Çıta Yükseliyor…
Biliyorum, aslında geç kalınmış bir yazı bu. Çok zaman önce kaleme alınmış olmalıydı, farkındayım. Ama bekledim. Bekledim ki, ortalık biraz sakinleşsin, durulsun, yazacak kalemler yazsınlar, söyleyecek ağızlar cümlelerin
Biliyorum, aslında geç kalınmış bir yazı bu. Çok zaman önce kaleme alınmış olmalıydı, farkındayım. Ama bekledim. Bekledim ki, ortalık biraz sakinleşsin, durulsun, yazacak kalemler yazsınlar, söyleyecek ağızlar cümlelerini sarf etsinler.
Eleştiri, yapılan iş kadar elzem, ortaya konulan icraatlar kadar da mecburiyettir bilene. Yol gösterir, ufuk açar, akla gelmeyeni getirir… İyi niyetle ortaya konulmuş düşüncelerdir. Her ortaya konulan icraatlar illaki içinde eksiklikleri, unutulanları da, akla gelmeyenleri de barındırır bünyesinde. Hiçbir icraat dört dörtlük değildir.
Bu yazıyı birileri farklı değerlendirebilir, yanlış yakıştırmalar yapabilir, hiç umurumda değil.
Büyükşehir Belediyesinin son yıllarda ortaya koyduğu sosyal ve kültürel faaliyetlerinden bahsediyorum. Farkında mısınız bilmem ama, çok değil, bundan beş sene öncesine kadarki şikayetlerimizin, taleplerimizin içeriği ile şimdikiler aynı değil. Hatta benzeşmiyor bile. Değişti, gelişti. İlerlemeye de devam ediyor. Etkinlikler için farklı illere seyahat ettiğimizde oradaki dostlarımız, bir kültür şehri, tarihe Makarr-ı Ulema(Alimler Şehri) olarak damgasını vurmuş Kayseri’den ses çıkmadığından, ticaretin kültürle desteklenmediği sürece içi boş kalacağından bahseder, İbni Sina’nın, bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göçer sözüne atıfta bulunarak Kayseri’yi yerden yere vururlar, hatta bizi de yetkililer nezdinde gerekli girişimlerde bulunmadığımız suçlamasıyla eleştirirler, biz de çaresizce savunmada kalır, sus pus olurduk.
Ne de olsa haklılardı, ne söylenebilirdi ki…
Ama artık verecek pek çok cevabımız var diye düşünüyorum. İlçe belediyeleri sınıfta kalmakla birlikte, Büyükşehir belediyesi son yıllarda bu konuda yaptıkları ataklarla bizi memnun etmeye başladı, arkası da geleceğe benziyor.
Yoğunburç’tan başlamak istiyorum. Burası biz yazarlar, şairler, kültür insanları için gerçekten çok güzel bir mekân oldu. Şahsım adına teşekkür etmek istiyor, büyük bir eksikliğin giderilmiş olduğunu düşünüyorum. Bu tarihi mekân biz yazarlar için bir buluşma merkezi, çalışmalarımızı birbirimize sunacağımız, karşılıklı fikir teatileri yapacağımız, çeşitli etkinlikler için kullanabileceğimiz nezih, güzel bir adres oldu.
Bu yetmedi, Büyükşehir Belediyesi Hunat Kültür Merkezini kazandırdı Kayserili kültür severlere. Tarihi mekânların günümüze kazandırılmış olması yadsınamayacak kadar önemli bir icraat bence. Kayseri bir Selçuklu şehri ve bu kentte birçok eser mevcut. Kimi zaman, etrafı yüksek binalarla çevrili olduğu için yanından geçiyorsunuz da fark edemiyorsunuz eserleri. Büyükşehrin elinde bir envanterinin olduğunu tahmin etmek zor değil. Gün geçirmeden bu mekânların etraflarının temizlenip ortaya çıkartılması bir elzem. Kendi şehriyle özdeşlemiş tarihi mekânları günümüze kazandırmak, adına inşa edilmiş tarihi şahsiyetlere, kendi kentine, kentinin insanlarına ve insanlığa büyük bir hizmet olduğu kadar, bunun bir vebal olduğunu da düşünüyorum. Günümüz insanları tarihleriyle birlikte yaşadıklarının farkına varması gerekiyor. O tarihi doku içinde oturup sohbet etmek, o havayı koklamak, içinize çekmek, tüm hücrelerinize sindirmek, dokuyu kendi dokunuzda hissetmek, yapılan kültürel faaliyetleri izlemek, o şehrin de tarihi bir kimliği olduğunu bilmek ne güzel.
Sırada, dünyanın il tıp fakültesi unvanını elinde tutan Gevher Nesibe Medresesi var. O da günümüze kazandırılacak. Çalışmalar devam ediyor, müjdeli haber bekliyoruz yetkililerden.
Bir başka güzellik; kalenin içindeki çalışmalar tüm Kayserililerin gözlerinin önünde ilerliyor, Ortaya konulacaklardan herkes haberdar. Önümüzdeki seneye hazır olacağa, kent sakinlerinin hizmetine sunulacağa benziyor.
Bir diğeri, Kayseri lisesinin ardında yapılan ve eski Kayseri mahallesini yeniden günümüzle buluşturacak yenileme çalışmasının sonuçlanmasını da heyecanla bekliyoruz.
Daha pek çok faaliyeti, köşemiz sınırlı olduğu için sıralayamıyoruz.
Bütün bunlar yetmediği gibi, Büyükşehir Belediyesi Sosyal ve Kültür Daire Başkanı Oktay DURUKAN’ın ortaya koyduğu ve Kayseri’yi tanıtan on bir eseri yayınlaması da kitaplara verilen önemi göstermesi açısından ayrı bir güzellik. Oktay Bey’in bir kültür insanı, edebiyatçı olarak işin başında olması aslında bizim için bir nimet diye düşünüyorum. Ulaşması kolay. Nazınızı geçirebildiğiniz, sizi dinleyen, vakit ayıran, projenize destek veren, çalışmayı seven bir bürokrat. Oktay Bey’den sonra bu dairenin sorumluluğunu üstlenecek kişinin işi oldukça zor olacağa benziyor. Zira hizmet çıtasını o kadar çok yükseltti ki, yeni gelecek kişinin bu sınırın altında kalması mümkün değil.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
