Takvim yaprakları…
Bir takvim yaprağını elinize alıp dikkatlice hiç incelediniz mi? Üzerinde ne tür bilgiler, güzellikler barındırdıklarını biliyor musunuz? İşe hep aynı güzergahtan gidersiniz, aynı manzaraları şahitlik eder, çoğu zaman ay
Bir takvim yaprağını elinize alıp dikkatlice hiç incelediniz mi? Üzerinde ne tür bilgiler, güzellikler barındırdıklarını biliyor musunuz?
İşe hep aynı güzergahtan gidersiniz, aynı manzaraları şahitlik eder, çoğu zaman aynı yüzleri görür, aynı olaylara vakıf olursunuz. Ama o an aklınızda başka şeyler olduğu için her gün önünden geçtiğiniz kiraz ağacını, esnaf dükkânlarının isimlerini, yoldaki simaları hatırlamazsınız bile. Takvim yaprakları da işte böyle bir şey. Defalarca bakmış, göz gezdirmiş, üzerindeki bilgileri okumuşsunuzdur, ama sorsalar ayrıntısını, hatırlayamazsınız. Yılbaşının yaklaştığı şu günlerde pek çok esnaf takvim dağıtıyor, incelemenizi tavsiye ederim.
Takvim yaprağında gün ve tarih hicri ve rumi olarak yazılmıştır mesela. Vakit namazlarının saatleri, günün anlam ve önemine binaen tarihten notlar ve güzel sözler de var yaprakta. Günün yemeğini mi dersiniz, günün sözünü, günün erkek ve kız ismini mi istersiniz..?
Hatta kısa bir sağlık köşesi bile ayrılmış o küçücük yaprakta, sağlıklı yaşamın sırları veriliyor. Verilen sırlara uyacak olsanız, modern insanının en büyük sorunu olan kilo problemini de çözmüş olursunuz.
Mesela; sabahleyin iş yerini açan bir esnafın takvim yaprağında okuduğu, Ahi Evran’a ait, “elini, sofranı ve kapını açık tut, gözünü, dilini ve belini bağlı tut” sözünden etkilenmemesi, hayatını buna göre tanzim etmemesi mümkün mü? Galiba yaprakların en güzel kısmı da kıssadan hisseler çıkartacağımız küçük ve anlamlı hikâyeleri olsa gerek. Takvim yaprağındaki oldukça etkili bu küçük hikâyeler pek çok kişinin dikkatini çekecek, ufkunu açacak, bilgi açlığını doyuracak, yaşantısına çeki düzen verecek cinsten. Her güne ayrı, anlamlı, ders verici, kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz, etkili, küçük hikâyelerdir bunlar…
Başka toplumlarda takvim yaprakları önemli olmayabilir, ama bizim kültürümüzde oldukça değerlidir. En basitinden tarihi bir geçmişi var bizim için. Tükenen günlere ait takvim yapraklarını sağa sola atmayan, çöpe yollamayan, buruşturmayan, kutsal bir eşya gibi düzenli saklayan güzel insanlar var bu memlekette. Bu saygı aslında bilgiyedir. Boş kaldığı zaman biriktirdiği takvim yapraklarını çıkartıp tek tek okuyan, hatta buradan kendince notlar alan, öğrendiği kısa ve özlü hikâyeleri dost meclislerinde aktaran, sohbetlerde günün anlamına binaen birkaç kelime edebilen insanlarımız var.
Pek çok insanın dağarcığındaki bilgiler takvimlerin eseridir. Önceleri yayın dünyası bu kadar yoğun ve zengin değilken, insanlarımız bilgiye açlığını takvim yapraklarından karşılıyorlardı. Okuma yazmayı yeni öğrenen yaşlıların kendilerini geliştirmek için sürekli takvim yaprakları okuduğunu biliyorum.
Yapraklı takvimler eskiden ücret karşılığı satılır, bazı insanlar bulamazlardı bile. Bulabilenler evlerinin, iş yerlerinin en gözde, en güzel yerlerine, herkesin görebileceği şekilde asarlar, her gün tek tek, tane tane, itina ile yaprakları kopartırlar, bir köşeye çekilerek kutsal bir metni inceler gibi inceler, biriktirirlerdi. Okuduğu hikâye etkili ise hemen etrafındakilere de okumak ihtiyacı duyarlardı.
Elinde takvim bulunanlar çevrelerini küstürmemek adına kimselere duyurmadan en sevdiklerine gizliden gizliye hediye ederlerdi.
Başka milletleri bilmem ama takvim yaprakları bizim için tarih demektir, bilgi demektir, her gün hafızaların yeniden tazelenmesi, dirilmesi demektir, kutsal bir metin demektir. Kültürümüzde bilgiye saygı gerektiğinden, bilir misiniz ki o takvim yaprakları okunduktan sonra yıllarca saklanır…
Ne çok emeği geçmiştir takvim yapraklarının kültür birikimimizde…
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
