DOLAR49,45
EURO55,62
BITCOIN4.033.463
14° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 375 okunma

Yapabilmek için mevcudu kaldıralım!

Bazı gelişmeleri, Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun (AUK) anlaşamayacağı belirtisi olarak değerlendirenler var. Anlaşılan, çalışmaların gelişmesi endişeyle izleniyor. Pazartesi akşamı konuk olduğum haber programında bana da

Bazı gelişmeleri, Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun (AUK) anlaşamayacağı belirtisi olarak değerlendirenler var. Anlaşılan, çalışmaların gelişmesi endişeyle izleniyor.
Pazartesi akşamı konuk olduğum haber programında bana da yeni anayasanın geleceği soruldu. Haber Türk’ün sorduğunu bilen haber sunucusu Ece Üner, AUK’nın kuruluşundan beri olan bitenden haberdardı; incelediği belgeler önündeydi. 

Bu anayasayla yaşayamayız
Cevaben, yeni anayasada duraksamanın öngörülmemesi gerektiğini, bildiğim kadarıyla anlattım. Halkımız ve devletimizin yeni anayasadan vazgeçmek gibi bir yola giremeyeceğini, bu sorumluluğa hiçbir partinin katılmasının söz konusu bile olamayacağını anlattıktan sonra bir önerimi soru biçimde dile getirdim:
Çalışmaları güvenceye almak için bugün yürürlükte olan “T.C. anayasasını yürürlükten kaldıran bir kanunun çıkarılmasının, AUK için yaptırım olabilir miydi? 

Endişelerin nedenleri
Partiler birbirleriyle ve özellikle iktidarla ölçüsüz ve duygusal ilişki sürdürmektedirler. Sonuçta halk-parti ilişkilerinin düşünülmesi bile zor, kötü gelişmeleri bekler duruma gelmiştir. Partiler kendilerine bir sınır koymadan davranmakta; ilişkilerden ürken halk, şuraya kadar gidilmez diyememekte ve yeni anayasa çalışmalarından umutsuzluğa düşmektedir.
Diğer taraftan, her partinin AUK’dan beklentisi farklıdır. İçlerinde, çalışmaları siyasal bir araç haline getirmek isteyenler vardır. Üyelerin seçimi sırasında, kişilerin ilişki kurma becerisi, bu becerinin siyasete etkisi, seçilen üyelerin siyaset anlayış farklarının dikkate alınmadığı da anlaşılmaktadır. Bu durumda, sonuca gitmek zordur. 

İki öneri
Biri, olağanüstü, diğeri olağan sayılabilecek iki önerim var: Birincisi, anayasanın yürürlükten kaldırılması, diğeri de uzlaşma sağlanamayan konuların AUK çalışması dışına çıkarılmasıdır.
Mevcut anayasa yürürlükten kaldırılırsa hiçbir devlet organı hukuki dayanaktan mahrum kalmaz; alt düzenlemeler vardır, gerçekte iki kez düzenlenen konular bile bile yasaların içine girmiştir. Kaldı ki mevcut düzende hukuksal dayanak olmadan da karar veren ve icra eden kurum ve organlarımız vardır; doldurulması zorunlu görünen boşluklar için de yeni kanun çıkarılabilir.
Açıkça, hiçbir kurum ve organ işsiz; hiçbir iş de sahipsiz kalmaz! Anayasa Mahkemesi bile; kişisel başvuru hakkı ve yüce divan göreviyle işine devam edecektir.
Anayasayı bütünüyle kaldıran kanuna halkoyunda verilecek oylar halkın bakış ve tercihlerini de ortaya koyacak, AUK çalışmalarını yönlendirecektir. Anayasasız geçecek kısa dönem, demokrasimiz ve yurttaşlarımız için öğretici bir aşamayı başlatabilecektir. AUK’nın usul kararlarının başında, uzlaşma sağlanamayan konuların ve alanların çalışma dışında bırakılmasıdır. Bu karar, anlaşılamayan hususların yasalara bırakılması anlamına gelir. Böyle bir hükmün terbiye edici anlamını uzun uzun anlatmaya gerek yok sanırım.
Partilerin neleri yasama organının çoğunluğuna bırakmayı kabul edeceklerini belirlemesi; çoğunluğa bırakamayacakları konularda anlaşmaları gerektiği görülecek ve uzlaşma aranacaktır. Yani akıl ile siyaset yapılacaktır.

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.