Hayda...
Trajikomik sözü daha önceden bulunmuş olmasa herhalde Türkiye’de son zamanlarda yaşadıklarımıza bakarak insanlar bu sözü icat ederlerdi. Her şey kanlı bir şakaya döndü burada. Askerî bir keşif uçağı “Suriye karasuları” i
Trajikomik sözü daha önceden bulunmuş olmasa herhalde Türkiye’de son zamanlarda yaşadıklarımıza bakarak insanlar bu sözü icat ederlerdi.
Her şey kanlı bir şakaya döndü burada.
Askerî bir keşif uçağı “Suriye karasuları” içinde düştü.
Suriye sahilinden 8.5 mil açıkta sulara gömüldü.
Başbakan’la Dışişleri Bakanı hemen bir açıklama yaptılar:
“Suriye uçağımızı füzeyle uluslarası sularda düşürdü.”
Türkiye’nin yöneticileri bu açıklamayı yapınca dünyada bir sessizlik oldu, “müttefiklerimiz” bu tezi desteklemedi.
Rusya, “bizde uçağın nasıl düşürüldüğünün belgeleri var, isterseniz verelim” dedi, biz istemedik.
Suriye ise, “uçağı biz düşürdük ama kendi karasularımızda uçaksavarla vurduk” dedi.
Wall Street Journal, “uçağın Suriye karasuları içinde vurulduğunu” bir “Amerikalı yetkiliye” dayanarak yazdı.
Başbakan o gazeteyi “namert,” uçağın nasıl düşürüldüğünü soran gazetecileri de “satılmış kalemler” olarak etiketledi.
Dışişleri Bakanı, “füzeyle vuruldu diyorum bizim gazeteciler bana inanmıyorlar” diye yakındı.
Dün, bizim Genelkurmay Başkanlığı bir açıklama yaparak, “uçağın bulunan parçaları üzerinde” füzeyle vurulduğuna dair bir belirti olmadığını söyledi.
Genelkurmay açıklamasına göre, uçağın sadece füzeyle değil başka herhangi bir silahla “vurulduğunu” gösteren bir işaret de yoktu.
Ee, uçak nasıl düştü?
Başbakan’la Dışişleri Bakanı “uçağımızı Suriye füzeyle vurdu” diyor, Genelkurmay “bulgularımıza göre kimse uçağımızı vurmadı” diyor.
Suriye ise “biz vurduk, biz vurduk” diye bağırıyor, “biz kendi karasularımızda uçaksavarla vurduk”.
Suriye ayrıca, “uçaksavar mermilerinin izi olan parçaları da Türkiye’ye gösterdiğini” iddia ediyor.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
