Uyan Türk Evladı Uyan…
Aralarında Abdullah Öcalan, Murat Karayılan, Cemil Bayık ve Kesire Öcalan"ın da olduğu 117 sanıklı PKK davası zamanaşımından düştü. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi, 1980 öncesi Şanlıurfa ve çevresinde işlenen suçlar nedeni
Aralarında Abdullah Öcalan, Murat Karayılan, Cemil Bayık ve Kesire Öcalan"ın da olduğu 117 sanıklı PKK davası zamanaşımından düştü. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi, 1980 öncesi Şanlıurfa ve çevresinde işlenen suçlar nedeniyle başta Abdullah Öcalan olmak üzere aralarında Kandil'den PKK'yı yöneten Murat Karayılan, Kesire Öcalan ve dağ kadrosunun önemli isimlerinin olduğu 117 sanıklı PKK davasını sonuçlandırdı."Devletin anayasa ve temel nizamlarını bozmak, devletin emniyetine karşı silahlı çete kurmak ve kasten adam öldürmek" suçundan hakında "idam" cezası istenen tüm sanıklar için 30 yıllık süre göz önüne alındı. Mahkeme heyeti, davanın "zamanaşımı" nedeniyle düşürülmesine karar verdi. Mahkeme, İmralı'da olduğu için sadece Öcalan'ın ifadesini alabilmişti. Dava, 1987'de Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılmış, ilk duruşması 15 Aralık 1999'da Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılmıştı.
Diye bir haber geçti NTV sitesinde ama birkaç saat sonra haberin siteden kaldığını gördüm bir daha da böylesine bir haber kaynağına ulaşamadım o sitede neden diye kendime sormadan da edemedim acaba çok mu baskı oldu ya da başka nedenler ve sebepler mi var diye düşündüm.
Filmi saralım 12 Eylüle gelelim referandum bir bir meyvelerini vermeye başladı. Daha öncesinde de yazmıştım ve dile getirmiştim olabilecek sıkıntıları ama şunu da söylemekte fayda var bu iyi günlerimiz ama yavaş yavaş birilerinin planları çok güzel işliyor hem de ilmek ilmek şimdi ise Aziz Nesini daha iyi anlıya biliyorum.
Görünen manzara içler acısı Habur da yaşananlar bugün gibi aklımda eminim ki kimseler unutmadı bir açılımla dağdaki peşmergeler kırmızı halılarla davullu zurnalı açılımla açıla açıla geldiler. Geldiler ama yine bitmedi terör hatta öyle oldu ki bir dağda bir şehirde eylemlerine, hainliklerine devam ettiler. Anlayacağınız anaların gözyaşları, ocaklara düşen ateş yine bitmedi.
Diğer yandan birde AB sevdalılığı var ya Mecnun’un, Kerem’in sevdasını kıskandıracak bir sevda bu AB sevdası, dilerseniz filmi bu kez daha da gerilere saralım.
Gelelim değişimin gerçek yüzüne tarih 16.03.1990 yer Sakarya Sayın Başbakan Milli Görüş Gömleğini Çıkarmadan önce diyor ki; Avrupa topluluğu ona zaten girmeyeceğiz ya nasıl diyorsun ya giriyorlar işte yok almayacaklar bizi ben keramet ehli değilim ama işin hakikatini bilmek lazım Avrupa Topluluğu Hıristiyan, Katolik Devletler birliğidir.
Bu kazanın içerisine biz girmeyeceğiz… Niye; onların dinini kabul etmediğimiz müddetce onlar zaten sizi kendilerinden kabul etmeyecek şimdi yapılan nedir oyalama taktiğidir oyalayalım da Kıbrısı’da alırız belki ellerinden oyalayalım da belki ermeni soykırımını kabul ettiririz.
Şimdi soruyorum ne oldu da birden bu konuşulanların tersine dönüldü her şeyi bir kenara bırakıp Avrupa aşkı sevdası depreşti anlamak mümkün değil ama bilmediğim bir şey var biz şimdi kazanın içine girdik Hrıstiyanmı olduk Katolik mi?
Unutmadık unutmamızda mümkün değil 29 Ekim 2004 te İtalya’da Milliği görüş gömleğini çıkaran Erdoğan Ve Gül İslam düşmanı Papa’nın önünde AB anayasasına imza atıklarını da biliyoruz.
Ne deyim ki Tavizin bu kadarı da olmaz el insaf…
Türk insanın gelenekleri ile boyu, soyu, sopu, alt kimliği, üst kimliği, değerleri üniteryapısından tavizi ancak bu kadar verile bilirdi onu da bu hükümet vermiştir tebrik etmek gerek
Beş yılda AB uğruna verilen tavizlerin haddi hesabı yok saymakla ve yazmakla da bu köşe yazıma sığmaz ama bir gerçek var ki bildiğim kadarı ile değişim denen yenilikçilik denen şey bu olamaz.
Uyan Türk Evladı Uyan…
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
