BIST11.722
DOLAR49,45
EURO55,62
ALTIN6.633
BITCOIN4.054.869
14° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 412 okunma

Sosyal Medya…

28 Şubat döneminde basının tekelleşmesiyle birlikte hep şunu düşünmüştüm; bireyler kendilerini nasıl ifade edecekler? Öyle ya, farklı fikirleriniz, düşünceleriniz var. Ya da, bir sıkıntınız olabilir. Siz de sesinizi insa

28 Şubat döneminde basının tekelleşmesiyle birlikte hep şunu düşünmüştüm; bireyler kendilerini nasıl ifade edecekler? Öyle ya, farklı fikirleriniz, düşünceleriniz var. Ya da, bir sıkıntınız olabilir. Siz de sesinizi insanlara duyurmak, paylaşmak istiyorsunuz. Hatırlarsınız, özellikle o dönemde kültürümüzün ana unsuru olan Anadolu çocukları rejimin bekçileri tarafından öcü gösterilmişler, haksızlığa uğramışlar, 1000 yıl süreceği iddia edilen dışlanmışlığa maruz bırakılmışlardı. Sırf kendi çevremden biliyorum, pek çok memur arkadaşım önce basın tarafından hedef gösteriliyor, ardından da görev tevdi edilen düzmece mahkemeler tarafından suçlu ilan ediliyorlardı. Sesimizi duyuracak, haksızlığa uğradığımızı anlatacak, dönen dolapları ortaya koyacak imkanımız yoktu o zamanlar. Çaresiz boynumuzu büküp susuyorduk. En yakınlarımız bile bizi suçlu biliyorlardı.

Günümüzde basının tekelleşme tehlikesine karşı artık sosyal medya denen bir olgu var. Facebook ve Twıter gibi milyonlarca kullanıcısı olan, Youtube gibi videolarınızı rahatlıkla yayınlayacağınız siteler var. İnsanların bir anda gruplar kurarak aralarında haberleşmesini, örgütlenmesini sağlıyorlar. Sadece sıradan vatandaşların değil, Cumhurbaşkanından başbakanına, milletvekillerinden bürokratlara, sanatçılardan iş adamlarına, öğrencisinden sıradan insanına kadar pek çok ünlü isimin de bu siteleri aktif bir haberleşme aracı, propaganda malzemesi olarak kullandığını biliyoruz, görüyoruz. Video yükleyebiliyorsunuz, yazılarınızı, fikirlerinizi özgürce paylaşıp yayılmasını sağlayabiliyorsunuz, şiirlerinizi, hayatın güzelliklerini sunabiliyorsunuz, haksızlığa uğradığınızı düşündüğünüz an hemen duyurabiliyorsunuz. Sosyal medya sesiniz, soluğunuz oluyor, dünyanın bir ucundaki insanlık dramını anında aktarıp duyarlı vicdanları harekete geçirebiliyorsunuz. Hatta bu sitelerin Arap baharındaki olumlu etkileri ve Suriye rejiminin halkına uyguladığı insanlık dışı uygulamaların duyulmasındaki katkıları da saymakla bitmez.

En son da Arakan’da yaşanan olaylar mesela. Arakan’da Müslümanlara yönelik uygulanan katliamlar ve insanlık dışı zulümler yoğun biçimde sosyal medyada gündemde kaldı. Şunu görüyorum; Arakanl’lı Müslümanlar eğer ki sosyal medyada haber olmasaydı, insanlarımız duyarlık gösterip gündemine taşımasaydı inanın yetkililer de gündemine almaz, umursamazlardı. Pek çok sivil toplum örgütü sosyal medyada ve bizim adımıza ihtiyaç sahiplerine yardım etmeye çalışıyorlar. İnsanlar gündemine taşımak suretiyle siyasilere, yöneticilere baskı yapıyor, harekete geçirmeye çalışıyorlar.

Milli irade bu olsa gerek diye düşünüyorum. Yani, adı oy avcılığı da olsa vatandaşın gündemini takip etmek, merak etmek ve sonuçlandırmak milli iradeye sahip çıkmak anlamında oldukça güzel.

Bu anlamda sosyal medyanın toplumu oldukça etkilediğine inanıyorum.

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.