DOLAR49,45
EURO55,62
BITCOIN4.033.463
14° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 7,6B okunma

Ümmetin Renkleri; KUDER

Sivil Toplum Örgütleri ülkede son yıllarda oldukça hareketli. Haricen, üniversitelerdeki kulüplerde bir o kadar canlı. Nerdeyse ülkede gündem belirleyen, yöneten, sonuçlandıran bir yapı haline geldiler. Bu çok güzel. Ben

Sivil Toplum Örgütleri ülkede son yıllarda oldukça hareketli. Haricen, üniversitelerdeki kulüplerde bir o kadar canlı. Nerdeyse ülkede gündem belirleyen, yöneten, sonuçlandıran bir yapı haline geldiler. Bu çok güzel. Ben de bir sivil toplum aşığı ve birden çok STK’da görev yapan biri olarak bu hareketliliği, verimi görebiliyorum. He zaman söylemişimdir, yine ifade ediyorum; sivillerin, sıradan insanların yüreklerinin attığı, gönüllülüğün esas alındığı yerdir STK’lar. Ülkedeki bir çok problem buraya gelir, yetkili mercilere buradan ulaştırılır, buralarda çözüm bulur. Olmadı, sorun çözülmedi, üyelerinin katılımıyla basın açıklamaları yapar, gösteriler düzenler, mitinglerle seslerini duyurmaya çalışırlar. Akıllı hükümetler, sorun henüz kendine intikal etmeden bunu STK’lar aracılığıyla çözen yöneticilerdir. Ve yine akıllı siyasetçiler sorunu STK’lar aracılığıyla çözenlerdir. Böylece hem kendi yüklerini hafifletirler, hem de toplumla birlikte hareket etmenin güzelliğini yaşarlar. Türkiye’nin gündemini medya, gazete, internet üzerinden değil, STK’lar üzerinden okunmalıdır diye düşünüyorum. Eğer yazımı okuyan mebuslar varsa, bu tavsiyeme kulak versinler. Çünkü, bizden çok onlara lazım reçetedir söylediğim.

STK’ların bir çoğunun faaliyeti, çalışma alanı birbirine benzer. Kavga etmeden, paslaşarak, ortak akıl üreterek meseleleri çözmek kadar güzeli var mıdır? Onların yaptığı da budur.

Ancak bir STK var ki, çalışma alanı, hareketliliği, genç kadrosuyla diğerlerinden oldukça farklı.

KUDER, yani Kayseri Uluslararası Öğrenci Derneği. Henüz birkaç yıllık bir dernek olmasına rağmen oldukça hareketli bir dernek. Bu canlılığın da başkan Mücahit BULUT’tan geldiği gün gibi aşikar. Genç bir arkadaş. Dirayetli. Sorumlu bir Müslüman olarak toplumun sorunlarına kayıtsız kalamayacağını düşünerek kendini bu işe vakfetmiş çelik bir yürek. Sürekli gülen, tebessüm eden bir yüz. Eline düşen hiçbir fırsatı kaçırmadan proje üreten, sonuçlandıran bir karakter. Kendisinin de çocukluğu, gençliği STK’larda geçtiği için bu işin önemine inanmış bir Müslüman. Günümüzde, modernizmin nimetlerine gark olmuş, damağında kapitalizmin tadını hisseden tipleri düşününce, Mücahit BULUT’a sahip çıkmanın, destek olmanın bir elzem olduğu ortaya çıkıyor.

Uygulanmasında, gençlere yönelik fayda umduğunuz bir projeniz varsa doğru onu bulun, o size yardımcı olacaktır, çünkü bu işlere sevdalı bir kalp o.

