BIST11.722
DOLAR49,45
EURO55,62
ALTIN6.633
BITCOIN4.054.869
14° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 638 okunma

Bayram mı?

Hatırlarsınız, geçen sene Mısır’da Batı ve Amerika güdümlü kanlı bir askeri darbe yapılmıştı. Binlerce ihvan üyesi hapislere tıkılmış, yine binlercesi sokak eylemleriyle katledilmiş, bir o kadarı da yaralanmıştı. Bunları

Hatırlarsınız, geçen sene Mısır’da Batı ve Amerika güdümlü kanlı bir askeri darbe yapılmıştı. Binlerce ihvan üyesi hapislere tıkılmış, yine binlercesi sokak eylemleriyle katledilmiş, bir o kadarı da yaralanmıştı. Bunları medyadan izlemiş, elimizden bir şey gelmediği, kardeşlerimizin yanında olamadığımız, onlara yardım edemediğimiz için kahrolmuştuk. Batı ve ABD, darbeye darbe dememiş, tam tersi, Sisi’ye imkânlar tanıyarak darbeyi meşrulaştırma gayreti içine düşmüştü. Mısır’ın ateşi daha sönmedi, hala devam ediyor. 

Eylemlerle doluydu meydanlar. Gündüzleri STK’lar halkın da katılımıyla protestolar organize ediyor, geceleri de gözyaşları içinde teravih sonraları dualar yapıyorduk hep birlikte. “Neler yapabiliriz?”i konuşuyor, çareler arıyorduk.

Bu sene de Gazze çıktı ortaya. Görüyorsunuz, katil devlet İsrail tüm askeri teknolojisini kullanarak hunharca saldırıyor savunmasız, sivil Gazze halkına. Öyle bir abanmış ki köpek sürüsü, kalkmıyor Filistin üzerinden. Bizim izlemeye korktuğumuz görüntüleri, her gün birebir canlı yaşıyor Gazzeliler. Şu ana kadar yüzlerce şehit, binlerce yaralı var. Hastaneyi, yaşlı bakım evini, çocuk yuvasını, özürlü rehabilite merkezini, BM binasını, okulları, güvenli ilan edilen yapıları bile vuruyor gözü dönmüş köpek sürüsü. Hareket eden her şeyi gözünü kırpmadan aşağı indiriyor. Bir çocuk, kopmak üzere olduğu bacağının feryadı içinde gözyaşlarını akıtırken TRT kameramanına, “sizin orda da her gün hava taarruzu oluyor mu?” diye soruyor, kameraman kahroluyor, kafasını vuracak yer arıyor utancından. Kameraman utanıyor ama katledenler, katil İsrail’e destek verenler utanmıyor işte. Batı, ABD, Rusya ve Çin.  Yine sessiz, yine İsrail’i kınamıyor, yine Müslüman kanının akmasını destekliyor. Bazı utanmaz devletler ise İsrail’in tarafında olduğunu açıklayan beyanlarda bulunuyor.

İslam dünyası bir kez daha bayrama yaslı giriyor. Suriye’de dört yıldan beri nerdeyse mezhep kavgasına dönüşecek iç savaş hala devam ediyor. Anneler kocalarının gözleri önünde tecavüze uğruyor, çocuklar gözyaşlarına bile bakmadan katlediliyor, Müslümanlar gözlerini dahi kırpmadan birbirlerini kesiyor, ölen de “Allah!” diyor, öldüren de. Gözlerden su yerine kan damlıyor adeta. Suretlerde beliren acılar o kadar derin ki, bir daha çıkmamak üzere simalarına çizgi çizgi kazınıyor. Yermuk kampında bir ihtiyar, “İsrail Es’at’dan daha iyi, hiç değilse orada karnınız doyuyor, burada o da yok, günlerdir açız.” diyor. Gözlerindeki çaresizlik, kör bir insanın bile görebileceği cinsten. Nasır tutan yürekleri bile titretiyor. “Ah televizyonun içine bir girebilsem, şu ihtiyar amcaya evimdeki her bir nimetten ayrı ayrı tattırabilsem.” diyorum.

