BİR İKLİMDİR RAMAZAN
Dağ aşılmadan ardındaki güzelliklere kavuşulamaz. Dağı aşmak için yorulmak,sabretmek,katlanmak gerek. ‘Açıl susam açıl’ diyerek,büyü yolu ile her istediğine ulaşmak,masallarda olan birşeydir. Bir özlemdir ama,insanı mutl
Dağ aşılmadan ardındaki güzelliklere kavuşulamaz.
Dağı aşmak için yorulmak,sabretmek,katlanmak gerek. ‘Açıl susam açıl’ diyerek,büyü yolu ile her istediğine ulaşmak,masallarda olan birşeydir. Bir özlemdir ama,insanı mutlu edip etmeyeceği hayli şüphelidir.
Mutluluğu yakalamak için illa ki dağı aşmayı yorulmayı göze almak gerek.
Oruç hali insana daha neler düşündürmez. Açlıktan rengi solan yoksulları hatırlama ve anlama gerçeğini bir kere daha söylemenin bir sakıncası olmasa gerek. Hele de günümüzde çokça kullanılan ‘empati’ sözünü daha anlamlı kılacak olan oruçluluk halini düşündükçe nice derinlikler yakalayabiliriz. Oruç bir derinliktir zaten. Sığlardan ötelere ulaşmaktır.
Ramazan ikliminin yansımaları oruçlu olmayanlarada ulaşır. Yağmur bir şehre yağıyorsa herkese hissettirir kendini. Ramazan bir çarşıya uğramışsa , oruç tutanıda tutmayanıda kendi havasına yakınlaştırır.
Oruç tiryakileri orucun başında yeni ramazanın yolunu beklerken, bir yandan da geçmiş ramazanları anar düşünürler. Degerli üstad Necip Fazıl’ın şu beyitinde olduğu gibi; ‘ Bu kaçıncı Ramazan, daha kaçtane kadı ?
Renk uçuk , nakış silik , ocak sönük … Ne kaldı?’
Ömrümüzün bir zenginliğinde yaşanan Ramazanlar’ın sayısından kaynaklandığını düşünenlere ne mutlu…
MEHMET GENÇSOY
02.08.2011
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
