DOLAR49,45
EURO55,62
BITCOIN4.093.343
5° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 654 okunma

Okur ve Yazar Okulu…

Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şubesi, Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile birlikte dün(pazar) saat 10.30’da Hunat Hatun Kültür Merkezinde yeni bir projeyi hayata geçirdi. Yeni dediğime bakmayın siz, aslında uzun zamanda

Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şubesi, Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile birlikte dün(pazar) saat 10.30’da Hunat Hatun Kültür Merkezinde yeni bir projeyi hayata geçirdi.

Yeni dediğime bakmayın siz, aslında uzun zamandan beri Türkiye’nin pek çok şehrinde faaliyette olan bir proje bu. Bildiğim kadarıyla genel merkez dahil İstanbul, Bursa, Konya ve Gaziantep gibi birçok ilde Türkiye Yazarlar Birliği şubeleri tarafından uygulanıyor ve pek çok yazar adayı tarafından da ilgiyle takip ediliyor. Kayseri’de de bu üçüncü dönemi ve bu defa Büyükşehir Belediyesi de işin içinde. Bu mutluluk verici. Bir güzellik daha; ders verecek hocaların kitapları ücretsiz olarak katılımcılara dağıtılacaktır.

 

Proje, yazının başlığından da anlaşılacağı üzere, “Okur ve Yazar Okulu.” Yaklaşık birkaç ay önce başlayan alt yapı çalışmasıyla birlikte, sizin bu yazıyı okuduğunu saatlerde başlamış ve Erciyes Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Eski Türk Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atabey KILIÇ tarafından ilk ders verilmiş olacak.

Başvuruların çoğu edebiyat öğretmenleri ile lise ve üniversite talebelerinden geliyor. Bu bence oldukça sevindirici…

Özellikle gençlerden gelmesi çok hoş. Zira yıllardan beridir hep söylene gelir hani, Türkiye’de okuma yazma oranı düşük diye. Güya istatistikler bunu söylüyormuş. Nedense bu istatistikler Türkiye’de hiç değişmiyor. Ülkede okuma yazma oranı hızla artıyor, eğitim seviyesi yükseliyor, yeni çıkan kitaplar pek çok okuyucuyla buluşuyor, yazarlar bu işi ek iş olarak yapmaktan çıkıyor, meslek haline geliyor, ama ne hikmetse istatistikler hiç değişmiyor.

 

 “Okur Yazar Okulu”na yapılan başvuruların gençlerden yana daha çok olması istatistikleri yalanlıyor, bu iddianın tersini gösteriyor. Bu projeye sadece Kayseri’de değil, yukarıda ismini zikrettiğim şehirlerde bile talep daha çok gençlerden geliyor. O, Türkiye’deki okuma yazma oranını gösterdiği iddia edilen istatistik oldukça eski olsa gerek. Bence onu yırtıp çöpe atmanın zamanı gelmiş de geçiyor bile.

 

Türkiye eski Türkiye değil artık, bunu kabul etmek gerekir.  Doğrudur, eskilerden insanlar parklarda ellerinde tespih sallayarak boş oturur, ha bire çevrelerine bakınır, zaman harcarlardı. Ya da, bir yolculuk esnasında gazete, dergi ya da kitap okumaz, genelde camdan dışarıyı seyretmeyi ya da uyumayı tercih ederlerdi.

Ama şimdilerde öyle değil. Pek çok insan artık günlük bir gazeteye ya abone, ya da bayiden satın alıyor. Dergiler her zamankinden daha çok satıyor ve tiraj rekorları kırıyor. Yeni çıkan kitaplar artık yüz binlerce basılıyor. Pek çok yeni yayınevi kuruldu ve her ay düzinelerce kitap okuyucusuyla buluşmak üzere raflardaki yerini alıyor. Talep olmasa bu kadar kitap basılır mı?

 

Artık sadece İstanbul’da değil, Anadolu’da da yeni yazarlar boy gösteriyor, yeşeriyor. Konya gibi şehirler yayıncılık hayatında, “ben de varım” demeye başlayalı çok oldu. Bunlar güzel haberler. Konya menşeli bir yayınevinin çıkarttığı, Anadolu’da yaşayan bir yazarın kitabı geçen sene rekor üzerine rekor kırdı mesela.

 

Biz de geleceğe hem okur hem de yazar hazırlamak zorundayız. Bu her şeyden önce bir vebaldir. Kayseri’nin bu şehirlerden ne eksiği var…

Yapılması gereken tek şey yazmak ve okumak konusunda aç ve yetenekli olanları bulup eğitmek ve yazmak konusunda cesaretlendirmektir. Gerisi kendiliğinden gelecektir.

Karanlığa küfretmek yerine bir mumda biz yakalım ilkesinden hareketle, ilerde bu konuda şikâyetçi olmamak adına, elimizi taşın altına koymalıyız.

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.