DOLAR49,45
EURO55,62
BITCOIN4.015.395
10° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 567 okunma

Yiyerek zayıflayın…

Yaz geldi ya, gazeteler, dergiler, televizyon reklamları, web sitelerinin neredeyse hemen hepsi, uzun zamandan beri zayıflama reklamları ile dolup taşıyor. İletişim araçlarının neredeyse tümünü bu reklamlar kaplıyor. Web

Yaz geldi ya, gazeteler, dergiler, televizyon reklamları, web sitelerinin neredeyse hemen hepsi, uzun zamandan beri zayıflama reklamları ile dolup taşıyor. İletişim araçlarının neredeyse tümünü bu reklamlar kaplıyor. Web sitelerinin finansmanını tek başlarına sanki bu ilaç şirketleri karşılıyor gibi.

Buradan şu sonuca varmak mümkün, bayağı para kazanıyorlar ki, bu kadar masrafa giriyorlar. İşin bu tarafı beni pek ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren, daha çok reklamı veriş şekilleri. Reklamların çoğu, “yiyerek zayıflayın” şeklinde. Zayıflamak isteyenlerin hoşuna giden bir yöntem bu, öyle değil mi, “yiyerek zayıflamak…”

Oh ne ala, hem istediğim yemeği istediğim kadar yiyeceğim, hiçbir şekilde kısmayacağım, hem de zayıflayıp arzu ettiğim kiloya ineceğim, öyle mi? Oldukça hoş geliyor kulağa…

Burada bir tuzak olduğunu seziyor, hissediyorsunuz, ama çözmek işinize gelmiyor. Zira iradenize sahip çıkamayacağınızı düşünüyorsunuz. İşin kolayı varken, bir ürünle zayıflamak mümkünken, ne diye zor olanı tercih edeceksiniz ki zaten. İlk bakışta bu reklamlardan şunu anlıyorsunuz; “ilaç firmaları bizi düşünüyor, yemeyi kesmeden zayıflatmaya çalışıyor, ne kadar iyi insanlar.”

Öyle ya, hem yiyecek, nefsinizi tatmin edeceksiniz, hem de zayıflayacaksınız. Oh ne ala… İnanılacak gibi değil ama, adamlar söylüyorsa ciddi bir ürün demek ki bunlar. Sonra, sağlık bakanlığı da denetliyordur bunları, eğer ortada sağlıksız bir durum olsa, bakanlık el koyar hemen, öyle değil mi?

Öyle değil işte. Aslında, adamların bizi düşündüğü falan yok ortada. Bu koca bir yalan. Firmalar yine parayı, hatta daha çok para kazanmayı düşünüyorlar. “Bir yandan ürettiğimiz ürünleri satarak zayıflamaya çalışırlarken para kazanalım, diğer yandan hazır gıdaları tüketmeye devam etsinler, yine para kazanalım,” istiyorlar.

Unutmayın ki, kapitalizmin kuralları sizin az tüketmenizi asla kabul etmez. Sizler ne kadar çok tüketim yaparsanız, kapitalizmin çarkları da o kadar hızlı ve acımasızca döner, sistemin sahipleri de o kadar çok para kazanırlar.

Meselenin özeti bu.

Yıllarca “diyet” diye dondurma sattılar, hatırlayın. “İnsana asıl zarar veren yağdır, içinden yağı alınmış bu dondurmaları istediğiniz kadar yiyin, kilo almazsınız” dediler. Diyet dondurmalarının içine şekeri ya da diğer tatlandırıcıları basarak senelerce sattılar, milyarlarca paralar kazandılar. Sonuç yıllar sonra ortaya çıktı ve sadece özür dileyerek, yanıldık diyerek işin içinden sıyrıldılar. O kadar basit işte…

Bir yandan çok yemeye devam edeceksiniz, diğer yandan da kilo vereceksiniz, öyle mi? Allah aşkına, buna aklınız eriyor mu hiç sizin. Umut tacirlerinin tuzağı olan bu zokayı yemek, ne kadar da hoşumuza gidiyor. İnanmadığınız halde ürünü deniyorsunuz, değil mi, çünkü iradenize sahip çıkamıyorsunuz. Bunun başka açıklaması yok…

Halbuki zayıflama olayı gayet basit; midenizin üçte biri boş, üçte biri su ile, üçte biri ise yemekle dolu olacak ve bolca hareket edeceksiniz, hepsi bu. İslam peygamberi yüzyıllar öncesinden reçeteyi vermiş ve biz hala sağda solda, işimize gelen ürünleri alıyoruz zayıflamak adına.

Ama İslam peygamberinin önerdiği bu reçete kapitalizme, sistemi elinde tutan zenginlere, aşırı tüketimden kazananlara uymaz. Ne kadar çok tüketim, o kadar çok para demektir onlar için. Az yemenize, az harcamanıza, az tüketmenize asla razı olmazlar, hatta televizyonlarda, gazetelerde, web sitelerinde reklam vermenize bile razı olmazlar…

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.