DOLAR49,45
EURO55,62
BITCOIN4.033.463
14° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 685 okunma

Bilgisayar oyunları

Geçenlerde Yalvaç URAL bir program dolayısıyla Kayseri’ye geldiğinde ilginç bir mevzudan bahsetti. Köşesinde birkaç defa vurguladığı halde ilgililerin dikkatini çekmediğinden yakınan URAL, acilen bu konuya eğilmesi gerek

Geçenlerde Yalvaç URAL bir program dolayısıyla Kayseri’ye geldiğinde ilginç bir mevzudan bahsetti.  Köşesinde birkaç defa vurguladığı halde ilgililerin dikkatini çekmediğinden yakınan URAL, acilen bu konuya eğilmesi gerekliliğini vurguladı.

Konu, bilgisayar oyunları.

Oynayan çocuklar bileceklerdir, “Age of Empires III” isimli bir bilgisayar oyunu var. Türkçesi; Mr. Black Turgut Reis’e Karşı…

Oyunda siz St. John şövalyesi Mr. Black oluyorsunuz ve Türk denizcilik tarihinde usta, hata efsane bir kahraman olan Turgut Reise karşı savaşıyor, binlerce Türk askeri öldürüyorsunuz. Kendiniz de Türk olmanıza rağmen ırkınıza karşı kin ve nefretle doluyorsunuz. Oyunun gizli sloganı ise, “düşmanlarına erken saldır, durumunu sağlamlaştır!” Düşmanı öldürdüğünüz anda tüm oyunu kazanmış oluyorsunuz.
Bir başka oyun ise, “Assassin’s Creed: Revelations.” Türkçe adıyla, “Yeniçeri Katliamı.” Yılların katili, ya da suikastçısı Ezio’nun acımasızca öldürdüğü Yeniçerilerle dolu bir katliam oyunu bu. Diğeri gibi, “ne kadar çok Yeniçeri öldürürsen, oyunu o kadar erken kazanırsın” mantığı üzerine kurulu.

Diğer oyunları söylemeye gerek yok sanırım.
İnternette çocukların bu tür oyunlarla ilgili yorumları ise oldukça ilginç. Kimisi, gençlerin bu tür oyunları algılayamayacağını, oyunla gerçeği ayırt edemeyeceğini yazarken kimisi de, “biz zaten barbar bir milletiz,” diyor yorumunda.

Bir başkası ise, “gerçek yaşamda binlerce insan ölüyor, ne var bunda!” gibi bir yanıt veriyor.
Bilgisayar oyunları da aynen çocuk kitapları gibi yaş gruplarına göre sıralanıyorlar. Oyun kutularının üzerinde hangi yaş grubuna yönelik olduğu belirtiliyor. Ama şaşırtıcı olan şey şu ki, bu tür kanlı ve vahşet dolu oyunların 0-3 yaş grubundan başlatılıyor olması. Yani daha o küçücük yaşlarda kendi ırkının kötü, barbar ve düşman olduğu algısı işleniyor beynine.

Ne garip bir ülkede yaşıyoruz değil mi? Çocuklarımızın kafasına şimdiden kendimizi, kendi tarihimizi, neslimizi düşman olarak yerleştiriyoruz.

Yıllarca bu ülkede resmi tarihin yalanlar üzerine kurulu olduğundan dem vurduk, şikayet ettik, konuyla ilgili binlerce kitap yazıldı, makaleler kaleme alındı. Televizyonlarda yayınlanan ve toplumun tepkisini çeken bazı filmlerin bizleri temsil etmediğini, yalan yanlış bilgilerle dolu olduğunu söyledik aylarca. Başbakan bir ara gürledi ama nedense arkası gelmedi.

İlerde bu ülkenin birer bireyi olacak çocuklarımızın tarihle ilgili milli meselelerde sessiz kalacakları, tepki vermeyecekleri şimdiden belli. Bilinçaltlarına atalarının suçlu ve barbar oldukları duyguları yerleştiriyoruz daha şimdiden. Bilgisayar oyunu bile olsa kendi insanını düşman belleyen, hunharca öldüren bir nesilden gelecek adına ne umut bekleriz ki?

Bu oyunları takip eden, faydalılığını inceleyen, irdeleyen hiç kuruluş yok mu?

Tuhaf bir memlekette yaşıyoruz vesselam…

Tuhaf, ilginç, anlaşılmaz…
 

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.