DOLAR49,45
EURO55,62
BITCOIN4.010.975
13° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 138 okunma

Adıyaman'ın anayasası

Türkiye anayasa yapım sürecinden geçerken, birileri de tenhalara, köşelere gizlenip yaptırmama telaşında. Çünkü anayasa, zorbalar ve azgın azınlıklar için bir mezar taşı kitabesi olacak. Yeni anayasa ile eskisi arasındak

Türkiye anayasa yapım sürecinden geçerken, birileri de tenhalara, köşelere gizlenip yaptırmama telaşında.

 

Çünkü anayasa, zorbalar ve azgın azınlıklar için bir mezar taşı kitabesi olacak. Yeni anayasa ile eskisi arasındaki fark da burada ortaya çıkıyor. Anayasa geçmişte, haksız, hukuksuz, gayri meşrû iktidarı teminat altına almak için yapıldı. İmtiyazlar ve sorumsuz iktidarlar anayasa hükümleri ile teminat altına alındı. Dünyanın her yerinde anayasalar temel haklar belgesi iken bizde darbecilere itaati bir vazifeye dönüştürmek için kaleme alındı. Kafamız belki de bu yüzden karışık. Anayasa deyince, hep vatandaş olarak bizim hakkımızı ve özgürlüğümüzü silah sahipleri nezdinde sınırlamak için deveye hendek atlatan, kulağı tersinden gösteren formülleri ezberledik.

Anayasa bir toplum sözleşmesi. Devletin, iktidar ve güç sahiplerinin müdahil olamayacağı, topluma ait bir prensipler manzumesi. İnsanlar birlikte yaşamak ve ortak işleri kotarmak üzere bir yol ve yöntem tutturuyor. İnsan olmak ortak paydası etrafında birlikte yaşamak, çıkacak problemleri haklıya hakkını teslim ederek çözecek mekanizmalar ve kurumlar oluşturmak üzere bir anlaşmaya varıyor. Anayasa işte bu. Sadece bundan ibaret. Halk sadece kendilerine ait olan yönetme ve kural koyma yetkisine dayanarak ortak kuralları bir anayasaya dönüştürüyor.

Ulaşılamaz, anlaşılamaz kurallar ve kurumlar değil. Anayasanın bizim dışımızda, yukarılarda, çok çok üzerimizde bir kutsal metin değil, basit hayat prensiplerinin ortak formülleri olduğunu somut bir örnek olarak Adıyaman ile anlatmak mümkün.

Adıyaman beni çok etkileyen şehirlerin, daha doğrusu insanî kültürlerin başında geliyor. Adıyaman Güneydoğu'da ateş çemberinin ortasında bir huzur ve barış adası oluşturan derin bir kültüre sahip. Bu başarı toplumun benimsediği ve içselleştirerek yaşattığı geleneklerde saklı. Formül etkileyici ama basit: Karşılıklı saygı, hoşgörü ve uzlaşma kültürü. Sivil toplum, yaşayanları birkaç çember içinde kuşatıyor. Her fert birden fazla sivil inisiyatifin üst üste kesiştiği bir alanda var oluyor ve hayatını sürdürüyor. Kimse sahipsiz değil. Ve herkes diğerinden sorumlu.

Üç yıl önce Adıyaman'a gittiğim zaman, bu derin kültürün bir kısmına nüfuz edebilmiştim. Köşemde şunları yazmıştım: 'Adıyaman bir toplumsal-siyasal barış adası. Bu barış, toplumun derinlerine işlemiş, kültüründe elle dokunulur hale gelmiş bir alışkanlığı yansıtıyor. Ve bu barış, uyuşuk-edilgen insanların teslimiyeti değil, bedeli ödenmiş, değeri anlaşılmış ve emek vererek inşa edilmiş bir medeniyet göstergesi. 12 Eylül öncesinde Türkiye, sağ-sol kanatların karşılıklı vuruştuğu cinayetlere sahne olurken Adıyaman bu cinnet çemberinin dışında kalmış. Etnik terör bölgeyi hegemonyası altında tutarken, Adıyaman farklı bir yol izlemiş. Devlet, 12 Eylül döneminde Pirin Palas'ta Orta Afrika ülkelerindeki gibi masum insanları işkenceden geçirip ortadan kaldırırken, yine sesini çıkartmamış...

Adıyaman'ın inşa ettiği toplumsal barışın evrensel dildeki karşılığı "sivil toplum". Çok yüksek derecede bir toplumsal sorumluluk duygusu, sivil inisiyatiflerin toplumu birkaç kere en ücra köşesine kadar saracak toplumsal ağlar ortaya çıkartıyor. Toplum kendisine sahip çıkıyor. Kızmadan, öfkelenmeden, bir çıkar ve karşılık beklemeden sorumluluğunu ifa ediyor. Ekonomik ve sosyal birçok alanda büyüyerek, sonuçta önümüze bir facia olarak gelecek sorunlar daha doğmadan ortadan kalkıyor.'

Hafta sonu Adıyaman'a ASGİAD'ın davetlisi olarak tekrar gittim. Uzlaşma kültürünün yüksek bir politik bilincin üzerine inşa edildiğini tekrar gözleme fırsatı buldum. Anayasa konulu söyleşide Adıyamanlılara, 'Sizin benimsediğiniz ve uyguladığınız kuralların bir anayasada somutlaştığını ve fazladan bu kuralların daha sağlıklı ve düzenli uygulanabilmesi için bir hizmetkâr istihdam ettiğinizi hayal edin' dedim. Devlet dediğimiz ve sadece bize hizmet etmesi için yetki ve görev verdiğimiz bir kurum.

Anayasa yapım sürecini karanlık labirentlere sürükleyenlere karşı Adıyaman'ın zaten işleyen anayasasına eğilmeyi öneriyorum.

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.