Kemal Tekden…
Cumartesi günleri saat 16-18 saatleri arasında Erciyes Televizyonunda yayımlanan “Tanışalım&Konuşalım” isimli programımın geçen haftaki konuğu Kültür Eyvanı Derneği Başkanı Kemal TEKDEN’di. Kemal Bey bir tıp doktoru. Kay
Cumartesi günleri saat 16-18 saatleri arasında Erciyes Televizyonunda yayımlanan “Tanışalım&Konuşalım” isimli programımın geçen haftaki konuğu Kültür Eyvanı Derneği Başkanı Kemal TEKDEN’di. Kemal Bey bir tıp doktoru. Kayseri kamuyu onu daha çok Tekden hastanesinden, Tekden ilköğretim oklundan tanıyor. Kültüre ve kültürel faaliyetlere düşkünlüğünü ise ancak yakınları biliyor. Lakin bundan sonra daha çok Sivil Toplum Örgütlerindeki aktif faaliyetleri ile tanınacağı da kesin.
Bildiğimiz varlıklı, zengin kesimin klasik anlayışı şudur; ben işime bakar, para kazanırım, kültürle, sanatla, edebiyatla, genç kuşakların geleceğe hazırlanmasıyla ilgilenmem.
Şimdiye kadar bunu gördük. Avrupa’da ve Amerika’da zenginler için kültür, sanat ve edebiyatla uğraşmak bir prestij meselesidir. Kamuoyunda daha çok sahip olduğu şirketleri ile değil, kültür, sanat, edebiyat ve eğitime yönelik yapmış olduğu çalışmalarla tanınmak, ön planda olmak isterler. Baktığınız zaman Avrupalı ya da Amerikalı zenginlere, devasa vakıfları vardır ve eğitimi, kültürel faaliyetleri, sanatı büyük bütçelerle desteklerler. Araştırmalara paralar ayırırlar, öğrencilere burslar verirler. Kapitalist sistemin bir numaralı zenginleri bile paranın diğer tarafta işe yaramayacağını bildikleri için, kendilerinden sonrası dünyada da iz bırakmak, anılmak isterler.
Şu bir gerçek ki insanoğlu bu dünyaya sadece para kazanmak, rahat bir hayat sürmek, sadece kendisi için yaşamak için gelmedi. Asli görevi bu değil. Mensubu olduğu topluma, toplumun kaygılarına, sorunlarına, kültürüne, değerlerine karşı da karşı sorumlulukları var.
Osmanlı imparatorluğu döneminde varlıklıların zenginlik ölçüsü sahibi olduğu vakıflarla, o vakıflarda kaç kişiye hizmet ettiği ile, vakfın içeriğinin çeşitliliği ile ölçülürmüş. Ne kadar vakıf sahibiysen, kaç kişiye hizmet ediyorsan, Allah’ın yarattığı canlılardan hangileriyle ilgileniyorsan o kadar zenginsin, prestijlisin, karizmasın yani.
Ne kadar güzel bir sistem değil mi? En başta Sultanlar, hanedan üyeleri bu işlerle uğraşırlar, paşalara, sadrazamlara, vükelaya ve diğer devler görevlilerine, zenginlere, halka örnek olurlarmış.
Atalarımız yüzyıllar öncesinden bu sistemi kurmuş ve başarıyla uygulamış, bugün Avrupa’da ve Amerika’da uygulanan sistem de tam olmasa da yaklaşık bu şekilde. Kemal Tekden’de Osmanlı gibi düşünen Kayserili bir varlıklı. Hemşerimiz yani. “Beni bu konuma getiren milletime vefa borcum var, ödemeden son nefesimi vermek istemiyorum, dünyaya gözlerimi kapattıktan sonra da hayırla yâd edilmek en büyük arzum” diyor. Bir yandan yoğun bir şekilde kültür, sanat, eğitim ve hayır işleriyle uğraşırken, diğer yandan da davet edildiği meclislere gidiyor, farklı konularda konferanslar, seminerler veriyor, yaşam anılarından enstantaneler sunarak anlattıklarını canlı tutmaya çalışıyor. Ticaret neredeyse üçüncü önceliği haline gelmiş yani.
Pek çok Sivil Toplum Örgütlerinde(STK) aktif çalışan, yönetim kurulu üyeliği yapan bir gayretli. Ne diyelim, Allah gayretine gayret katsın inşallah…
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
