Bilgisayar oyunları
Ebeveyn olarak hiç duydunuz mu bilmem, “Age of Empires III” isimli bir bilgisayar oyunu var. Türkçesi; Mr. Black Turgut Reis’e Karşı. Oyunda siz St. John şövalyesi Mr. Black oluyorsunuz. Denizcilik tarihimizde usta, hatt
Ebeveyn olarak hiç duydunuz mu bilmem, “Age of Empires III” isimli bir bilgisayar oyunu var. Türkçesi; Mr. Black Turgut Reis’e Karşı.
Oyunda siz St. John şövalyesi Mr. Black oluyorsunuz. Denizcilik tarihimizde usta, hatta efsane kahraman Turgut Reis’e karşı savaşıyor, binlerce askeri öldürüyorsunuz. İşin ilginç ve hatta korkunç yanı şu; kendi askerinizi katlediyorsunuz. Yani sizin anlayacağınız kendi ırkınıza karşı kin ve nefretle doluyor, o isimden nefret ediyorsunuz. Bilinç altınıza Turgut Reisle ilgili olumsuz imgeler kaydediliyor. Çocuklar okullarda tarih derslerinde bu isimle karşılaşınca ne hissederler dersiniz? En hafifinden onu sevmeyecek, benimsemeyecektir. “Bu katili bize neden anlatıyorlar?” diye soracaklar kendi kendilerine. Oyunun gizli sloganı, “düşmanlarına erken saldır, durumunu sağlamlaştır!” Düşmanı, yani Turgut Reis gibi bir kahramanı öldürdüğünüz anda tüm oyunu kazanmış oluyorsunuz.
Bir başka oyun ise, “Assassin’s Creed: Revelations.” Türkçesi, “Yeniçeri Katliamı.”
Yılların katili, ya da suikastçısı Ezio’nun acımasızca öldürdüğü Yeniçerilerle dolu bir katliam oyunu bu. Diğerleri gibi, “ne kadar çok Yeniçeri öldürürsen, oyunu o kadar erken kazanırsın” mantığı üzerine kurulu.
Bazen, Osmanlı düşmanı insanlarla karşılaşıyorum. Bana, “Osmanlı Türkler için ne yaptı? Yatırımlarını bile Balkanlara, Avrupa’ya yaptı. Anadolu çıplak.” diyorlar. Onlara, “Nerden bilsinler torunlarının pis bir mirasyedi çıkıp, koskoca imparatorluğu parçalayacaklarını. İlelebet aldık, artık buralar bizim topraklarımız oldu, geliştirelim diye düşünmüş, yol, su, han, hamam, okul, medrese gibi yatırım yapmışlar. Kötü mü? Adam olsaydınız da Avrupalı ile işbirliği yapıp, Osmanlı’yı parçalamasaydınız.” diyorum. Onların bu zehirli mantıkları da, çocukluklarından kalma bilinçaltı yanılmalarının bir yansımadı galiba.
Amerikalı bir şirket katil İsrail’in kanlı Gazze saldırısı daha devam ederken hemen bir oyun piyasaya sürdü. İsmi, Gazze’yi bombala.
Bu aynı zamanda İsrail’i kahraman, mazlum Filistinliyi öldürülmesi gereken birer canlı gören mantığın tezahüründen başka nedir? Böyle bir alçaklık ancak batılı, faşist, çıkarcı Amerikalının aklına gelir.
Oyunda siz İsrail pilotu oluyorsunuz, Gazze’nin üzerine uçaktan tonlarca bomba atıyorsunuz. Ne kadar çok Filistinli öldürürseniz, o kadar başarılı oluyor, puan topluyorsunuz.
Diğer oyunları söylemeye gerek yok sanırım.
İnternette çocukların bu tür oyunlarla ilgili yorumları ise oldukça ilginç. Kimisi, gençlerin bu tür oyunları algılayamayacağını, oyunla gerçeği ayırt edemeyeceğini yazarken kimisi de, “biz zaten barbar bir milletiz.” diyor yorumunda.
Bir başkası ise, “gerçek yaşamda binlerce insan ölüyor, ne var bunda!” gibi saçma bir yanıt veriyor.
Bilgisayar oyunları da aynen çocuk kitapları gibi yaş gruplarına göre sıralanıyorlar. Oyun kutularının üzerinde hangi yaş grubuna yönelik olduğu belirtiliyor. Ancak şaşırtıcı olan şey şu ki, bu tür kanlı ve vahşet dolu oyunların 0-3 yaş grubundan başlatılıyor olması. Yani daha o küçücük yaşlarda kendi milletinin kötü, barbar ve düşman olduğu algısı işleniyor küçücük beyinlere. Şiddet sevdiriliyor. Geleceğin katili daha şimdiden ısındırılıyor adam öldürmeye. Bilinçaltına, öldürmenin zevkli olduğu yerleştiriliyor. Hasta ruhlu bireyler çıkıyor yıllar sonra.
Ne garip bir ülkede yaşıyoruz değil mi? Çocuklarımızın bilinçaltına daha şimdiden kendimizi kötü, kendi tarihimizi, kendi neslimizi düşman olarak yerleştiriyoruz.
Yıllarca, bu ülkede resmi tarihin yalanlar üzerine kurulu olduğundan dem vurduk, şikayet ettik, konuyla ilgili binlerce kitap yazıldı, makaleler kaleme alındı. Televizyonlarda yayınlanan ve toplumun tepkisini çeken bazı filmlerin bizleri temsil etmediğini, yalan yanlış bilgilerle dolu olduğunu söyledik durduk.
İlerde bu ülkenin birer bireyi olacak çocuklarımızın tarihle ilgili milli meselelerde sessiz kalacakları, tepki vermeyecekleri şimdiden belli. Bilinçaltlarına atalarının suçlu ve barbar oldukları duyguları yerleştiriyoruz, daha ne olsun. Bilgisayar oyunu bile olsa kendi insanını düşman belleyen, hunharca öldüren bir nesilden gelecek adına ne umut bekleriz ki?
Bu oyunları takip eden, faydalılığını inceleyen, irdeleyen hiç kuruluş yok mu bu ülkede?
Bu başıboşluk niye?
Tuhaf bir memlekette yaşıyoruz vesselam…
Tuhaf, ilginç, anlaşılmaz…
([email protected])
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
