DOLAR49,45
EURO55,62
BITCOIN4.072.357
5° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 682 okunma

BU MİLLETİN AYRANI KABARIRSA...

Bugün ki köşeme değerli edebiyatçı yazar Prof. Dr. İskender Pala’nın bir nüktesi ile başlamak istiyorum… Halk Gülmeye Başlayınca; Vaktiyle bir memleketin idarecileri, halkın dertlerini unutmuşlar. Bir taraftan enflasyon

Bugün ki köşeme değerli edebiyatçı yazar Prof. Dr. İskender Pala’nın bir nüktesi ile başlamak istiyorum…

Halk Gülmeye Başlayınca;

Vaktiyle bir memleketin idarecileri, halkın dertlerini unutmuşlar.

Bir taraftan enflasyon ve hayat pahalılığı artarken; diğer yandan halka özveri ve diğer gamlıktan bahsediyorlarmış.

Bu arada bütçe açık vermeye, hazine boşalmaya başlamış.

İdareciler bunu önlemek için mallara yeni zamlar yapmışlar, yeni yükümlülükler getirmişler.

Ülkenin hâkimi, adamlarını gönderip halkın tepkisini ölçmek istemiş.

Tabii gelen haberler fena: Efendimiz, halk çok şikâyetçi. Hepsi burnundan soluyor. Kızgınlıkları had safhada. Ertesi hafta yeni zamlar yapılmasını emretmiş hâkim. Sonra yine adamlarını gönderip halkın nabzını öğrenmek istemiş: Efendimiz, bu sefer halk, ha ayaklandı; ha ayaklanacak. Sarayınızın kapılarına dayanırlarsa şaşmayın. Hâkim yine sakin, bir hafta sonra yeniden zamlar yapılmasını istemiş. Bu seferki zamlardan sonra gelen habercilerin yüzleri gülüyormuş: Efendimiz, çok şükür tehlike geçti. Halk sokaklara dökülmüş; gülüyorlar, oynuyorlar. Kimsenin hiçbir şeyden şikâyet ettiği, hele zamları düşündüğü falan yok! Hâkim bu haberi duyar duymaz sarayın kapılarını sürgületmiş ve demiş ki: İşte bu sefer halkın sabrı zorlanmaya başlamış; zamlara son verin.

Türkiye nereye gidiyor ya da neler yapılmak isteniyor diye bir soru şekli var ortada aslında bu sorunun cevabı da o kadar açık ve net ki ama sadece görene görebilme çabasını gösterene…

Öyle ki;

Basın yayın organlarında çıkan haberler Türkiye’nin hassas meselesi terörü ve yüzlerce şehidimizin azmettiricisi, tetikçisi, bebek katili Öcalan’ı enine boyuna yanlı yansız dile getiriyor ve millette sadece dinliyor dinlemek ve okumakla yetiniyor.

Evet, yetiniyor diyorum çünkü en son referandum oylamasında bunu açık ve net olarak %58 evet ve %42 hayır oyları ile gördük bunun üzerine fazla söze gerek yok aslında varda yok artık olan oldu ve olmaya da devam ediyor planlar programlar bir saat mekanizması gibi tıkır tıkır işliyor.

Öyle ki; geçtiğimiz günlerde bir Tv programında Eski MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür, gelişmelerin Abdullah Öcalan'a af çıkartılmasına doğru gittiğini ileri sürdü.

Programda geçen konuşmalar ise şöyle;

Soru: Öcalan’ın af kapsamında olması, Türkiye tarafından kabullenilebilir mi?

Ben oraya varacağını düşünüyorum ve iş oraya doğru gidiyor.

Soru: Öcalan’ın örgüt üzerindeki hâkimiyeti nedir sizce?

Bence hala hâkim. Muhakkak dinlemeyen kişiler de olacaktır. Ama hala güçlü olduğunu düşünüyorum.

Soru: Terör biterse, Kürt sorunu da biter mi?

Ben Kürt sorununun suni yaratılmış bir sorun olduğunu düşünüyorum.

Türkiye’de, bu işin ustaları var ve başka sorunlar çıkartabilirler.

Azınlıklarla, halkımızın diğer renkleriyle ilgili olabilir bu.

Bir ara Aleviliği kaşıdılar.

Her zaman bunlar vardı ve öyle geldik öyle gidiyoruz.

Değişik bir manzara görmedik şimdiye kadar.

Soru: Çözüm için uzun bir süreç deniyor. Ne kadar uzun, biz görür müyüz bu işin bitiğini; riskleri de var mı, kamuoyu neye hazırlıklı olmalı?

Bir kere bir af çıkacaksa, aftan sonra bir şeyler yapanları hiçbir şekilde affetmemek lazım. Ağır cezalar verilmeli.

Bence iyi nasıl elenecek onu da düşünmek gerekir.

Kime ne dereceye kadar af gelecek.

Bir takım kişilerin ceza almaları gerekecek.

O ne kadar hafifletilecek.

Tüm bunlar iyi düşünülmeli.

Soru: Şu anki yöntem sağlıklı mı?

Çok açığa çıktı ve bu çok rahatsızlık veriyor...

Sözün özü şu;

2003 yılından beri Abdullah Öcalan'ın milletvekili olacağını söyleye geldim çeşitli ortam ve zeminlerde.

Kimileri açıktan kimileri bıyık altından tebessümlerle karşılamıştı ama gidiş ve destekçileri belli.

Adam DÜNYANIN EN GÜVENLİ KARARGÂHI’NDAN örgütünü yönetiyor.

24 saat doktor kontrolünde, diyetisyen gözetiminde besleniyor.

Yediği önünde yemediği arkasında kısacası gak dedi mi su gug dedi mi ekmek…

Hayatı boyunca bu kadar güvende hissetmiş midir kendini acaba?

Bekaa vadisinde olduğundan çok daha iyi şartlar altında rolünü oynuyor.

Bu hususta şehit aileleri derneklerine ve sivil toplum örgütlerine kısacası damarındaki o asil kanı hisseden bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına büyük iş düşüyor.

İri, diri, bir olmanın tam zamanı…

Daha ne deyim ki Allah sonumuzu hayretsin.

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.