ANKARA BUZ KESTİ!
Son yılların en soğuk kışını geçiriyoruz bu günlerde. Meteoroloji verilerine göre son 33 yılın en soğuk kışını yaşıyoruz. Her zaman olduğu gibi önce ayaz ve soğuklar başladı. Sonra kar yağışı başlayınca hava yumuşadı. As
Son yılların en soğuk kışını geçiriyoruz bu günlerde. Meteoroloji verilerine göre son 33 yılın en soğuk kışını yaşıyoruz. Her zaman olduğu gibi önce ayaz ve soğuklar başladı. Sonra kar yağışı başlayınca hava yumuşadı. Aslında geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi kar yağışından sonra da karların eriyip kalkmasını bekliyorduk. Ama öyle bir kar yağışı oldu ki Ankara’mız beyaz örtüye büründü. Sonrasında ise dondurucu soğuklarla birlikte hayatımız felç oldu.
Kalorifer petekleri ellerimiz dokunamayacak kadar sıcak, cayır cayır yanan kombilerimiz, sobalarımıza rağmen evlerimizi ve iş yerlerimizi ısıtmak mümkün olmuyor. Dışarıda çalışanlarımıza Allah kolaylık ve sabırlar versin. Özellikle de inşaat işlerinin tamamı durmuş vaziyette. Karakış sadece bizde değil Avrupa’da da aynı etkisini sürdürüyor. Donarak ölenlerin sayısı sürekli artıyor. Aç kalan hayvanlar köylere, kasabalara, şehirlere inmeye başladı. Hayvanseverler tarafından doğaya yiyecek bırakılıyor sürekli. Bu eko sistemi beraber paylaşıyorsak onlara da yardımcı olmalıyız. Dondurucu soğukların ardından havaların birkaç gün içinde yumuşayacağı haberi geldi. Bunu dört gözle bekler olduk.
Belediyelerimiz kışla, karla, buzlanmayla mücadele etmeye çalışıyorlar. Bu konuda gece gündüz seferber olmuş durumdalar. Ancak bu hizmetlerin ana caddeler dışındaki ara sokaklarda yeterli olduğunu söyleyebilmek maalesef pek mümkün değil. Ara sokaklar ve kaldırımlardaki karlat temizlenmediği için aşırı soğuklarla birlikte buz kesti. Arabalar bu sokaklardan çıkamadığı gibi, yayalar da buzda kayıp düşerek sakatlanmaktadırlar. Bu nedenle yerel yönetimlerimiz bu konuda hassas davranmalıdırlar.
Tüm bu kar kışın temelinde aslında küresel iklim değişikliği ve beraberindeki küresel ısınmanın olumsuz etkileri var. Bahar ve yaz aylarında da baskın şeklinde düzensiz ve yoğun yağışlar ve aşırı sıcaklar beklenilmektedir. Küresel ısınmayı tetikleyen fosil yakıtlar ve doğal dengeyi bozucu nitelikteki insan unsurlu faaliyetler iklim değişikliklerini olumsuz şekilde etkilemekte ve küresel ısınmaya neden olmaktadır. Bu nedenle doğaya, çevreye daha duyarlı bir şekilde hareket etmek zorunda kalan insanoğlu, doğayla barışık şekilde yaşamayı öğrenmelidir.
Bu arada geçen yazımızda övgüyle söz etmiş olduğumuz Türk Traktör A.Ş ile gelen bilgiyi de sizlerle paylaşmak istedim; Türkiye otomotiv sanayinin ilk üreticisi olarak 1954 yılında faaliyete geçen Türk Traktör, bugün Avrupa’nın en büyük üreticileri arasında yer almaktadır. Türk Traktör’ün 1955 yılında 815 adet olan üretim adedi, 2011 yılı 9 ay sonunda 30 bin 13 adede ulaşmış durumdadır. Türk Traktör, bugüne kadar toplam 90’ın üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştirmiştir. Koç Topluluğu ile dünyanın en büyük traktör üreticilerinden CNH'in ortak olduğu şirketin hisselerinin yüzde 24,9’u İMKB'de işlem görmektedir. Türk Traktör, New Holland TD ile Case IH JX modellerinin dünyadaki tek tasarım ve üretim merkezidir. Ankara'da bulunan Türk Traktör tesislerinde 2 binden fazla kişi çalışmaktadır. "Bugün ve gelecekte modern tarıma yön veren şirket olmak" ilkesiyle hareket eden Türk Traktör, ülkemizin tarım ekonomisinde verimliliğin en büyük destekçisi ve 57 yılı aşkın deneyimiyle 23 milyonluk kırsal nüfusumuzun refahını artıran gerçek bir dosttur.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
