Firavunlar
Eski Jandarma Komutanı Teoman Koman’ın gözaltına alındığını okuduğumda iki olayı hatırladım. Birincisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin “davetini” reddetmesini ve Meclis’e hesap vermeye gitmemesini. Kimsenin de onu zorl
Eski Jandarma Komutanı Teoman Koman’ın gözaltına alındığını okuduğumda iki olayı hatırladım. Birincisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin “davetini” reddetmesini ve Meclis’e hesap vermeye gitmemesini.
Kimsenin de onu zorlamamasını.
İkincisi de bir gece televizyonda, yüzünde fevkalade yukardan bakan alaycı bir gülümsemeyle “JİTEM yoktur” deyişini.
Binlerce insanı sorgusuz sualsiz öldüren JİTEM’in varlığı belgelerle kanıtlandı.
Katillerin bir kısmı yakalandı.
Bir zamanlar Meclis’i küçümseyen, Meclis’e hesap vermeyi reddeden Teoman Koman da dün polis tarafından gözaltına alındı.
28 Şubat’ın “icracılarından” olduğu iddiasıyla gözaltına alınan Koman’la birlikte polis başka generalleri de yakaladı.
Generallerin hiçbir zaman hesap vermeyeceklerine inandıkları günleri hatırladım.
Zorbalıklarını.
Kürtleri sokaklarda her gün vurup öldürdükleri zamanları.
Dindarları, sırf dindarlıkları belli oluyor diye ezip acılar çektirdikleri günleri.
Aradan yıllar geçti.
Şimdi dindarlar iktidarda.
Kürtler ise hâlâ acı çekiyor.
O yara hâlâ kanıyor.
Devlet, Kürtleri sindirmek için her yolu denedi.
Türklerin hafızası o günleri belli ki hiç kaydetmemiş ama Kürtlerin hafızaları o günleri hiç unutmadı.
Kürtçe konuşmayı bile yasakladılar.
Yasaktı sokakta Kürtçe konuşmak.
Kürtçe şarkı söylemeyi yasakladılar.
Ahmet Kaya, “Kürtçe şarkı söyleyeceğim” sözünü hayatıyla ödedi.
Çocuklarına Kürtçe isim koymayı yasakladılar.
Kürtler, çocuklarına Türkçe isimler koymak zorunda kaldılar.
Her şeyi denediler, sadece Türklerle Kürtlerin eşit olacağı bir toplum kurmayı denemediler.
Bu ülkenin Müslüman dindarları, ezilmenin, horlanmanın, “ikinci sınıf” insan muamelesi görmenin, istedikleri hayatı yaşayamamanın, “eşit olmamanın” acısını biliyorlar.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
