KENTSEL DÖNÜŞÜM
Ankara’mızın binalarına baktığımızda şehirleşme açısından geçmişi çok eskiye gidemiyor. Ankara’nın Cumhuriyetimizin başkenti olmasından sonra bir bozkır kasabası olan talihi değişti. Şehirler de insanlar gibi yaşlanırlar
Ankara’mızın binalarına baktığımızda şehirleşme açısından geçmişi çok eskiye gidemiyor. Ankara’nın Cumhuriyetimizin başkenti olmasından sonra bir bozkır kasabası olan talihi değişti.
Şehirler de insanlar gibi yaşlanırlar. Nasıl yaşlandığımızda sağlımıza daha çok dikkat etmemiz, koruyucu ve tedavi edici ilaçlar kullanmamız gerekir. Kısacası sürekli ve düzenli olarak bakıma ihtiyacımız olur.
İşte şehirler de yıllandıkça eskirler. Caddeleri, sokakları, binaları, çevre düzenlemesi, meydanları, parkları, eskimiş yüzleri ile tarih kokarlar. Bazen de küf ve rutubet! Gelişen yapı teknolojisi ile yapılan yeni binalar ile eskileri bir birbirleri ile sakil, çelişkili dururlar. Gerçi şunu da unutmamak gerek; öyle eski binalar vardır ki, yapı tarzı, estetik ve sanatsal görünüşü ile yeni ve gelişmiş yapı teknolojisi ile yapılan binalara tabiri caizse bin basarlar!
Ankara’mızın binalarına baktığımızda şehirleşme açısından geçmişi çok eskiye gidemiyor. Ankara’nın Cumhuriyetimizin başkenti olmasından sonra bir bozkır kasabası olan talihi değişti. Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarında yapılan binalarımıza ve özellikle kamu binalarımıza baktığımızda estetik ve sanatsal kaygıların ön planda tutulduğunu ve güzel binaların yapıldığını görürüz. Bu durum günümüze yaklaştıkça ve üstelik yapı teknolojilerinin de o tarihlere göre gelişmiş olmasına rağmen estetik kaygısı taşımayan, çirkin binalar yükseldi birbiri ardına. Bunu özellikle 1950’li yıllardan itibaren kırdan kente göç dalgası sardı. Bunun sonucu olarak da “gecekondu” dediğimiz yapı tarzı ile şehir çevrelerinde bir gecede yapılıp bitirilen ve gecekondu olarak tabir edilen semtler, gettolar oluşmaya başladı. İşte bu nokta da kentsel kültürde de yozlaşmalar ve çatışmalar baş gösterdi. Anonimleşme de dediğimiz “yabancılaşma” kendisini gösterdi. Kendi kültürüne ve birbirlerine yabancı bir toplum yapısı da oluşmaya başladı. Suç oranları da artış gösterdi.
Şimdi Ankara’da dönüşüm zamanı! Hem Büyükşehir Belediyesi hem de özellikle gecekondulaşmanın yoğun olduğu ilçe belediyelerimiz övgüye değer bir gayret içerisinde (bazı uygulamalar çağdaş kent mimarisine uygunluk açısından tartışılır olsa da) modern Ankara’yı oluşturmak çabası içerisinde kentsel dönüşüm projelerine hız vermişlerdir. Şimdiler de Ankara büyük bir değişim sürecini yaşıyor ve bu değişime tanıklık etmenin heyecanını yaşıyorum.
Burada özellikle Altındağ Belediye Başkanlığına ayrı bir yer açmak istiyorum. Yapmış olduğu övgüye layık kentsel dönüşüm projelerinin detaylarına bundan sonraki yazımda yer vereceğim. Çünkü tarihsel yapı kültürünün korunarak modern kent mimarisine geçişin en güzel örneklerinden birisini veren Altındağ Belediyesi ve Sayın Başkanı Veysel Tiryaki’nin çalışmaları övgüyü hak ediyor.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
