşmuş henüz anasından doğmamıştır. Türkiye’yi bölünmeye götürecek bir anayasanın varlığı kâbus dolu bir hayaldir. Hodri meydan, her kim aksi yönde hain bir mücadelenin içinde olacaksa, önce bizim bedenlerimizi çiğnemek ve toprağa gömmek durumundadır. Anayasa’nın ilk üç maddesiyle, koruyucu zırhı olan dördüncü maddesi kırmızı çizgimizdir. Çizgisi olmayan, siyasetleri çizilmiş ve üzerine çarpı koyulmuş FETÖ ve PKK lobisinin ateşle oynadığını hatırlatmak bizim boynumuzun borcudur. Susanları korkak sanmasınlar. Sağduyulu olanları aptal yerine koymasınlar. Sabretmeyi bilenleri de çantada keklik görmesinler. Oyunlarının eninde sonunda bozulacağını çapsız ve çürük kafalarından asla çıkarmasınlar."

Google+ WhatsApp