BIST11.722
DOLAR49,45
EURO55,62
ALTIN6.633
BITCOIN4.054.869
14° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 627 okunma

Bayram…

Bugün Arife, yarın bayram. Öncelikle herkesin Kurban Bayramını en içten samimi duygularımla kutlamak isterim. Umarım ailenizle, sevdiklerinizle, dost ve akrabalarınızla huzurlu, mutlu bir bayram geçirirsiniz. Hani, bayra

Bugün Arife, yarın bayram. Öncelikle herkesin Kurban Bayramını en içten samimi duygularımla kutlamak isterim. Umarım ailenizle, sevdiklerinizle, dost ve akrabalarınızla huzurlu, mutlu bir bayram geçirirsiniz. Hani, bayramınız bayram olsun, diye bir tabir, bir dilek vardır ya, aynen öyle… Bu uzun tatilin hakkını verin derim ben size.

Malum, pek çoğumuzun akrabalarımızla ilişkileri limonidir. Kimi akrabaya giderken heyecanlanır, daha yoldayken içimiz muhabbetle dolar, gönlümüz genişler, sohbetini, yüzünü görmeyi canımız çeker, kimisiyle ise hiç görüşmek bile istemeyiz. Ya gitmeyiz ziyaretine, ya da, “evde olmasa” diye istemeye istemeye, zoraki uğrarız kapısına. Mecburiyetten başka bir kavram açıklamaz bu durumu. Kapısına varınca da, görevimizi ifa etmiş olduğumuzu düşünüp bir çırpıda kalkmak isteriz.

İlişkilerin bozuk olmasının değişik, anlaşılır ya da anlaşılmaz pek çok sebepleri olabilir. Yaşadığımız ve adına, “hayat” dediğimiz meşakkat, stres dolu yaşamda bu normaldir.

Biliyorum; şu kısa zamanda, bir çırpıda geçen ve adına ömür denilen anlaşılmaz içinde, bırakın uzak akrabasıyla görüşmeyi, kardeşiyle bile görüşmek, kapısını çalmayan insanlar var. Uzakta aramaya gerek yok, hemen yanı başımızda bir komşuda ya da iş çevresinde bu vakıaya rahatlıkla rastlayabilirsiniz. Düşünebiliyor musunuz; aynı anneden ve aynı babadan doğacaksınız, çocukluğunuz birlikte geçecek, sizi birbirinize bağlayan sayamayacak kadar ortak anılarınız, duygusallıklarınız olacak, bağların en güçlülerinden biri olan kan bağıyla bağlı olacaksınız, ancak ceviz kabuğunu bile doldurmayan bir nedenle küsüşecek, görüşmeyeceksiniz. Bu anlaşılabilir bir şey midir?

Çoğunlukla da mal-mülk davasının bir sonucudur bu küsüşmeler. Miras kavgaları, bana az düştü sana çok düştü bahaneleri, toplumumuzu adeta bir kangren gibi sarmaya devam ediyor. Bu konuya girmeyeceğim, ancak şunu ifade etmek isterim ki, insanoğlunun çoğunun gözünü mal-mülk doyurmuyor, olabildiğince fazlasını istiyor, hakkına razı olmuyor. Ülkeler arası savaşlar da bu yüzden, liderlerin kendi haklarına razı olmak istememelerinden çıkmıyor mu zaten.

Allah Kur’an’ı Kerim’de, ayeti kerimelerde dostların, arkadaşların arasındaki ilişkilerden çok akrabalar arası ilişkiye dikkat çekiyor ve bu ilişkilerin sürdürülmesi için kesin hükümler buyuruyor. Yüce yaratıcı indinde bile akrabalar arası ilişkiler oldukça önem arz ederken, biz kimiz ki bu ilişkileri kendi menfaatlerimiz yerine gelmedi diye zafiyete uğratıyoruz, yerine getirmiyoruz. Unutmayalım; aldığımız abdest, kıldığımız namaz, tuttuğumuz oruç ve yaptığımız hac ibadeti gibi akrabalar arası ilişkilerden de hesaba çekileceğiz.

Gelin bu bayram akrabalarımız arasındaki husumetlerimizi ortadan kaldıralım, mecburiyetten de olsa akrabaları ziyaret edelim. Yaşı küçük olsa bile öncelikle kapısını biz çalalım, olabildiğince güler yüzümüzü takınalım ve “merhaba, iyi bayramlar” diyelim. Hem böylece ilişkilerimizi Allah’ın arzu ettiği rayına oturtmuş, hem de O’nun sevabına nail olmuş oluruz.

Bayramınızı şimdiden, yeniden kutluyorum efendim…

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.