ÜÇ FİLTRE…
Şimdi anlatacağım kıssayı belki de çoğunuz biliyorsunuz. Okumayı bitirdiğiniz zaman yüzünüz gülecek, içiniz ısınacak, “ne kadar da hoş ve doğru” diyeceksiniz, bundan eminim. Önce kıssayı okuyalım... Sokrates’i sanırım bi
Şimdi anlatacağım kıssayı belki de çoğunuz biliyorsunuz. Okumayı bitirdiğiniz zaman yüzünüz gülecek, içiniz ısınacak, “ne kadar da hoş ve doğru” diyeceksiniz, bundan eminim.
Önce kıssayı okuyalım...
Sokrates’i sanırım bilmeyeniniz yoktur. Hani şu kadim Yunan’daki filozof… Bir gün birisi yolda ona rastlar ve, “çok sevdiğin arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?” diye sorar. Sokrat adama şöyle bir bakar ve halinden şüphelenerek, “dur bir dakika” der, “bana arkadaşım hakkında bir şey söylemeden önce seni küçük bir testten geçirmek istiyorum.”
Adam anlamaz bir halde Sokrat’ın yüzüne bakarken, Sokrat sözüne devam eder, “buna üç filtre testi denir.”
Adam yine anlamaz bir halde Sokrates’in yüzüne bakarken Sokrates şöyle der, “Birinci filtre şu; gerçek filtresi, bana biraz sonra söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olup olmadığını biliyor musun?”
Adam cevaplar, “hayır, sadece duydum…”
Sokrates, “peki o zaman” der, “sen bunu sadece duydun ve gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun, peki, şimdi ikinci filtreyi deneyelim, iyilik filtresi denir buna da, arkadaşım hakkında bana söylemek istediğin şey iyi bir şey mi bari?”
Adam cevap verir, “hayır, tam tersi, kötü bir şey…”
Sokrates tekrar ona, “arkadaşım hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun da gerçek olup olmadığını bilmiyorsun, öyle mi?”
Adam kendini toparlamaya çalışırken Sokrates yeniden devam eder, “ama yine de testi geçebilirsin, son filtreyi deneyelim, buna ise yararlılık filtresi denir,” der ve üçüncü soruyu sorar hemen, “bana arkadaşım hakkında söylemek istediğin şey benim işime yarar mı?”
Adam, “hayır, işine yaramaz.”
Sokrates tüm konuşmayı tamamlar, “eğer bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar faydalı bir şey de değilse, bana bunu neden söyleyeceksin ki?”
Adamın şaşkın bakışları arasında Sokrates huzur içinde yoluna devam eder.
Kıssa aynen böyle…
Şöyle düşünüyorum da, birisi bizim yanımıza gelse, çok sevdiğimiz bir arkadaşımız hakkında kötü bir şey söyleyeceğini ifade etse, bizim tavrımız ne olur? Merak eder, yalan olduğunu bilsek bile yine de dinleriz öyle değil mi? Ama bilmeyiz ki, yalan olan o iddia yüreğimizin bir köşesine ”acaba” diye yerleşir ve kötü bir anda karşımıza kocaman bir canavar olarak ortaya çıkar.
Bizler ne yazıktır ki çok konuşmayı seven bir millet olduk, dost meclislerimizin yerini, dedikodu meclisleri aldı. Herkes hakkında, hemen her konuda, bilgimiz olsun ya da olmasın ileri geri konuşur, fikir yürütür olduk. Farkında olmadan yüreklerimizi yaralıyor, boş, aslı astarı olmayan dedikodularla kalplerimizi dolduruyoruz. Oysa kalbimizin imanla dolu olması gerekmiyor mu? Müslüman’ın en büyük özelliklerinden birisi, birbirine güven içinde olması değil mi? Hatta bu tüm insanlık için geçerli olan bir kural. Kalplerimiz şüpheyle dolup taşacaksa, kime güveneceğiz peki? Kime inanacağız?
Hani zaman zaman buradan seslenirim ya, milyarlarca insanın yaşadığı bu dünyada aslında hepimiz tek başımıza, dostumuz, sırdaşımız olmadan yaşıyoruz diye, inanın aynen öyle. Şöyle bir bakın etrafınıza, yanında seslice düşünebileceğiniz kaç dostunuz, arkadaşınız var? Aslında bir kişi bile olsa yeter, ama maalesef çoğumuzun o da yok. Evet, hepimizin komşusu, iş arkadaşı, çocukluk arkadaşı, mahalle arkadaşı, cemaat arkadaşı, cami arkadaşı gibi pek çok arkadaşı var. Onlarla da gayet sıkı fıkı, samimi olduğumuza inanıyoruz. Tekrar soruyorum, yanında seslice düşünebileceğiniz kaç dostunuz var bunların içinde? İşte önemli olan da bu.
Birileri sizin yanınızda arkadaşınız hakkında olur olmaz sözler sarf etmeden önce onu susturun…
Doğru olsa bile konuşturmayın.
Bunu söylerken elbette ki ta Sokrates’e kadar gitmeye de gerek yok, dinimizde de bunun karşılığı var; gıybet.
Peygamber efendimiz ne buyuruyor, “ya hayır söyle ya sus” öyle değil mi..?
İnsanlığın kurtuluşunun sırrı da burada olsa gerek…
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
