Yazıklar olsun…
Geçen hafta kamuoyunda pek de ses getirmeyen bir ziyaret gerçekleşti ülkemizde. Muhammet El Sager (Arap Parlamentosu eski Başkanı ve Kuveyt Eski Milletvekili), Dr. İyad Allawi (Irak eski Başbakanı), Fuat Siniora (Lübnan
Geçen hafta kamuoyunda pek de ses getirmeyen bir ziyaret gerçekleşti ülkemizde. Muhammet El Sager (Arap Parlamentosu eski Başkanı ve Kuveyt Eski Milletvekili), Dr. İyad Allawi (Irak eski Başbakanı), Fuat Siniora (Lübnan eski Başbakanı), Taher El Masri (Ürdün Meclis Başkanı ve Ürdün eski Başbakanı) ve Amr Musa(Arap Liginin Mısır'lı eski Genel Sekreteri) Türkiye’yi ziyaret ederek Dış İşleri Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı ile birer görüşme yaptılar. Niyetleri; Mısır’daki askeri darbeye Türkiye’yi razı etmekti. Biliyorsunuz, Mısır’daki askeri darbeye en çok itiraz eden, konuyu dünya gündemine taşıyan, uluslararası güçleri harekete geçirmeye çalışan, güya demokrat Batıyı ve ABD’yi uyaran, suçlayan, belki de tek ülke Türkiye.
Yukarıda ismini zikrettiğim anlı-şanlı(!) Arap liderlerinin beyhude çabaları beni oldukça yordu, hatta strese soktu. Düşünebiliyor musunuz, bu zavallılar, ABD, Avrupa ve darbeci milli irade düşmanı derin güçlerin isteğiyle yola çıkmışlar ve Türkiye’den yardım dileniyorlar. Kendi insanlarını iknaya gücü yetmeyen bu çapsızlar, halkın alanları boşaltması, iradelerinden vazgeçip boyunlarını kısarak evlerine çekilmeleri için Türkiye Başbakanı ile Cumhurbaşkanından medet umuyorlar. Uluslar arası camiada ilkeli politikalar yürüten Türkiye’nin Afrika, Ortadoğu ve Arap halkları üzerindeki haklı ve güçlü prestijinden yararlanarak kendi halklarını sindirmek istiyorlar. Bölge liderlerinin Erdoğan’ı kendilerine rakip görüp kıskanmalarına rağmen halkların ilginç ve anlaşılabilir saygınlığı söz konusu başbakan üzerinde. Mübarek’in yıkılmasından ve Mursi’nin Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra Tayyip ERDOĞAN’ın Mısır’a yaptığı ziyarette halkın teveccühünü hatırlayın.
Günümüz teknoloji çağı. Her ne kadar televizyon ve gazeteler darbeci hükümetin emrindeyse de, facebook ve twitter gibi sosyal iletişim argümanları halkın hizmetinde ve aralarında haberleşmeleri, bilgi alış verişinde bulunmaları oldukça kolay. Bu saatten sonra halkları susturmak, özgürlük taleplerini arkalamak çok zor. Yıllardan beri darbeyle, despotik rejimlerle yönetilen halklar kendi iradelerine sahip çıkıyorlar artık. Manzarayı böyle yorumlamak lazım.
Aynı Arap liderler ardından da şikayet ederler, Avrupa ve ABD kamuoyunda, hatta kendi halkımız üzerinde bile saygınlığımız yok diye. Nasıl olsun ki..? Sen en ufak bir olumsuz gelişmede halkından değil, gider de Avrupalı ve Amerikalı dostlarından medet umar, onlarla sıkı fıkı ilişkiler içine girer, derin güçlerle ittifak eder, kendi menfaatin için ülkenin geleceğini satarsan, olacağı odur. Bunun başka bir açıklaması olabilir mi? Hatırlarsınız, 12 Eylül darbesini yapmadan önce Kenan EVREN ve saz takımı da ABD’den izin almıştı. Hatta ABD’li bir yetkilinin, “bizim çocuklar darbe yapmış” sözü tarihe kayıt düşmüş acı bir cümle olarak hala hafızalarda derinliğini korumaktadır.
Beni tanıyanlar bilirler, hakaret etmek asla tavrım değildir, tasvip de etmem. Ama eğer ki kişiliğim böyle olsaydı bu ziyaretçilere karşı içimden gelenleri kusarak rahatlamak isterdim doğrusu.
İçlerinden Amr Musa’yı(Arap Liginin Mısır'lı eski Genel Sekreteri) tanıyorum az buçuk. Sizler de hatırlarsınız. Hani, 2009'da Tayyip Erdoğan’ın Davos çıkışında salonu terk ederken onu coşkuyla tebrik eden, tokalaşan, sonra da salon görevlisinin, “otur” işaretiyle oturan şahsiyet fakiri kişi. Ardından, basın mensupları olayla ilgi yorumunu almak istediğinde, “yorum yapmak istemiyorum” diyen kişiliksiz. Hatırladınız değil mi? Aynı Amr Musa, seçimlerde Mursi’nin karşısında cumhurbaşkanlığına adaylığını da koymuş, kaybetmişti. Oh ne ala… Sandıkta rakibini alt edemeyince darbeyle indir ve iktidardan nimetlenmeye kalk. Zavallı şahsiyet-i fakir.
Diğer tırsık bürokrat-siyasetçi silüetli adamlar hakkında da bir şeyler söyleyip günaha girmek, midelerinizi bulandırmak istemiyorum.
Kendi halkının iradesini bastırmak için başka bir ülkenin liderine ricaya gelen bu sarsıklar için, yazıklar olsun, demekten başka söylenecek fazla söz de yok aslında…
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
