DOLAR49,45
EURO55,62
BITCOIN4.072.357
5° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 661 okunma

Tarihi mekânlar ve Kayseri…

Geçen hafta cumartesi günü Erciyes Televizyonunda yayınlanan Tanışalım&Konuşalım isimli programımda misafirim Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili Bölüm Başkanı Atabey KILIÇ’tı. Atabey Hoca’yı tanıyanlar bil

Geçen hafta cumartesi günü Erciyes Televizyonunda yayınlanan Tanışalım&Konuşalım isimli programımda misafirim Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili Bölüm Başkanı Atabey KILIÇ’tı.

Atabey Hoca’yı tanıyanlar bilirler, kimi zaman tebliği sunmak, kimi zaman seminer vermek, kimi zaman da konferansta konuşmacı olarak ülkenin her yerine giden, adeta günümüz Evliya Çelebi’si bir isim, bir kültür adamı. Bir özelliği de gittiği yerlerdeki kültürel gelişmişliği incelemesi, notlar alması, kafasında projelerle geri dönmesi.

Hal böyle olunca bende Kayseri ile diğer şehirlerarasındaki kültürel farkı ortaya koyması, farklı illerdeki gelişmişliği sergilemesi için programıma davet ettim. Benim açımdan oldukça güzel ve hoş bir söyleyişiydi.

Diğer pek çok misafirim gibi Atabey Hoca da Kayseri’nin sanayide, ekonomide, ticarette oldukça başarılı bir il olmasına rağmen, kültürel gelişmişlik konusunda geri kaldığını söyledi. Hocamın, özellikle tarihi eserlerin şehre ve ekonomiye kazandırılması anlamında yarışabileceği iller arasında hala Kayseri’de kıpırdanma bile olmadığını söylemesi, gerçekten acı vericiydi. Hem bir kültür insanı, hem de bu şehirde doğan, bu şehrin kültürüyle kültürlenen, ekmeğini yiyen, havasını soluyan bir ferdi olarak üzüldüğünü söylemesi oldukça manidardı. Hangi açıdan bakarsanız bakın durum sıkıntılı.

Selçuklu dönemi eserleri Kayseri’de oldukça çok. Hem de Kayseri’nin merkezinde. Kayseri haricinde Sivas, Konya, Amasya, Tokat gibi illerde de oldukça Selçuklu eseri var. O kadar ilginç ki, ekonomik, ticari, siyasi, kalkınmışlık konusunda Konya hariç diğer illerin önünde olan Kayseri, kültürel eserlerin günümüze kazandırılması konusunda oldukça geri. Acaba şehrin yetkilileri bunu fark etmiyorlar mı?

İsmini saydığımız illerde çoktan bu eserler onarılarak günümüze kazandırılmış, kültür insanlarının hizmetine sunulmuş ve ekonomik döngüde yerini almış durumda. Bursa’ya gittiğimde bir dostum beni öyle güzel ve ferah tarihi mekânlara götürdü ki, tüm Bursa’yı bana verseler bu mekânlar olmadan asla kabul etmezdim. O tarihi ve kültürel mekânların kimi kafeterya olmuş, kimi lokanta, kimi tarihi dokusuna uygun küçük alış veriş mekânları, kimi de koyu sohbetlerin yaşandığı muhabbet evleri. İnsanlar dinlenmek, nefes almak için buralara akın ediyorlar. Konya da bu anlamda Bursa’dan farklı değil. Hemen yanı başımızda Sivas, Tokat, Amasya var. Hatta terör şehri olarak anılan Diyarbakır bile bizi bu manada sollamış vaziyette. İnsanlar tarihi mekânlarda koyu sohbetler ederek, tarihin o aydınlık koridorlarında birlikte geziniyor, yaşanılması az tatlar alıyor, dinleniyorlar.

Şöyle bir düşünün bakalım, Kayseri’ye bir misafiriniz gelse nereye götürürsünüz. Şehrin dışındaki yüksek yüksek piknik alanları her şehirde var ve bir özelliği yok. Başka… Fuara götürüp Kent Müzesinde sanal Kayseri turu mu yaptıracaksınız. Demezler mi, internette rahatlıkla bu bilgileri bulabilirdim, niye buraya geldik, diye. Başka. Erciyes’e çıkartırsınız ancak. Size tavsiyem oradan şehre indirmeyin sakın, tüm zamanınızı orada harcayın ki, şehirde görülecek, gezilecek, oturup dinlenecek tarihi bir mekân olmadığını bilmesin.

Atabey Hoca’nın kafasında birçok proje var. Örneğin bunlardan birisi de, hala atıl durumda bulunan, bu şehirde yaşayanların pek çoğunun varlığından bile haberi olmadığı, uzaktan bakınca izbe, çökmüş görüntüsü arz eden, kapalı çarşı içindeki kayıp Vezir han’ı. Yıllardan beri bakımsız, ilgisiz. Burasını yorgancılar ve yüncüler değerlendiriyor. Çok mu zordur burayı adam etmek? Milyarlarca liralık büyük projeler yürüten Büyükşehir Belediyesi, isterse çok küçük meblağlarla bu mekânı ayağa kaldırıp şehrin kültür hizmetine pekâlâ sunabilir. Önünde bir engel var mı bilmiyorum, ama ne engel olursa osun kaldırılamayacak değildir herhalde.

Kale içi boşaltıldı, hala beklemedeyiz. Gevher Nesibe yıllardan beri onarımda, bir türlü bitmedi. Hunat Medresesi boşaltıldı, çalışma var, ama sonu ne olacak bilmiyoruz. Tavukçu mahallesinin ne zaman biteceği ve şehrin hizmetine ne zaman sunulacağı belli değil.

Bütün bunları olumsuz bir eleştiri olsun diye söylemiyorum, ama şu da bilinsin ki; tarihi mekânların atıl vaziyeti, şehrin insanının hizmetine sunulmaması Kayseri’nin büyüklüğüne yakışmıyor, benden söylemesi.

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.