Kitap Fuarı…
Kültür dünyasını takip edenler bileceklerdir; 27 Nisan günü başlayan ve 1 Mayıs’ta biten kitap fuarı yapıldı bu şehirde. Hunat Hatun Medresesinde düzenlenen fuar, farklı pencerelerden bakılınca kendine has özellikler de
Kültür dünyasını takip edenler bileceklerdir; 27 Nisan günü başlayan ve 1 Mayıs’ta biten kitap fuarı yapıldı bu şehirde. Hunat Hatun Medresesinde düzenlenen fuar, farklı pencerelerden bakılınca kendine has özellikler de barındırdı bünyesinde.
Öncelikle, ulusal olma anlamında bu alanda bir ilki yaşadığımızı belirtmek isterim. Haksızlık yapmayalım, evet, daha öncede yapılmıştı kitap fuarları ama doğrusu bu çapta değildi; daha kısır ve daha yereldi. Nüfusu bir milyonu aşan ve tüm ülkeye, “Kayseri Modeli” olarak geçen ekonomik kalkınmamız, siyasetteki başarımız, ticaretteki atılımımız, ne yazık ki kültürel alanda sıkıntılı gibi görünüyor. Var olan ekonomik, siyasi ve ticari büyüme, kültür ve sanata yeteri kadar yansımış durumda değil. Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Oktay DURUKAN tarafından gerçekten ulusal düzeyde çok güzel ve anlamı pek çok faaliyetlere imza atılıyor, bizler de bunu müşahede ediyoruz. Tiyatrolar, konferanslar, konserler, değişik günlere has kültürel etkinlikler oldukça güzel ama gerçek şu ki; markalaşma yolundaki bu şehre yeterli değil. Hemen yanı başımızda, bizden nüfusça ve ekonomik manada daha küçük bir il olan Sivas belediyenin de desteği ile büyük fuarlara her yıl imza atılıyor. Pek çok ünlü yazar şehre geliyor, misafir oluyor, kenti tanıyor, o şehrin yazarlarıyla tanışıyor, kültürel alanda üretilenleri görüyor, memleketine dönüşte yaşadığı güzel hasletlerinden bahsediyor, kenti anlatıyor, doğal yolla o şehrin reklamını yapıyor. Artık şehirlerde kitap fuarlarına imza atmak o kentler için birer prestij ve reklam meselesi de olmuşken, Kayseri bu anlayıştan neden geri kalıyor? Yoksa yerel yetkililerin beklediği, bildiği bir şey var da biz mi bilmiyoruz.
Son iki gün Türkiye Yazarlar Birliği standında hem kitaplarımı imzalamak hem de Erciyes Televizyonu adına katılımcıların nabzını tutmak adına ben de fuardaydım. Pek çok kişiye mikrofon uzattım, görüşlerini aldım, fikirlerini dinledim. Halktan sivil insanlar da vardı, öğretmenleriyle birlikte gruplar halinde gelen öğrenciler, yerel ve ulusal yazarlar da vardı düşüncelerini sorduklarım arasında. Pek çok farklı fikir beyan edilmişse de ortak duygu ve istek, fuarın her yıl daha düzenli şekilde yeniden organize edilmesiydi. Kayseri’nin buna ihtiyacının olduğu dile getirildi pek çok ziyaretçi tarafından.
Her şeyden önce büyük bir emek var ortada. Bu emeğe saygı duymak adına fuarı organize eden İMKB İmam-Hatip Lisesi müdürü Mehmet Ayman ve Vektör Grup başkanı Mehmet Ulusoy’a teşekkür etmek sanırım vazifemiz olsa gerek. Kısırlı imkanlarla, sınırlı bütçeyle, yetersiz elemanla ancak bu kadarı yapılabilirdi, arkadaşlarımız da işin içinden ustalıkla çıkmayı başardılar. Bir dahaki sefere, eleştirileri, eksiklikleri de göz önüne alarak daha güzel fuarlara imza atacaklarına inanıyorum. Zira gayret, istek ve azim fazlasıyla var arkadaşlarda.
İğneyi başkasına batırdıktan sonra çuvaldızı da kendimize çevirmek, sanırım doğru olsa gerek. Bu manada, medrese içi küçük bir yer olmasına rağmen çoğu zaman boş kaldığını da müşahede etmek bizi üzdü. Bir yandan yetkililerden bu manada daha büyük fuarlar için destek beklerken, diğer yandan da kitaplara ilgi göstermemek, fuara katılmamak, gezmemek, elbette yanlış. Belediye başkanlarından hiç kimsenin fuara katılmaması da bizi yaralayan bir başka gerçekti. Şehrin öncüleri, yetkilileri bu işlere önderlik yapmazlarsa, halktan beklemek de sanırım safdillik olacaktır. Bu şehirde, aslında belediyelerin yapması gereken kültürel bir etkinliğe imza atılıyor, pek çok yayınevi Kayseri’de, ulusal yazarlardan bir çok gelen var, kalabalıklar kitap imzalatmak, alış veriş yapmak, gezmek için bu mekana akmış, ama maalesef yerel yetkililer yok. Bu anlaşılabilir bir şey değil doğrusu. Nüfusu bir milyonu geçmiş bir şehrin insanları, Hunat Hatun Medresesini dolduramadılar maalesef. Evet, değişik gerekçelere ileri sürülebilir. Reklam tam olarak yapılamadı, vatandaşlar duymadı, mekan yetersizdi gibi olumsuzluklar bir çırpıda sıralanabilir. Ama hiç biri, ne yazıktır ki bir milyona sahip bir şehir olarak o mekânı dolduramadığımız, ilgi göstermediğiz gerçeğini değiştirmez.
Hani yerel yetkililer bu saatten sonra Kayseri’yi bir kültür şehri yapacaktı? Hani bu şehirde alt yapı sorunu bitmişti ve sıra kültürel anlamda Kayseri’yi marka yapmaktı? Hani eğitim anlamında Kayseri oldukça güçlüydü? Hani bu şehirde dört tane üniversite vardı? Hani bu kent bir ulemalar şehriydi? Hani Seyyid Burhanettin Hazretleri bu memlekette yatıyordu.
Bu manzara yakışmadı bize, benden söylemesi.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
