DOLAR49,45
EURO55,62
BITCOIN4.016.083
10° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 667 okunma

Geleneksel Erciyes Yazarlar Zirvesi…

Güzel şeyler oluyor Kayseri’de… Önceki senelere göre kültür sanat alanında bir canlılık yaşanıyor memlekette. Yazın habercisi olan ilkbaharın yaklaşmasıyla ruhlarda biriken güzelliklerin inkişaf etmesidir belki bu. Ve be

Güzel şeyler oluyor Kayseri’de…

Önceki senelere göre kültür sanat alanında bir canlılık yaşanıyor memlekette.

Yazın habercisi olan ilkbaharın yaklaşmasıyla ruhlarda biriken güzelliklerin inkişaf etmesidir belki bu.

Ve belki de, kışla birlikte soğuğa gömülen yüreklerimizin güneş ışınlarıyla yeniden hayat bulması, dirilmesidir.

Malum; ilkbahar her yaşta farklı mümbit desenler bırakır yüreklerde. Bedenlere yaşama sevinci, mutluluklar verir. Kalpler heyecanla çarparken, insanoğlu beynin o geniş koridorlarında zafer sarhoşu yolculuklar yapar. Yorulsa da koşar ha koşar biteviye...

Biz yazarlar için güzel eserler vermek adına birer fırsattır aynı zamanda ilkbahar. Ruhlarımızda kıştan biriken boğuculuğu, soğukluğu eserlerimizle atmak için imkânlar sunar her an. Heyecanla yazar ha yazarız. Yorulsak da içimizdeki yazma aşkı tükenmez. Hissettiklerimizi, heyecanlarımızı herkes bilsin, paylaşsın, mutlu olsun isteriz. Bahara henüz varken bile bu kadar heyecanlanmışken, kim bilir baharın kendisi ruhlarımızı ne kadar coşturuyor.

İşte bir muştulu haber size.

Hatırlarsınız; hani, Büyükşehir Belediyesi ile Yazarlar Birliği Kayseri şubesinin birlikte organize ettiği, “Erciyes Yazarlar Zirvesi” isimli, “Anadolu’da Edebiyat, Edebiyat’ta Anadolu” konulu bir panel düzenlenmişti. Otuza yakın yazarı Kayseri’de ağırlanmış, bu şehir ve onun güzel insanları ev sahipliği yapmıştı. Edebiyatı Anadolu’ya taşımış, Anadolu’da edebiyatı konuşmuş olmanın zevkine varmıştık. Türkiye genelinde örgütlü Yazarlar Birliği Şube Başkanları ile şair, hikayeci, romancı ve denemeci pek çok yazarın konuşmacı olarak katıldığı bir paneldi bu.

Ulusal olma özelliği taşımasının yanında, daha önce bir benzerinin yapılmamış olması da ayrı bir güzellikti Kayseri için.

Sıkı durun… Panel, “Anadolu’da Roman, Romanlarda Anadolu” başlığıyla bir kez daha organize edilecek. Yine Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şubesi’nin işbirliği ile gerçekleşecek ve böylece bu güzellik gelenekselleşmiş olacak.

Tarih, 21-23 Şubat.

Bu tür programların Anadolu’da yaşayan yazarlar için şöyle güzellikleri oluyor. Kendi ürettikleriyle diğer şehirlerde üretilenler arasındaki ortak noktaları ve farkları görebilme imkânı buluyorlar. İstanbul, Konya, Ankara, Bursa, Antep, Maraş, Urfa, Trabzon, Sakarya, İzmir… Ne üretiyor, ürettiklerindeki kalite nedir, dilin kullanımı, ulusal ve uluslararası olma niteliği, karşılaştıkları sorunlar ve çözüm yolları nelerdir gibi pek çok konu tartışılıyor. 

Hele panelin sonundaki soru cevap bölümü yok mu? Henüz yazım serüveninin başındaki genç arkadaşlarımıza yol gösterici oluyor. İçlerindeki yazma hevesini besliyor, heyecanlarına heyecanlar, ümitlerine ümitler katıyor.

Anadolu’da edebiyatı konuşmak önemli. Edebiyatı Anadolu’ya taşımak daha önemli. Payitaht’ı edebiyat alanında besleyen Anadolu değil mi zaten? Kaç yazar arkadaşımız Dersaadet’de yaşıyor ki? Pek çoğu Anadolu’da yaşamını sürdürüyor. Ama eserleri İstanbul’da çıktığı, oradan Anadolu’ya dağıtıldığı için Payitaht’ta hayatını sürdürdüğü sanılıyor. Yaşadığımız şehre, Anadolu’ya sahip çıkmak önemli. Biliyorum; sizler için de Anadolu önemli. Yaşadığımız, kök saldığımız coğrafyanın ürettikleri bizleri ilgilendiriyor, kaygılandırıyor. Biz düşünen insanlar kafa yoruyoruz, çıkış yolları arıyoruz. “Bu coğrafyanın kültür, sanat ve edebiyat anlamında geri kalmaması gerekir.” diye düşünüyoruz. Bu, elimizde olan bir şey. Gelecekte bir gün çocuklarımız, torunlarımız bizlerden hesap soracakları vakit, onlara göğsümüzü gere gere cevap verebilmeliyiz. “Bu topraklarda üretilenler için elimi taşın altına koydum, sorumluluk aldım.” diyebilmeliyiz.

Bu topraklara, bu toprağın insanlarına borcumuz var bizim. Âşık Veysel görmeyen gözleriyle nasıl ki Anadolu’ya, Anadolu kültürüne katkı sağlamışsa, Ahi Evran bilge kişiliği ile bu topraklarda nasıl ilmek ilmek esnaf teşkilatını örgütlediyse, Mevlana nasıl ki Anadolu’ya muhabbet yuvası haline getirdiyse, dünyaya sevgiyi gösterdiyse,  Seyyid Burhanettin, Hacı Bektaşi Veli, Hacı Bayram Veli gibi dünya çapında, evrensel ahlak anlayışına uygun örnek gönül erbapları yetiştirdiyse, Yunus Emre şiirleriyle nasıl çağlara hükmettiyse, Necip Fazıl, Mehmet Akif, Cemil Meriç ve daha nice isimler köklerine bağlı, yönü dünyaya açık değerler ürettilerse, bizler de yapabilir, yaşadığımız bu şehri, bu dünyayı güzelleştirebilir, Anadolu’yu dünyanın merkezi haline getirebiliriz..

Elimizden geleni yapmak vebal. Nefsi çekişmelere, ideolojik kamplaşmalara dalıp zaman kaybetmektense, mesafe almaya, yapılanı alkışlamaya bakmak doğru olan değil mi?

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.