Nerden çıktı bu KUDER derseniz, şunu söyleyeyim; yurt dışından gelip Türkiye’de okuyan lise ve üniversite talebeleri ile ilgilenen benim bildiğim iki kuruluştan biri bu dernek. Bakın bu çok önemli. Düşünün, bu öğrencilere bilinçli bir Müslüman olarak biz sahip çıkmaz, destek vermezsek, kimler, ne niyetlerle ellerinden tutacaktır? Yabancı ellerdesiniz, dil, kültür, bilmezsiniz, derdinizi anlatacak bir bakış ararsınız etrafınızda, yok. Arkadaşlık yapacak bir dost bakarsınız yok. Çaresiz bir haldeyken yolda ilk karşılaştığınızdan yardım istersiniz, değil mi? Ya o kişi yanlış biriyse. Ya da, uygun bir karakter değilse? Sizi, evladınız yoldan çıkarmaya müsait biriyse?

 İşte KUDER bu öğrencilere yardım ediyor, barınacak yurt veriyor, sosyal faaliyet için imkan tanıyor, kendilerini göstermeleri için fırsatlar sunuyor, ellerinden tutuyor. Bir çok sorunlarına el atıyor, çözmeden bırakmıyor.

Bir başka konu şu; bu gençlerin okullarını bitirdikten sonra ülkelerine döndüklerinde neler hissedeceklerini, çevrelerine neler anlatacaklarını, Türkiye ve Türkiye Müslümanları hakkındaki izlenimlerini bir düşünün. Siz, kendi evlatlarınızı nasıl yetiştiriyorsanız, nasıl sahip çıkıyorsanız, ilgileniyorsanız, bu misafir gençlerle aynı ölçüde ilgilenmeniz, sahip çıkmanız şart.

Bugün İslam coğrafyası zihinsel işgal altında. Bu gerçek. Uzun vadeli çözümler isteyen bir yapı, yıllar önce Batılılar tarafından kurulmuş ve hala bizim aleyhimize tıkır tıkır işliyor. Onlar sorun örüyor, bizler çözmeye çalışıyoruz. Bu gençler memleketlerine dönünce bunları sorgulamayacaklar mı? “Neden bizde böyle?” demeyecekler mi? Türkiye’yi, Türkiye’de diriliş neslini yetiştiren aydınlarımızı, düşünce insanlarımızı, Necip Fazıl’ı, Cemil Meriç’i,  Mehmet Akif’i, yedi güzel adamı, Erbakan’ı, Muhsin Yazıcıoğlu’nu, Özal’ı örnek almayacaklar mı? İslam birliği için yürekleri küt küt atmayacak mı? Batılıların İslam coğrafyasındaki işgalerine, “ne oluyor?” diye itiraz etmeyecekler mi? Neden bizde böyle değil demeyecekler mi?

Bu düzen kıyamete kadar sürecek değil. Yıkılacak. Hak geldiği zaman, batıl zayi olmaya mahkumdur. Bizim göreviniz de hakkı hakim kılmaktır. Bunlar, gelecek on yılda yaşanılması muhtemel öngörülerdir. Allah uzun ömür verirse şahit olacağız inşallah. İslam coğrafyasındaki hareketliliği takip eden birisi olarak bunu şimdiden görebiliyor, muştuyu veriyorum.  Ancak o günlere şimdiden hazırlık yapmalı, gücümüz, kapasitemiz, anlayışımız, imkanımız ölçüsünde bir STK’da görev almalı, Allah adına, ümmetin geleceği için göreve talip olmalıyız. Sürekli başkalarından hizmet bekleyerek olmaz bu iş.

KUDER bu iş için bulunmaz kaftan. İnsan gücüne, insan beynine, insan iradesine, insana ihtiyacı var Mücahit BULUT’un. Destek olalım. Yanında olalım. Güç katalım. Tüm yükü bir Müslüman’ın sırtına yükleyerek, rahatlayamayız.

Boş vakti olup ta sağda solda laga luga ederek gezenler, zamanını boşa geçirenler, vallahi bu işin vebali var, haberiniz ola. Hesabın verileceği günü bir düşünün. Unutmayın, zaman, Allah tarafından size emanet edilen bir hazine. Lakin bu, istediğiniz yerde, istediğiniz şekilde, keyfinizce harcayacağınız bir hazine değil, haberiniz ola.

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.