Mehmet Akif…
27 Aralık şiir, dava, mana, ilim, fikir, düşünce üstadımızın vefat yıldönümü. Her hafta okullarda iki defa okuduğumuz İstiklal Marşımıza rağmen ne yazık ki şairimizin yaşamından, hayat felsefesinden, mücadele anlayışında
27 Aralık şiir, dava, mana, ilim, fikir, düşünce üstadımızın vefat yıldönümü. Her hafta okullarda iki defa okuduğumuz İstiklal Marşımıza rağmen ne yazık ki şairimizin yaşamından, hayat felsefesinden, mücadele anlayışından, şairliğinden bihaber olduğumuzu düşünüyorum. Bunu söylerken ben de hisseme düşeni alıyorum, bilesiniz…
İlgili kuruluşların, STK’ların geçen bizi Akif’e doyuramadıklarını düşünüyorum. Keşke yanılıyor olsam. Yıl bitmek üzere, hafızanızı şöyle bir yoklayın. Allah aşkına en son ne zaman bir Akif etkinliği duydunuz
Eskiden hiç değilse İstiklal Marşını en güzel okuma yarışmaları yapılırdı. Gençler hem İstiklal Marşını en güzel şekilde okumaya çalışırlar, hem de Akif hakkında bilgi sahibi olurlardı. Şimdilerde gördüğüm kadarıyla o da yok. Oysa Akif bu millete sadece olanını değil, olmayanını da vermişti. Zamanından, cebinden, özünden, ömründen, gönlünden, aklından, fikriyatından, ilminden vermişti.
Saymakla bitmez rahmetlinin hizmetleri. Ne kelimeler kafi gelir, ne de cümleler yeter onu anlatmaya. Birinci dünya savaşı deyince o akla gelir, İstiklal Marşı deyince o akla gelir, Çanakkale deyince o akla gelir, Kurtuluş Savaşı deyince yine o akla gelir. Bütün gücüyle, bütün benliğiyle bu millet için savaşlara iştirak etti. Olmadı, savaş sonrası da milletin yeniden dirilişi için mücadele etti. Tüm bunlara rağmen biz onu unutuyor ve yaşamına, hayat felsefesine dair çok az şey biliyoruz…
Neden son yıllarda gençlerin örnek alacağı idolümüz çıkmıyor diye düşünüyorum bazen? Neden Necip Fazıllar yok artık? Neden Cemil Meriçler, Erol Güngörler, Cahit Zarifoğlular, Erdem Beyazıtlar, M. Akif İnanlar yok? Neden yetişmiyor?
Biliyorum, bunun için mantıklı pek çok sebebi şıp diye sayabiliriz. Ama bu, var olan acı gerçeği değiştirmiyor işte. Maddenin manaya üstün geldiği bir zamanı yaşıyoruz ne yazık ki şimdilerde. Madde, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar manaya üstünlük taslıyor. Paranın geçmediği, satın almadığı adam yok denecek kadar az. Zira bizler eğitim sistemimizle gençlerimize daha okul sıralarında paranın daha değerli olduğunu söylüyor, genç dimağlara işliyoruz. Onları daha çok para getiren mesleklere yönlendiriyor, farkında olmadan maddeyi ön plana çıkartıyoruz. Oysa bizim kültürümüz, mananın maddeye üstün geldiğinin ispatı olan bir kültürdür, tarihtir. Yukarıda saydığım ve sayamadığım pek çok şahsiyetin ortak özelliği de, maddeye karşı manayı üstün tutmaları, bunun savaşını da başarıyla vermiş olmaları değil mi? Bu kültür, bizim kültürümüzdür.
Sözü fazla uzatmaya gerek yok. Buradan herkese seslenmek istiyorum. Milletin değerlerine, inançlarımıza, şanlı tarihimize, milli şair ve yazarlarımıza, kanaat önderlerimize sahip çıkmak adına, bu günleri iyi değerlendirelim lütfen. Mehmet Akif gibi bu millete emeği geçmiş tüm şair, yazar, düşünür, fikir adamı ile ilgili programlara aktif olarak ve topyekûn katılmaya çalışalım. Bu güzel günlerden ve kutlamalardan haberi olmayan dostlarımızı, arkadaşlarımızı uyaralım. Ailelerimizi, özellikle çocuklarımızı yanımıza alıp konuyla ilgili yapılacak tüm programlara, organizasyonlara katılalım. Çocuklarımızın, Mehmet Akif gibi bu millete mal olmuş diğer yazarlarında en az bir kitabını okumasını, yaşam hikâyesini, mücadeleci kimliğini, kişiliğini tanımasını sağlayalım. Unutmayalım, bu bir vebaldir...
Not: Cumartesi akşamı saat 18.30’da Milli Türk Talebe Birliği ile Mazlumder’in birlikte düzenlediği Metin Önal Mengüşoğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı konferans için ilgili herkese şahsım adına teşekkür ediyorum. Uzun zamandan beri böylesine doyurucu bir konuşma dinlemediğimi belirtmek isterim.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
