Sivil Toplum Örgütleri…
Cumartesi günleri saat 16-18 saatleri arasında Erciyes Televizyonunda yayımlanan “Tanışalım&Konuşalım” isimli programımın geçen haftaki konuğu Fakir ve Muhtaçlara Yardım Derneği temsilcisi Burhan Karamustafaoğlu’ydu. Bur
Cumartesi günleri saat 16-18 saatleri arasında Erciyes Televizyonunda yayımlanan “Tanışalım&Konuşalım” isimli programımın geçen haftaki konuğu Fakir ve Muhtaçlara Yardım Derneği temsilcisi Burhan Karamustafaoğlu’ydu. Burhan Bey üniversiteden emekli bir öğretim görevlisi. Emekli olduktan sonra kısa bir dönem ticaretle uğraşmış, ticarette başarılı bir dönem geçirememiş ve ardından düşünmüş, “Ben bu dünyaya sadece para kazanmaya, kendim için yaşamaya mı geldim, hayır. Topluma, yardıma ihtiyacı olan insanlara karşı da sorumluluklarım, görevlerim var,” düşüncesiyle Sivil Toplum Örgütlerinde(STK) çalışmaya başlamış bir insan.
Karamustafaoğlu pek çok STK’da aktif görevde ve yönetim kurulu üyesi. En çok şikâyet ettiği konu, STK’larda çalışacak gönüllü insan bulamama sıkıntısı.
Bence haklı...
Şöyle bir etrafıma bakındığım zaman, STK’larda görev alanların çoğunun aynı simalar olduğunu görüyorum, farklı yüzler, kiler, kişilikler görmek neredeyse mümkün değil. Parası olan, her ay kullanacağı bütçesi olan STK’larda görev alan var ama tabiri caizse züğürt STK’larda yok.
Hâlbuki her şey parayla dönmüyor, parasız, sadece insan emeği ile yapılacak işler de var.
Çevremde pek çok emekli insan var, vakitlerini parklarda, bahçelerde, kahvehane köşelerinde, çay ocaklarında, kulüplerde geçiriyor, oyun oynuyorlar. Kimi zaman bulduklarıyla sohbetler yapıyorlar, çoğu zaman da dedikoduya dalıyorlar. Kuru kuru siyaset yapıyor, ülkeler yıkıp ülkeler kuruyorlar. Akşam olunca da mesaisini dolduran memur misali evlerine gidiyorlar. Hemen her gün yaptıkları tek şey bu.
Hâlbuki böyle bir yaşam tarzı ömrü daha çabuk tüketir, insanı ölüme daha hızlı götürür. Hayat boşluk kabul etmediği gibi, unutmamak gerekir ki boşa geçen ömrün hesabını ahrette vermek de var.
Varmak istediğim nokta şu, bir yanda gönüllü çalışacak insanlara ihtiyaçları olan STK’lar var, diğer yanda ise ömrünü sağda solda heba eden emekliler. İhtiyacı olan ile vaktini boşa geçirenleri bir araya getirmek sosyal bir sorumluluk değil mi?
Buradan, duyarlı yüreklere çağrı yapmak istiyorum, emekli olana kadar evinizin nafakasını, çocuklarınızın ekmeğini kazanmak için çalıştınız, şimdi emeklisiniz ve boştasınız. Geriye kalan ömrünüz sayılı, ne zaman, nerede hayatımızın son bulacağı belli değil. Hariçten, boşluk insanda stres ve sıkıntı oluşturur, hastalık yapar. İşte size fırsat, ömrünüzün geri kalanını, sadece insanlara hizmet ve yaratanın rızasını kazanmak adına kullanmanın vakti gelmedi mi sizce. Hangi vakfa, yardım derneğine varsanız sizi geri çevirmezler, çünkü herkesin ihtiyacı var.
Unutmayın ki, en çok da sizin ihtiyacınız var…
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
