“Fransız Mallarını Protesto Edelim” saçmalığı…
Bu yazıyı daha önce, gerilen İsrail ile ilişkilerimiz üzerine yazmış ve, “İsrail mallarını boykot edelim” çağrısı üzerine yayınlamıştım, beni takip edenler hatırlayacaklardır. Ülke olarak Fransa ile ilişkilerimizin her z
Bu yazıyı daha önce, gerilen İsrail ile ilişkilerimiz üzerine yazmış ve, “İsrail mallarını boykot edelim” çağrısı üzerine yayınlamıştım, beni takip edenler hatırlayacaklardır. Ülke olarak Fransa ile ilişkilerimizin her zamankinden daha çok gerilmesi ile birlikte, Fransız kökenli şirketlerin ürünlerine boykot da yine gündeme geldi…
Yıllardan beridir hep yapıla gelen, ya da yapılmaya çalışılan, ancak bir türlü sonuç alınamayan bir yöntem aslında bu…
Neden mi?
Bundan birkaç yıl önceydi. İsrail’in Gazze’ye yaptığı insanlık dışı vahşi bir saldırının hemen ardından Sivil Toplum Örgütleri olarak İsrail’e karşı bir protesto eylemi kararı almıştık. Yapılmasına karar verilen miting için tüm hazırlıklar tamamlanmış, buradan yirmi otobüsle Ankara’ya ulaşmıştık. Sadece buradan değil, tüm Türkiye’nin hemen her ilinden yüzlerce otobüs bu amaçla kaldırılmıştı. Ankara’da bir milyonun üzerinde insan kalabalığı bir araya gelerek, etkili bir miting yapmıştık. Pek çok sivil toplum kuruluşu da bu mitinge doğrudan ve ya dolaylı olarak destek vermişti. İsrailli ya da İsrail’i doğrudan destekleyen firmaların listeleri protestoculara el ilanlar olarak tek tek dağıtılmış, bu malları boykot etme, satın almama çağrısı yapılmıştı. Hatta o günlerde pek çok gazete, dergi, internet sitesi de gündemine bu konuyu almış ve; “ Yahudi ancak paranın gücünden anlar” mantığıyla, İsrail’e böyle baskı yapmanın daha etkili olacağı vurgulanmıştı…
Neyse…
Dönüşte acıkan karınlarımızı doyurmak için yol üzerindeki bir pastaneden epey bir miktar puaça, simit, kete ve açma almak için arkadaşları göndermiştik. Yanında da meyve suyu tabi. Malzemeler geldi, otobüstekilere dağıtıldı. Malzemeyi almaya gidenlerden birisi de, etkili bir derneğimizin etkili bir ismiydi. Hatta bu isim, eylemi organize edenlerin başında gelen en etkili simalardan birisi de diyebilirim. Burada dikkatimi çeken bir olay olmuştu. Alınan meyve sularının üzerine bakınca, malın, İsrail’i doğrudan destekleyen bir firma olduğunu görmüş, şaşırmıştım. Çünkü bilinen bir markaydı bu.
Şok olmuş, o etkili şahsa, daha otobüsler hareket etmeden bunu söyleyip, “değiştirelim” dediğimde , “hocam alındı bir kere, boş ver, sen içmene bak “demesin mi, işte o zaman bir kez daha şok olmuş ve adeta beynimden vurulmuşa dönmüştüm.
Kimseyi kandırmayalım, başkasından beklediğimiz bu yaptırımlara şahıs olarak bizler ne kadar katılıyoruz, onu düşünelim.
Amacım, Fransa’yı protesto etmeyelim değil, yanlış anlaşılmak istemiyorum…
Ama şunu da düşünmemiz ve görmemiz gerekmiyor mu?
Acaba bu tür eylemler ne kadar başarılı oluyor?
Ya da gerçekten başarılı oluyor mu?
Ben biliyorum ki bu olay üzerine vatandaş olarak Fransız firmaların mallarını almayacak/tüketmeyecek pek çok bilinçli insan var?
Ama bunlar kaç kişi?
Fransa’yı geri adım attıracak kadar etkili mi?
İnsanları bu tür eylemlere çağıran bizler, bu eylemlere acaba gerçekten katılıyor muyuz?
Yoksa Ankara’lara, İstanbullara gidip, bağırıp çağırıp, içimizdeki nefreti meydanlarda kusup, memlekete geri dönünce eski tas eski hamam haline mi döneceğiz?
Amacımız Fransız düşmanlığı üzerinden şov yapmak mı, yoksa sonuca gidici bir iş yapmak mı?
Meydanlara çıkıp vatandaşlara, “Fransız mallarının isimlerini sayar mısınız” diye sorsak, kaç kişiden doğru cevap alacağız acaba?
Yıllardan beri yapılan bu tür eylemlerle kaç kişinin beyninde bir bilinç oluşturabildik?
Marketlerden alış veriş yaparken gerçekten bilinçli davranıp, bu konuda seçici oluyor muyuz?
Yoksa komik duruma mı düşüyoruz?
Birileri, “uygulanmayacak bir eyleme yeniden başladılar” diye arkamızdan gülüyorlarsa, “Türkiye’nin gücü buymuş, Türk halkının duyarlılığı bu kadarmış” diyorsa, bu çabanın anlamı ne?
Ya da bu kadar çabayı daha başka ve daha etkili bir eyleme dönüştürmenin çaresi bulunamaz mı?
Bütün bunları düşünmemiz gerekmez mi?
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
