BIST11.722
DOLAR49,45
EURO55,62
ALTIN6.633
BITCOIN4.054.869
14° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 440 okunma

Ciddiyet

Sabah erkenden kalktım. Gazeteleri okurken bir yandan da televizyonda Van’daki ikinci depremle ilgili haberleri ve yorumları dinliyorum. İnsanları ne kadar kolay öldürdüğümüz her konuşmada biraz daha anlaşılıyor. İkinci

Sabah erkenden kalktım.

Gazeteleri okurken bir yandan da televizyonda Van’daki ikinci depremle ilgili haberleri ve yorumları dinliyorum.

İnsanları ne kadar kolay öldürdüğümüz her konuşmada biraz daha anlaşılıyor.

İkinci depremde yıkılan o altı katlı otel için bir profesörler heyeti, “içinde oturulur” diye rapor vermiş.

O raporu neye dayanarak vermişler?

Görgü tanıkları merdivenlerde birinci depremden sonra çatlaklar oluştuğunu, asansörün çalışmadığını söylüyorlar.

Bir uzman, “Asansörün çalışmaması zaten ilk depremden sonra binada bir çarpılma olduğunu gösteriyor,” diyor.

Otel 1964’te yapılmış.

Belli ki ne o zaman, ne de daha sonra denetlenmiş.

Altı katlı, koskoca bir otelden söz ediyoruz, her gece insanların kalabalıklar halinde gelip kaldığı bir binadan.

Ölüm kapanına sokar gibi sokmuşlar insanları o binaya.

Ne belediye aldırmış, ne Van’daki devlet görevlileri, ne Ankara’daki yetkililer.

Yıkılan otelin görüntüleri var, çatısı yere yapışmış, bina kum gibi dağılıp yok olmuş.

Hem de 5.6’lık bir depremde.

Bir bakanın, ilk depremden sonra “Az hasarlı binalara girin” diye fetva verdiği anlatılıyor.


“Girin” demiş bakan, bakana inananlardan onu bugün artık yaşamıyor, bir bakana inanmanın bedeli bu yaşadığımız ülkede.

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.