Seçim sonuçlarını değerlendirme
Ak Parti lideri Erdoğan, seçim tatilinden sonraki ilk konuşmasında, “Açık söylüyorum; bugün biz, Ak Parti olarak, neden yüzde 50 oy aldığımızdan daha ziyade, diğer yüzde 50’nin bize niye oy vermediğini istişare ediyoruz”
Ak Parti lideri Erdoğan, seçim tatilinden sonraki ilk konuşmasında, “Açık söylüyorum; bugün biz, Ak Parti olarak, neden yüzde 50 oy aldığımızdan daha ziyade, diğer yüzde 50’nin bize niye oy vermediğini istişare ediyoruz” dedi.
Sayın Erdoğan’ın Ak Parti’ye oy vermeyenlerin özelliklerini anlamaya çalıştıklarını söylemesi, diğer partilere de örnek olmalı. CHP de seçimden hemen sonra “Niçin yüzde 30’a çıkamadığını” sorgulamaya başlamıştı. Bir yüzdeye ulaşamamanın nedenini araştırmak yerine, oy vermeyen kesimin kimliğini ya da hangi kesimden olduklarını öğrenmeye çalışmak daha sonuç alıcıdır.
Erdoğan, ‘bilimsel araştırma’ yaptıklarını duyurdu ve ekledi: “Biz yüzde 100’ün mutluluğu için varız.”
İktidar partisinin seçmenin yüzde 50’sinden niçin oy alamadığını öğrenmesine ve anlamasına yardım etmeliyiz. Aslında ben on yıldır bu görevimi yapıyorum. Siyasal anlayışıma göre 2001 Ekim ayında ‘Toplumsuz laik devlet’ başlıklı yazımda, anayasada değişiklik yapan kanun teklifi görüşülürken kabul edilen bir önerge üzerine kuşkumu not etmiştim. CHP hariç AKP ve beş parti, verdikleri ortak önergenin kabulüyle laiklik tanımındaki ‘demokratik ve laik toplum düzeninin’ ibaresi, ‘demokratik toplum düzeninin ve laik cumhuriyetin’ biçiminde değiştirilmişti. Bu değişiklik, Sayın Erdoğan’ın 1994’ten sonra dile getirdiği, “Laik toplum olmaz, laik devlet olur” anlayışının devamıydı.
Erdoğan başbakanlığa; “Güven istiyorsunuz, istikrar istiyorsunuz, kardeşlik istiyorsunuz. 59. cumhuriyet hükümeti, bütün vatandaşlarımızın hükümeti olacaktır; hiçbir ayrımcılığa, gerginliğe prim vermeyecektir” diyerek başlamıştı. Fakat iktidar, her gün ayrı bir kaleyi aldıkları kanısını vermeyi sürdürdü ve halktaki tedirginliğin, endişe ve korkuya dönüştüğünü kaç kere yazdım bilemiyorum. Yazılarıma şöyle bir baktığımda, 23 Mart 2006 tarihini gördüm.
2008’de bir yayın kuruluşu için KONDA’nın yaptığı araştırmada toplumun değişik özellikleriyle dokuz kümeye ayrıldığı görüldü. Çok önceden açıkladığı gibi, siyasal partiler için araştırma yapmayan KONDA’nın toplumsal araştırmalarından biri olan 2008 araştırmasını tanıtan yayımlarda, ortaya çıkan kümelere, onların özelliklerini hatırlatan ‘Endişeli modernler’, ‘uzaktakiler’ gibi adlar koymuştuk. Bunlardan ‘Endişeli modern’ adı, Ak Parti’ye oy vermeyenler için çok kullanıldı.
Gerçekten çoğunluğu Ak Parti’ye oy veren kümeler bulunduğu gibi, çoğunluğu oy vermeyen kümeler de vardır. Fakat tamamı tek bir partiye oy veren bir küme, doğal olarak yoktur. Değişik nedenlerle her kümeye dahil sayısı milyonları bulan kişilerden bir kısmı, çoğunluk siyasal görüşüne katılmamaktadır. Nüfus ve diğer özellikler bakımından her grubun çoğunluğunun siyasal tercihleri vardır, bazı kişisel nedenlerle bu tercihin karşısında olanlar da o kümede bulunmaktadır.
Ak Parti’nin, az çok oy alabileceği kümeleri belirleyip alabileceğini azamileştirmek için çalışma yapacağı anlaşılıyor. Oy vermeye hazır seçmenleri bile görmek istemeyen CHP’de sözden öte bir çalışmaya başlayacak mıdır? Kabaca söylenebilecek olan, toplumumuzun yüzde 30’u Ak Parti’ye, yüzde 40’ı CHP’ye oy vermeye hazır değildir. Tersinden bakarsak, halkın yüzde 35’i Ak Parti’ye, yüzde 20’si de CHP’ye oy vermeyi tercih etmektedir. Yani, iki partinin bu oylara ekleyebilecekleri oy oranları, bu sayılarla sınırlıdır ya da bu sayıların belirlediği kadar geniştir. Görüldüğü gibi sınırının üst düzeyine yaklaşmış bulunan Ak Parti, bugün aldığı oya 3-5 milyon oy eklemek isteyebilir.
CHP’nin ise alabileceği daha çok oy var, ancak parti önce bu oyları almak istemeli, kümeleri tanımalıdır.
İki parti için de şunu söyleyebilirim: Alınmak istenen her bir oy, alınmış bir oyun itilme nedenini ve gücünü ortaya çıkarabilir. Birlikte bulunan oylar, birbiriyle birlikte bulunacak oylar, birbirini itecek oylar bilinmeden yola çıkılırsa sonuç alınamaz.
Ak Parti’nin başladığı çalışma sonuçlarının yayımlanmasını bekleyelim; CHP’nin de ciddi bir çalışma başlatmasını dileyelim.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
