|
Modern ve gelişmiş kentlerin en önemli unsuru “planlama” dır. Altyapısı ve üst yapısıyla bir bütün oluşturabilen, içinde yaşayan insanların rahat huzur ve sükununu düşünerek planlanan kent uygulamaları çağdaş kentleşme örneklerini oluşturur.
Çağdaş kentleşmenin bu önemli unsurlarının yanı sıra orada yaşayan kentlilerin katılımları ile oluşturulan plan uygulamalarının başarı şansı daima daha yüksektir. Çünkü demokratik katılım unsuru yapılacak yolun, parkın, alt yapı su, elektrik şebekelerinin, kavşakların, trafik işaretlemelerinin, ulaşım koordinasyonunun nasıl ve ne şekilde işleyeceğinin belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır.
Bu çerçevede Başkent Ankara’daki uygulamalara baktığımız da ise; yapılan altyapı ve üst yapı çalışmalarında demokratik katılım unsurunun tamamen göz ardı edildiği, alınan plan kararları ve uygulamalarının tek merkezden ve otoriter bir yapı içerisinde, yeterince tartışılmadan, ve değerlendirilmeden alındığını görmekteyiz. Bu durum uygulama aşamasında çok büyük aksaklıklara neden olmakta, plan ve projelerin yargı yoluna götürülmesine, işlerin ve hizmetlerin aksamasına ve nihayetinde de bir iptal kararı ile verilmek istenen hizmet bir “kaos”a dönüşebilmektedir.
Tüm bunları neden söylüyoruz? Akaya Kavşağı ve benzeri uygulamalarda gördüğümüz üzere son olarak da Kuğulu Kavşağı Projesi mahkeme kararına takıldı. 1/5000’lik ve 1/1000’lik planlamalara göre 2006 yılında yapımına başlanan ve bitirilen halen de kullanılmakta olan Kuğulu Kavşağı alt geçişlerine ilişkin planlar, Çankaya Belediyesi, Peyzaj Mimarları Odası ve Ankara Şehir Plancıları Odası’nın açmış oldukları dava sonucunda, Ankara 8.İdare Mahkemesi’nin kararı ile iptal edildi. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından alınan kararla da 23 Kasım itibarıyla kavşaklardaki alt geçitlerin kapatılacağı açıklandı.
Şimdi bu kapatma kararını uygulayan zihniyet acaba neden yürütmeyi durdurma kararlarını uygulamadı veya plan değişikliklerine gitmedi de 5 yıl süren dava sonunda bu iptal kararına maruz kaldı? Burada geç işleyen yargının da sorumluluğu var. Şimdi yapılan nasıl yıkılacak? Burada doğrudan doğruya cezalandırılan aslında Ankara’da yaşayan vatandaşlar yani bizleriz. Hangi birine yanalım? Ceplerimizden giden yüzlerce milyon liraya mı? inşaat aşamasındaki karda kışta, çamurda, yazın sıcakta tozda dumanda çektiğimiz çileye mi? Devletin heba olan parasına puluna mı? Kaybedilen değerlere mi? Hangi birine yanalım? Çağdaş kentleşme böyle olmayacağı gibi, sorumlu ve çağdaş yöneticilik de böyle yapılmaz. Mahkeme kararını uyguluyorum diye kolaycılığa kaçılıp, vatandaşla, mahkemeler, kurumlar, odalar karşı karşıya getirilmez.
Anılan kavşağı kapatmak yerine teze elden yapılan ve demokratik katılımla hazırlanacak yeni bir planın derhal uygulamaya konulması gerekmektedir. Sorumlu yöneticiliğin de gereği budur.
|