Marketlerin aldatmacılığı…
İsmi büyük marketlerden birinde gezinirken bir koli maden suyu almak istedim. Koli fiyatı 2,95 lira olan maden suyunu almak için uzandığımda tane fiyatının 40 kuruş yazdığını gördüm. Kontrol etmek için hemen 2,95’i altıy
İsmi büyük marketlerden birinde gezinirken bir koli maden suyu almak istedim. Koli fiyatı 2,95 lira olan maden suyunu almak için uzandığımda tane fiyatının 40 kuruş yazdığını gördüm. Kontrol etmek için hemen 2,95’i altıya böldüm, tane fiyatı 0,491 kuruş ediyordu. Önce şaşırdım, bölme işleminde yanlışlık yaptığım düşünerek işlemi bir kez daha yaptım. Baktım, sonuç değişmiyor. Yani koli almak daha pahalıya mal oluyor. Yanlışlık olduğunu düşünerek elime bir koli maden suyunu da alarak müşteri temsilcisine vardım. Durumu izah ettim ve, “toplu alınan maden suyunun daha ucuz olması gerekmiyor mu?” diye sorduğumda, “bizim satış politikamız böyle beyefendi, isterseniz tek tek de alabilirsiniz” demez mi, oldukça şaşırdım.
Aklıma hiç böyle bir cinlik gelmezdi doğrusu…
Şu sıcak yaz günlerinde en çok tüketilen içeceklerden birisi maden suyu. Çok tüketildiği için genelde de koli olarak alınır evlere, işyerlerine. Koli fiyatı daha uygun olduğu düşüncesiyle kimse de adet fiyatını hesaplamaz benim gibi. Uyanık bir pazarlama uzmanı insanların bu düşüncesinden yararlanmak için böyle bir yol icat etmiş olmalı.
Ama insanları kandırmaktan, güveni sarsmaktan, sadece kısa vadede kar elde etmekten başka ne işe yarar ki bu?
*****
Marketlerden alışveriş yapmadan önce alacaklarınız konusunda aklınızda bir bütçe ayarlayın, kasadan fatura çıktığında aklınızdaki bütçe ile size çıkartılan bütçe arasında uyum olup olmadığını kontrol edin. Ya da, hiç üşenmeden faturayı tek tek kontrol edin. Zira burada da bir takım kurnazlıklar yapıldığına şahit oldum. Dikkat edin, raf fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark oluyor genelde. Başıma geldiği için söylüyorum. Raf fiyatı düşükken kasa fiyatının daha yüksek olduğunu şahit oldum kaç kere. Müşteri temsilcisine durumu anlattığımda, “kusura bakmayın beyefendi, çalışanlar raf fiyatını değiştirmeyi unutmuşlar, sizinkini raf fiyatından alalım,” açıklaması ile karşılaşmaktan gına geldi artık.
Nedense hep müşteri aleyhine oluyor yaşananlar. Marketler hep dört ayak üzerine düşüyor, fark ederseniz ne ala, fark etmezseniz kazığı yiyorsunuz.
******
Pazarlama tekniği insanların zaafından yararlanmak, güveni suiistimal etmek, bilinçsiz tüketiciyi soymaya çalışmak, kısa vadede kar elde etmek amaçlı olmasa gerekir. Uzmanı değilim ama bir tüketici olarak pazarlama tekniğinin elinizdeki malı en uygun fiyata, en kaliteli şekilde müşterinin kullanımına sunarak uzun vadede bir güven oluşturmak olduğuna inanıyorum. Bir malın piyasa değerinin haricinde bir de marka değeri vardır. Marka değeri de güvenle oluşur. İnsanların güvenini kazanmak, o mala karşı iyi niyet hissettirmek, zamanla tüketicinin o malı sorgulamadan almasını sağlamaktır marka değeri. Bu tanım satılan bir mal için geçerli olduğu gibi, marketler için de geçerlidir.
Marka değeri oluşturmak konusunda ülke olarak biraz sıkıntılıyız gibi. Kısa vadede olmasa bile uzun vadede çok karlı bir yatırımdır malınızı, marketinizi, alış veriş merkezinizi, mağazanızı marka haline getirmek.
Bazı ülkelere bakıyorsunuz hacmi küçük ama değeri oldukça büyük, uluslar arası arenada sözü geçiyor. Neden derseniz o küçücük ülkede dünya çapında peç çok şirketleri var adamların, milyarlarca liralık katma değer sağlıyorlar ülkelerine, zenginler. Bu seviyeye de öyle kolay gelmediler, ürettiklerini marka haline getirdikleri için böyleler.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
