DOLAR49,45
EURO55,62
BITCOIN4.016.083
10° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 463 okunma

Savaş ve barış

Tam gazetenin birinci sayfasını çatmıştık ki flaşlar yanıp sönmeye başladı ekranlarda. “On üç asker şehit, yedi yaralı.” Alelacele sayfayı yeniden düzenledik. Bir yandan da bu saldırının amacını anlamaya çalıştık. Amaç n

Tam gazetenin birinci sayfasını çatmıştık ki flaşlar yanıp sönmeye başladı ekranlarda.


“On üç asker şehit, yedi yaralı.”

Alelacele sayfayı yeniden düzenledik.

Bir yandan da bu saldırının amacını anlamaya çalıştık.

Amaç neydi?

Böylesine büyük bir acı ve öfke yaratan cinayet niye işlenmişti?

Askerlere pusu kurarken PKK nasıl bir tepkinin oluşacağını biliyordu, neden böyle bir tepki yaratmak istiyordu?

Niye “barışı” konuşulamaz hale getiriyordu?

Bu cinayet, Öcalan’ın İmralı’daki müzakerelerde “bir barış konseyi kurulması” için anlaşmaya varıldığını açıklamasının hemen ardından geldi.

Öcalan bu açıklamayı yaparken, “15 Temmuz tarihinin” de önemini yitirdiğini, bu tarihte çatışmaların başlamasının gereksiz olduğunu söylüyordu.

Öcalan’la devletin “resmî müzakerelerinde” barış ve çözüm umudu kuvvetlenmişti.

PKK’nın saldırısının ilk kurbanı askerler, ikinci kurbanı da Öcalan oldu.

Çok açık ve bilinçli bir şekilde kendi “önderini” devre dışı bıraktı PKK.

Bundan sonra Öcalan’la müzakereler nasıl sürecek?

Öcalan, “Biz Öcalan’ın yaptığı anlaşmaları dinlemiyoruz” diyen PKK’yı nasıl temsil edecek?

Öcalan’la görüşenler, onunla yaptıkları anlaşmaların yürüyeceğine nasıl güvenecek?

Yıllar boyunca, “Önderimizle resmî müzakereler yapın, onu muhatap alın” diyen PKK, bu talebi gerçekleştiği sırada kendi talebinden vazgeçti.
 

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.