Hayırlı olsun…
Bu yazım yayımlandığı tarihte büyük ihtimalle seçim bitmiş, tahminim o ki Ak Parti büyük bir başarı, olağan üstü bir zafer ilan etmiş olacak. Memlekete, millete, vatan sevdalılarına, ümmete, gözü, yüreği, ümidi burada ol
Bu yazım yayımlandığı tarihte büyük ihtimalle seçim bitmiş, tahminim o ki Ak Parti büyük bir başarı, olağan üstü bir zafer ilan etmiş olacak. Memlekete, millete, vatan sevdalılarına, ümmete, gözü, yüreği, ümidi burada olanlara hayırlı olsun. Sizler de şahit oldunuz; Türkiye’ye içte ve dışta o kadar çok tuzak kurulmuş ki, gözümüzle görmesek, kulağımızla duymasak inanmaz, yala söylüyorlar derdik. Hem de memleket sevdası, imani meselede hiç şüphe etmeyeceğimiz, dost bildiklerimiz, bizdendir dediklerimiz tarafından kurulan tuzaklardı bunlar. Şok olduk; düşüncelerimiz, duygularımız adeta dumura uğradı…
Umarım yeni dönemde vatana ihanete varan tuzakların hesabı bir bir sorulur.
Kaset savaşlarından sonra şu gerçek bir daha teyit edildi ki; güçlünün(ABD-AB, İsrail) yanında olan değil, halkın ve hakkın yanında olanlar kazanıyor. Yeter ki falsolamasın.
Unutulmamalı ki, seçim sonucu sadece ülkemizde heyecanla, ümitle beklenmedi. Kaset savaşlarının, bel altı vurmalarının, seçilmişlere kurulan tuzakların, ülkeye, değerlere saldırıların sonucunu sadece bizler merek etmedik. Türkiye dışındaki mazlum milletlerin de kulağı, gözü, ümidi burada, bizden gelecek müjdeli haberdeydi.
Türkiye, İstiklal Savaşında olduğu gibi bir kez daha, yine, yeniden dünyadaki ezilen, dışlanan, horlanan, sömürülen mutsuz çoğunluğun, ümmetin ümidi haline geldi. Bu sadece belediye seçimleri olduğu halde genel seçim havasına büründürüldü ve dünya halkları, bunu Tayyip Erdoğan’ın varlık yokluk savaşı olarak algıladı, dualar etti. Ülkede birileri gecenin bir vakti kalkıp başbakana beddua seansları düzenlerken, Kırım’da, Filistin’de, Suriye’de, Mısır’da, Myanmar’da, Somali’de, Mekke’de, Medine’de, Katar’da, Karabağ’da, Afrika’da ve daha nice coğrafyada, aynı saatlerde, gecelerini gözyaşları ile sulayarak dualar eden meçhuller vardı.
“Ey Allah’ım, ne olur uzun adama bir şey olmasın. Sen onu, ümmetin ümidini koru. Benim ömrümden al onun ömrüne ekle.” diye dualar ettiler ağlayarak.
Osmanlı coğrafyasındaki halklar yeniden bizi gözlüyor, medet umacak kişi olarak sadece Türkiye’yi, Tayyip Erdoğan’ı bekliyor. Zira biz çekildikten sonra kurulan sanal devletlerde, uydurulan sahte ülkelerde, icat edilen uluslarda kan, gözyaşı, şiddet, matem dinmedi. Hala Osmanlı adaletini arıyorlar.
Açıktan söylemese de Avrupa ve Amerika’nın korkularından biri de budur. Vakti zamanında Avrupa büyükelçileri Abdülhamit Han’ı ziyarete geldiklerinde gözlerini, duvarda asılı, İslam coğrafyasını gösteren haritadan alamazlarmış. Sultan elini haritaya götürerek, “Ümmet Zat-ı Şahaneden irade bekliyor, bir işaretimle ayağa kalkmaya hazırlar.” der, onları korkuturmuş. Düşünsenize, hegemonyanız altındaki halkların hepsi de aynı anda ayaklansa, ne olur? İşte bu yüzden Hıristiyan dünyasının tek derdi halifeliği kaldırtıp, bu gücü Osmanlının eklinden almaktı, başardılar da.
Konuyu dağıtmak istemiyorum, bir kez daha Türkiye İslam coğrafyasının ümidi oldu. Herkes bizi, bizden gelecek yardımı bekliyor. Bunu bazı gözler göremeyebilir, yürek taşıdıklarını sananlar anlamayabilir. Ama bu gerçek ülkemizin önünde duruyor ve bundan kaçmamız, ötelememiz mümkün değil.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
