DOLAR49,45
EURO55,62
BITCOIN4.076.587
6° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 615 okunma

Site Müslümanlığı…

Yazıma başlamadan önce, 19.10.2011 günü teröristlerce düzenlenen hain saldırıyı lanetlediğimi belirtmek isterim. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, milletimize baş sağlığı diliyorum. Milletimizin ve devletimizin haklı ve ez

Yazıma başlamadan önce, 19.10.2011 günü teröristlerce düzenlenen hain saldırıyı lanetlediğimi belirtmek isterim. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, milletimize baş sağlığı diliyorum. Milletimizin ve devletimizin haklı ve ezici gücüyle ihanet odaklarına gereken dersi hemen vermesi için hükümetimize çağrıda bulunuyorum.

Milletimizin başı sağ olsun.

***************

Eskiden köy ya da kasabalarda büyüyen çocuklar arasında kültür farkı pek olmazdı. Hatta köy ya da kasabaları bırakın, şehirlerde/büyükşehirlerde büyüyen çocuklar arasında bile olmazdı kültür farkı. Zengin ve fakir çocukları oyunları birlikte oynarlar, düğünleri birlikte yaparlar, acıları da paylaşırlardı. Aynı camide saf tutar, yan yana namaz kılarlardı. Aynı takımda top koştururlar, birlikte kavga ederlerdi. Zengin fakir ayrımı olmaz, bütün çocuklar karmakarışık olurlardı kendi aralarında. Geriden bakanlar, zengin çocuğu ile fakir çocuğunu ayırt edemezlerdi bile. Babası varlıklı diye kimse farklı muameleye tabi tutulmaz, ailesi fakir diye de oyuna alınmadık çocuklar olmazdı. İster bilye oynasınlar, ister kazan patladı, ister çelik çomak oynasınlar, isterse birdirbir, hep karışık, karmakarışık birlikte ve güle oynaya geçirirlerdi zamanı.

Şimdi büyükşehirlerde büyük, gösterişli ve görkemli siteler, yaşam alanları yapıyor müteahhitler. İçinde oyun parkları, yüzme havuzları, marketleri, sinemaları, her türlü sosyal aktivitenin bolca yapılacağı büyük siteler kapış kapış gidiyor. Etrafları duvarlarla çevrili, güvenlik görevlilerinin yabancıların girmesine asla izin vermediği, giriş çıkışların kimlik kontrolü ile yapıldığı, ortamın her an güvenlik kameraları ile gözetlendiği ama sürekli kuşku içinde yaşanılacak siteler yok satıyor şimdilerde.

Kimler oturacak buralarda derseniz, elbette ki zenginler cevabını vereceğim. Yiyecek ekmeği bile zor bulan fakir aileler oturacak değil ya bu yüz binlerce liralık sitelerde...

Yani, herkesin bütçesine göre komşuluk yapacağı yaşam alanları.

“Paran kadar komşuluk yap” tabiri bu olsa gerek...

Zengin çocukları, akranı olan varlıklı çocuklarla süper lüks konforun yaşanacağı yaşam alanlarında, hiçbir olumsuzlukla karşılaşmadan, hiçbir maddi imkândan mahrum bırakılmadan günlerini gün edecekler buralarda.

Fakir çocukları da kendi aralarında tabi.

Peki, bu normal mi?

Zenginlere sorarsanız çoğu normal diyecektir sizlere. Zira, kendi çocuklarının fakir çocuklarıyla arkadaşlık yapmalarını, düşüp kalkmalarını pek istemiyorlar. Çocuklarına, ilerde iş hayatına atıldıklarında arkadaşlık yapacakları, iş ortağı olacakları zengin çevreyi şimdiden kurmaya çalışıyorlar anladığım kadarıyla.

“Fakirden ne fayda gelir ki…” diye düşünüyor olmalılar.

Bu bir tehlike değil mi peki sizce?

Kapitalizme aşık, hayatını kapitalizme göre dizayn eden biri için gayet normal gelebilir bu durum ama, Müslüman biri için bu normal olabilir mi?

Bu sitelerde büyüyüp yetişen zengin çocukları hayatları boyunca yoksullardan uzak, fakirlerden korkan, sürekli güvenlik sendromu yaşayan paranoyaklara dönmeyecekler mi zamanla? Yoksulların çocuklarıyla aynı mahallede büyüyüp aynı okulda okumadıkları, onlarla birlikte oyun oynamadıkları, kaynaşmadıkları için, onların dertleriyle de dertlenmeyecekler, anlamayacaklardır doğal olarak. Hatta “fakirlik, yoksulluk” kelimelerini sadece lügatte bulunan kelimeler olarak bileceklerdir belki de. Daha da kötüsü fakirlik, onlar için tehdit kelimesi ile eş değer anlama da gelebilir. Mülküne göz koyan, zenginliğini, refah düzeyini tehdit eden, anlaşılmayan yaratıklar…

Bu özel sitelerde yaşayan çocuklar "farklı ve anlaşılmaz çocuklar" olacaklardır zamanla...

Bu bir sorun değil mi sizce?

Hem de geleceğimizi tehdit eden çok büyük bir sorun bence.

Nerede yaşarsanız yaşayın, gelir düzeyiniz ne olursa olsun, yaşamınızı ikame ettiğiniz bölgede/mahallede en az 5 tane yoksul, 15 tane orta halli, 3 tane de zengin aile olması gerekmiyor mu? Öyle zannediyorum ki yakın bir gelecekte hayır kurumları da olmasa zenginler, fitre ve zekâtlarını verecek fakir aile bile bulamayacaklardır çevrelerinde. Etraflarında fakir aileler olmayan zenginler, şükür kelimesinin anlamını bilemeyecekler, tadına varamayacaklardır. Birebir yardım etmenin, veren el olmanın hazzını hiçbir zaman tadamayacaklardır.

Zenginin daha iyi arabası olabilir, evini daha güzel yaptırabilir, ne bileyim, zenginliğin diğer nimetlerinden de yararlanabilir. Ama bir şehirdeki zengin Müslümanlar, kapitalist ülkelerde olduğu gibi, kendilerini bir anda fakirlerden, orta hallilerden sıyırıp da daha güvenlikli ve daha konforlu yaşamak adına, içinde camisi de olan siteler/yaşam alanları kurdular mı, diğer Müslümanlarla/fakirlerle irtibatlarını tamamen kesmiş olacaklardır.

Bu ne insanlığa sığar, ne de Müslümanlığa. Hiçbir mantıklı açıklama, yorum, ortadaki garabeti izah edemez bize. Bu tehlikenin farkına varmak için geç kalmayalım lütfen…

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.