BIST11.722
DOLAR49,45
EURO55,62
ALTIN6.633
BITCOIN4.054.869
14° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 573 okunma

“Yeni”mi yıl..?

Bugün akşam yılbaşı, 2013 yılına gireceğiz. Aslında “yeni” kavramına uygun olmayan bir geçişten başka bir şey değil bu diye düşünüyorum. Şöyle bir kurgulayacak olursak “yeni” kavramını, anlatmak istediğim mevzuyu sanırım

Bugün akşam yılbaşı, 2013 yılına gireceğiz.

Aslında “yeni” kavramına uygun olmayan bir geçişten başka bir şey değil bu diye düşünüyorum. Şöyle bir kurgulayacak olursak “yeni” kavramını, anlatmak istediğim mevzuyu sanırım daha iyi anlamak mümkün olacak…

Mesela bir çocuğa “yeni” bir oyuncak alırsınız ve çocuk o “yeni” oyuncağı görür görmez gözleri faltaşı gibi açılır, oldukça sevinir. Zira hediye ettiğiniz oyuncak, elindekinden oldukça farklıdır. Çocuğun hediye ettiğiniz oyuncağa olan ilgisi aslında “yeni” olmasından değil, elindekinden farklı olmasından kaynaklanıyor. Ya da şöyle söyleyecek olursak, oyuncağı yeni yapan şey, mevcuttan farklı-daha güzel değil- olmasından kaynaklanmasıdır.

İyi ya da kötü, ama elindekinden farklı. Elindeki oyuncağın tıpatıp benzerini ama “yeni” olanını hediye etseniz, dönüp bakmaz bile çocuk. Çünkü elindekinden hiçbir bir farkı yoktur aslında “yeni” olanın.

Olayı demogojiye boğmak istemiyorum ama yılbaşı da öyle.  Söyler misiniz bana, bir dakika önce 2012 olan rakam, bir dakika sonra 2013 oluyorsa, o bir dakikalık sürede ne değişiyor, ne farklılaşıyor rakamlardan başka. Birden zengin mi oluyorsunuz, mevsim kıştan yaza mı dönüyor, bahar mı geliyor, Filistin işgalden mi kurtuluyor, Rusya Çeçenistan’dan mı çekiliyor, Suriye’de halk özgürlüğüne mi kavuşuyor, ABD tarih sahnesinden mi siliniyor, ODTÜ’deki öğrenciler saplandıkları ideolojik çıkmazdan mı çıkıyor, ne değişiyor…

Hayatınızda o an yeni olan bir şey yoksa, yaşamınız mutat devam ediyorsa, 2013’e girmiş olmanın özelliği nedir Allah aşkına?

Belki de 2013, 2012’den daha da kötü geçecek, nerden biliyorsunuz?

 Geçen yıl açıklanan Dünya Meteoroloji Örgütü'nün raporuna baktığımızda durumu daha rahat anlayabiliyoruz mesela.  Geçen yılın ilk on ayında denizler tahminlerin çok ötesinde ve rekor seviyede çekilmiş. Ortalama sıcaklık artmayı sürdürüyor. Asya'da ve Amerika'da küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliklerinin yol açtığı dev boyutlu sel felaketleri yaşandı. Doğu Afrika'nın değişen iklimi yüzünden kuraklık bölgedeki insanları kasıp kavuruyor. Yüz binlerce insan aç, on binlercesi açlıktan öldü. Bir de okyanusların hali var ama o bahsi açıp tat kaçırmamak daha iyi olur diye düşünüyorum. Çünkü bilim adamları okyanuslara yaptığımız "kötülüğün" en uç seviyeye çıktığını söylüyorlar. Oysa okyanusları kaybetmek kıyamet yolundan bir daha geri dönememek demek!
Doğaya birdenbire sihirli bir el değmeyecekse eğer, 2013'de de bu gidişin süreceği ortada!”

Durum bu minvalde iken, “yeni” bir yılı kutlamanın anlamı nedir sizce..?

Sevinmek, mutlu olmak, Allah tarafından bu dünyada yaşamanın fitresi olarak bize sunulmuşsa eğer, elbette bunu değerlendirmeliyiz. Ama Allah aşkına, Haşmet Babaoğlu’nun deyimiyle, “Orasından burasından törpülenerek alabildiğine "seküler"leştirilmiş; hikmet geleneğiyle bağı kopartılmış takvimler nasıl ‘derin’ işaretler taşıyabilirler” kaderimizde?  

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.