DOLAR49,45
EURO55,62
BITCOIN4.010.975
13° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 465 okunma

Ölümün hayırlı yanı…

Çok sevdiğim, hayat dolu bir arkadaşım annesini kaybetmişti. Onu, annesini mezara koyarken seyretmiştim uzaktan. Duyguları bir bir ortaya çıkmış, ruh halinin haritası ince çizgiler halinde suretine yansımış, donuksu bakı

Çok sevdiğim, hayat dolu bir arkadaşım annesini kaybetmişti. Onu, annesini mezara koyarken seyretmiştim uzaktan. Duyguları bir bir ortaya çıkmış, ruh halinin haritası ince çizgiler halinde suretine yansımış, donuksu bakışları yaşadıklarını/hissettiklerini ele veriyordu tek tek.

Hissiyatı, hissiyatım olmuştu bir anda. Düşünüyorum da, aslında en yalın, en sade, en duru, en yalansız halimiz, bir sevdiğimizi mezara koyarkenki vaziyetimiz olsa gerek. Öyle bir duruşu, bakışı vardı ki arkadaşımın, bunu hissettim içimde.  Çoğu zaman ensemizde her daim canımızı almak için bekleyen ecele aldırmayız da, böyle, sevdiğimiz biri vefat edip de mezara koyduğumuz vakit, hayat denen frene bir anda basarız. “Ne oluyor?” deriz kendi kendimize, “ne oluyor, nereye gidiyoruz böyle?”

Ölümü sorgulamaya başlarız. Yaşadıklarımız, acılarımız, mutluluklarımız, yanlışlarımız bir bir gözümüzün önüne gelir, korkarız ölüm denen gerçek karşısında. Yeminler ederiz içimizden, bir daha yanlışlarımızı tekrarlamayacağız diye.

Oysaki yaşadıklarımızı, yanlışlarımızı sorgulamayı, sadece ölümün o soğuk yüzüyle karşı karşıya geldiğimizde değil, hayat henüz devam ederken yaşamımızı kısa bir an durdurup sormamız gerekmez mi?  Emri hak olduğunda ölüm karşısında bir hiç olduğumuzun farkına varıyor, aslında yaşamın boş bir uğraş olduğunu anlıyoruz bir anda. Yaptığımız, ettiğimiz her şeyin koca bir hiç olduğunu görüyoruz. Taşıdığımız tüm unvanlar, sıfatlar, makamlar hiç bir işe yaramıyor ölüm karşısında. Unvansız, makamsız, parasız, pulsuz gidiyoruz öte yana. Tek servetimiz amelimiz.

Eğer varsa ölümün eşitlikçi bir yanı, bizi, hepimizi, bir süreliğine de olsa sıfatlarımızdan uzaklaştırması, sade bir insan olarak karşılaması, tüm unvanları bir kenara koyarak hepimizi yan yana getirmesi değil midir..? Ne paşalığımızı bilir ölüm, ne zenginliğimizi, ne geleceğe dair planlarımızdan haberi vardır, ne de çektiğimiz aşk acılarından, sancılarımızdan.                                                                                                       Hepsi de boş ölüm karşısında, boş ve hiç. Hepimizi, sevdiklerimizi de sevmediklerimizi de gözyaşlarımızda, taziye ziyaretlerinde bir araya getirmesi değil midir ölümün en hayırlı yanı?  Nihayette kimseyi ayırt etmeden herkesin başına gelmesi, herkese kendini tattırması değil midir ölümün güzel yanı? Kimini erken, kimini geç, kimine sıralı, kimine sırasız gelse de, kendi içinde bilmediğimiz bir sıra örgüsü olsa da ölümün, nihayetinde herkese “merhaba, hoş geldin” demesini biliyor ölüm. Sırayı sektirmiyor.

* * *

Küskünleri barıştırması, zoraki de olsa birbirlerinin yüzüne gülümsetmesi, ölümün en barışçıl yanı değil midir mesela? Geçici de olsa barış/dostluk havasının ancak ölüm sayesinde insanların aklına gelmesi garip değil mi? Garip ve bir o kadar da tuhaf…

O gün arkadaşımın ruh halinde, ölümün yürekleri yumuşattığını; kanlı bıçaklı hasımlar da olsalar emri hak haberleri karşısında insanların başlarını eğip uslu birer çocuk gibi taziye kuyruğuna girdiklerini gördüm. Aslında, vefat haberleri yapıyor hayatın güzelliklerinin insanlara yapamadıklarını. Emri hak, vicdanları eşeleyip yumuşatıyor, kindarlıkları müzeye kaldırıyor, bir süreliğine de olsa düşmanlar arasında bile ateşkes sağlıyor.
* * *
Yaşanılan bir acının, pek çok küslüğü pek ala bitirebildiğini gördüm o gün mezarlıkta. Unuttuğumuz, yolda görsek tanıyamayacağınız birçok eski dostumuzla yollarımızın yeniden birleşebildiğine, kesişebildiğine, fikriyatımı paylaşmayan pek çok kişinin hissiyatımı paylaşabildiğini gördüm. Ölümle gelen barış, ne tuhaf değil mi? Soğuk kavramın sıcak yüzü yani. Düşman iki kavramın sımsıkı dostluğu…

***

Varsa ölümün bir başka hayırlı yanı da, empatiyi artırmasıdır diye düşünüyorum...  Başkalarının acılarını kendi acılarımız bilmek ve hüzünleri paylaşmak. Hayatın anlamının, hiçliğinin farkına varmak…
 

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.