Zihin Sağlığı.
Sizler de izliyorsunuz, televizyon programlarının çoğu dengeli beslenme ile ilgili. Sanki, kendiliğinden bir kampanya başlatılmış gibi, nerdeyse bütün televizyon kanallarını bu tür programlar süslüyor. Yok şunu yemeyin ş
Sizler de izliyorsunuz, televizyon programlarının çoğu dengeli beslenme ile ilgili. Sanki, kendiliğinden bir kampanya başlatılmış gibi, nerdeyse bütün televizyon kanallarını bu tür programlar süslüyor. Yok şunu yemeyin şeker var, yok bunu yemeyin yağ yapar, yok bunu yerseniz kolesterolünüzü düşürür, yok şunu yalnız başına almayın, yanına hıyarı da ekleyin gibi bir sürü akıl veriyorlar izleyenlerine. Bu alanda isim yapmış medyatikleri de davet ederek programlarını canlı tutmaya, kanallarını daha çok izlenir yapmaya çalışıyorlar. Programlar hemen her gün var. Hem de, en çok izlenen kuşağında.
Programlara çıkan o meşhurların tavırlarını bir görseniz, hemen hepsi de bir doktor edasında; bilgili, üstten bakan, kendinden emin, kameralara alışkın, ukala.
Neyse, konumuz o değil.
Evet, kabul etmek gerekiyor ki, beden ve ruh sağlığı için günlük spor çok önemli. Y ada, sağlıklı yaşamak için dengeli beslenmek oldukça doğru. Hele belli bir yaş grubundan sonra insanların yediklerine, içtiklerine dikkat etmeleri gerçekten çok önemli. İnsanların gündemlerine bunları soktukları için televizyon kanallarına teşekkür etmemiz gerekiyor sanırım.
Lakin, beden sağlığı kadar beyin sağlığının da önemli olduğunu unutmamak gerekiyor. İnsanların gündemlerini belirleyen televizyon kanalları, yeme içme, spor yapma programları kadar, kitap okumayla ilgili programlar da geliştirilmeli değil mi? Biz yıllardan beri pek çok mecrada bunu söylüyor, kitap okunmanın faydalarından bahsediyor, dinimizin ilk emrinin de “oku” olduğunu ifade ediyoruz. Lakin bizim sözlerimiz televizyon kanalları ya da internet siteleri kadar geçer akçe değil. Televizyon kanallarının, internetin, gazetelerin gündeminde ne varsa, halkın gündeminde de o oluyor. Yani, halkın gündemini görsel iletişim araçları belirliyor. Bu çıplak gerçek yadsınamaz.
Belli bir yaş grubundan sonra insanı bekleyen büyük tehlikelerden biri de, hak verirsiniz ki, zihinsel hastalıklardır. Evet, şeker, kolestrol, şişmanlık, tansiyon ve benzeri hastalıklar önemlidir. Ama en az onun kadar önemli bir diğer hastalık da, unutkanlıktır. Vücudunuz gibi beyninizin de yaşlandığını unutmayın. Alzheimerin bir hastalık olduğunu bilmeyen yok. Bu hastalığı önlemenin yolu da bolca kitap okuyarak zihinsel faaliyetlerinizi diri tutmanızdır diye düşünüyorum.
İlahiyat mezunlarının hafızalarının neden sıradan insanlara göre daha geniş, daha aktif olduğunu hiç düşündünüz mü? Zira onların eğitimleri daha çok ezbere dayanıyor.
Avrupa’da, özellikle de Japonya da yaşlılar için okuma seansları vardır mesela. Yaşlıların çoğu katılır bu tür programlara. Okuma yazma oranı pek çok Avrupa devletinden yüksek Japonya da bile bu tür seanslara katılım oldukça yüksek, bizim gibi ülkelerin halini bir düşünün hele.
Okumanın bir elzem olduğunu, sadece boş zamanlara yapılmaması gerek bir etkinlik olduğunu, özellikle zaman ayırmak gerektiğini, ilerde oluşacak pek çok hastalığın çözümünün bol okumaktan, düşünmekten geçtiğini insanlarımıza anlatmamız, aktarmamız gerekiyor.
Okumak, sadece düşünce dünyanızı, algı yeteneğinizi geliştirmez, aynı zamanda ilerde oluşması muhtemel hastalığınıza da derman olacaktır.
Yetkililerin projeler geliştirerek, televizyon kanalları ile anlaşıp bir an önce diyet, dengeli beslenme, sağlıklı yaşlanma gibi programlar yapıp, insanların gündemine okumayı sokmaları gerekiyor. Çünkü bu hem bir devlet meselesidir, hem de imkan meselesi.
Gelişmiş ülkelerdeki kitap okuma oranı ile ülkemiz insanı arasında dağlar kadar fark var, biliyorsunuz. Bunu yenmenin yolu da, bizi yönetenlerin medya gücünü arkalarına alarak vatandaşların gündemine kitap okumayı sokmalarıdır.
Hemen hemen tüm kanallarda kamu spotu olarak verilen, “Dumansız Hava Sahası” reklamları gerçekten sigaraya olan ilgiyi müthiş derecede kırdı. Aynı reklamlar neden kitaplarla ilgili yapılmaz? Milli eğitim neden bunu düşünmez?
Benden söylemesi.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.