Bir çocuk kameralara, gözlerimizin içine baka baka, “Ölünce sizi Allah’a şikayet edeceğim.” diyor. Aman Allah’ım! Ne kahredici bir cümle. Yürek nasıl dayanır buna?  Kalplerimiz parçalanıyor. Oysa Batı ve ABD gözyaşlarını dindirmek için en ufak bir adım dahi atmıyor. Tam tersine, ortalığı daha çok kızıştırmak için elinden geleni ardına koymuyor. Sanki, vicdanlarındaki adalet duygularına kilit vurmuşlar. Ya da, ameliyatla vicdanları alınmış, içine taş konulmuş.

Irak’ta insanlar Saddam dönemini arar oldu. Baskı vardı, insan hakları, özgürlük yoktu, ama ekmek vardı, su vardı, aş vardı, şeref vardı, haysiyet vardı. İşte birilerinin överek göklere çıkarttığı Batı’nın ve Amerika’nın özgürlük anlayışı böyle bir şey.

Libya’da devrim sonrası iç savaş başladı. İnsanlar beğenmedikleri, isyan ettikleri Kaddafi’yi arar duruma geldiler şimdilerde. Batı ve ABD, kendi menfaatlerini güdecek bir iktidarı göreve getirmek, petrolü tek başına yemek için ellerinden gelen her şeyi yapıyor. Ne de olsa ölen de Müslüman, öldüren de. Maddeci Batı ve ABD için siyah petrol, kırmızı kandan daha değerli.

Ya, dünya medyasının gözleri önünde her gün şehit edilen, oruç tutmaları, namaz kılmaları yasak edilen ülke, Doğu Türkistan? Ona ne demeli? Çin güçlü olduğu için kimse ses çıkartamıyor; Doğu Türkistan’daki zulmü, işkenceyi, sebepsiz yere insan katletmeyi kabulleneli çok oldu. Çin işkencesi meşhurdur, acaba o zindanlardakilere hangi tür insanlık dışı uygulamalar yapılıyor şimdi? O zindanlardan ne feryatlar arş-ı ala’yı buluyor da semalar yankılanıyor. Yaşadıklarına, dünyaya geldiklerine, Doğu Türkistanlı olduklarına pişman ediliyor?

Çeçenistan. Kafkas kartalı Şeyh Şamil’in memleketi? Rusya’da oraya çöreklenmiş, adeta bir vampir gibi kanını emiyor, emdikçe semizleşiyor, semizleştikçe daha çok emiyor.

Çağdaş Cengiz Hanlar geziyor ortalıkta. O bizi Orta Asya’dan sürmüş, Anadolu’ya kadar kovalamıştı, Hıristiyanlar ve Yahudiler birleşmiş, biz Müslümanları dünya coğrafyasından silmek istiyor.

Myanmar, Somali, Musul, Kerkük, Telafer ve Afrika… Farkı ne diğer İslam beldelerinden.

Hıristiyan devletler birbirine kenetlenmişken, İslam dünyası paramparça. Grupçuluk, hizipçilik, mezhepçilik, cemaatçilik, siyasi particilik… Bizleri bölüp parça parça etmiş. Diğerinin acısına yabancı nesiller olmuşsuz. Peki, bu mu İslam? Bu mu kardeşlik? Peygamberimiz bunu mu miras bıraktı bize? Allah’ın Ku’an’da emrettiği din bu mu? Tabi olmak için din arayan sıradan biri, bu manzaraları görünce hiç İslam olur mu?

İşte böyle bir ortamda giriyoruz Ramazan Bayramı’na. Kutla kutlayabilirsen. Sevin sevinebilirsen. Aklından çıkartabilir misin dünya mazlumlarının hallerini. Zihnimizden silebilir miyiz gözyaşları içindeki çocukları, yaşlıları, kadınları, kızları, parçalanmış bedenleri? Nasıl kutlayacağız bayramı aklımızda o acı sahneler varken? Sevdiklerimize, dostlarımıza, akrabalarımıza nasıl iyi bayramlar diyeceğiz?

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.