DOLAR49,45
EURO55,62
BITCOIN4.033.463
14° KAYSERİ
Üst banner
K
Konuk Yazar
07 Haziran 2013 · 663 okunma

Zamanı durdurmak…

Hayat, biz istesek de istemesek de akıp gidiyor. İşimizin stresi, ekmek kavgası, iş hayatındaki bir takım problemler, meşakkatler… Hayatımızın nasıl aktığının, nereye gittiğimizin farkına varamıyoruz çoğu zaman. Yaşamın

Hayat, biz istesek de istemesek de akıp gidiyor. 

İşimizin stresi, ekmek kavgası, iş hayatındaki bir takım problemler, meşakkatler…

Hayatımızın nasıl aktığının, nereye gittiğimizin farkına varamıyoruz çoğu zaman. 

Yaşamın güzelliklerinin farkına varmadan, hayattan zevk almadan ömrümüz bitiyor gibi geliyor bize. 

Hani derler ya, “geldiğiniz gibi gidiyorsunuz” diye, aynen öyle. 

İnsan, hayatın hızlı akışını 40 yaşın üzerindeyken çok daha iyi fark ediyor galiba. 

Geriye dönüp baktığınızda, eğer ki kayda değer bir şeyler de göremiyorsanız, iyice hüzünlenirsiniz.

Bazen, hızla akan zamanı durdurmanın keşke bir çaresi olsa diye düşünürsünüz.

Mümkün olmadığını bile bile… 

Zamanı durdurmanın bir çaresi yoksa ve her halükarda zaman akıp gidecekse eğer, hayatı dolu dolu yaşamak, yaşamın bizim için biçilen zevklerinin tadını almak ve hayatın anlamının farkına varmak da “zamanı durdurmak” ile eş değer olabilir mi peki? 

Neden olmasın?

Böyle yazınca bazılarının aklına hemen şu soru gelebilir. “İyi de be kardeşim, hayatın tadına varmak, yaşamın bir takım zevklerini almak, ömrümüzün her anını doya doya yaşamak için cebinin para dolu olması gerekmez mi?”

Öyle değil işte. 

Öyle olsaydı eğer, bütün zenginlerin mutlu olması gerekmez miydi..?

Ya da, bütün mutlu olanların zengin…

Gelir seviyeniz ne olursa olsun, yaşamınızı mutlu kılmak, bir takım mutlulukları, tatları yaşamak adına illaki küçük de olsa bazı fırsatlar çıkar insanın önüne. 

Bunu parayla, pulla da ilgisi yok…

Mesele, önünüze çıkan fırsatları değerlendirmenizle ilgili. Çoğu zaman benim yaptığımı bir şey vardır.  Herkese tavsiye ederim. Çocuklarınızın gelişim seviyesini izleyin mesela...

Herkesin kolaylıkla yapabileceği çok basit ve çok güzel bir şey… 

Nasıl mı? 

Elinize, onlar daha küçük bir çocukken çekilmiş, değişik yaş gruplarına ait fotoğraflarını alın, tek tek dakikalarca fotoğraflara bakın ve şu anki hallerini düşünün. 

Emin olun içiniz bir tuhaf olacaktır…

Yüreğiniz burkulacak, içiniz sevgiyle dolacak, gözlerinizden belki de yaş gelecek ve yaratıcıya, bugünleri size gösterdiği için defalarca şükredeceksiniz.  İnanın, milyarder olsanız bu kadar mutlu olmanız, bu duygu yoğunluğunu yakalamanız mümkün olmayabilir…

Düşünün bir kere, bunu da yapamaz mısınız…?

Hayatınızı güzelleştirmek, yaşamımızı mutlu kılmak için hepimizin elinde pek çok fırsatlar vardır aslında.  Yukarıda da söylediğim gibi, mesele, bunu değerlendirip, değerlendirmemekle ilgili. 

Örneğin, bir işyerine gittiğinizde, orada görevli bir bayandan bir şey istediniz. İsteğinizin sonucunda, “lütfen” dersiniz, öyle değil mi, “lütfen”  O bayan istediğiniz şeyi verdiğinde ise, teşekkür eder, iyi günler diler ve oradan ayrılırsınız.  Peki, içimizden kaç tanemiz akşam yemeğini ya da sabah kahvaltısını hazırlayan, ütüsünü yapan, ev temizliğini ihmal etmeyen, sevgili yavrularımızı büyüten, aynı zamanda da iş yerinde çalışan eşine, “eline sağlık, güzel olmuş, teşekkür ederim” der. 

Bunun muhasebesini yapalım içimizde.

Biz diyor muyuz?  Böyle yapınca hem kendimiz ve hem de eşimiz mutlu olmaz mı? 

Bu güzel davranışı gören çocuklarımız da etkilenip, onlar da annelerine teşekkür etmezler mi..? 

Ederler tabi. 

İlerde çocuklarımızda sağlıklı bireyler olup, iyi birer aile sahibi olmazlar mı…?

İşte size aile boyu bir mutluluk tablosu.  Bunun parayla, pulla ilgisi var mı şimdi. 

Arada bir çocuklarınızın başını okşamak, onları kucaklayarak sevmek, etrafa gülücükler ve tebessümler saçmak, akşam yemeklerinde ve sabah kahvaltılarında mutlaka bir arada bulunarak ailece sohbet etmek, onlarla konuşmak, dertleşmek, bazen de çocuklarınıza sürpriz yaparak onları okuldan almak, iltifatlar etmek, zeki, çalışkan ve dürüst olduklarını hatırlatmak, aile boyu akşam yürüyüşleri yapmak, onların çocukluk fotoğraflarını çıkarıp göstermek, o aşamaya nasıl geldiklerine dair küçük küçük hikayeler anlatmak... 

Hepsi de herkesin yapabileceği güzel şeylerdir... 

Göreceksiniz ki aile hayatınızın değişmesi, güzelleşmesi, iş hayatınıza ve sosyal hayatınıza da yansıyacak, sizin, eşinizin ve çocuklarınızın pozitif enerji ile dolmasına, hayattaki başarınızın artmasına vesile olacaktır.  İşte o vakit zamanın durduğunun, ruhsal olarak yaşlanmadığınızın, hayattan zevk almaya başladığınızın, ömrünüzü dolu dolu yaşadığınızın farkına varacaksınız. 

Bunun parayla, pulla hiçbir ilgisi yok.

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.