Altın yine sahnede…

Altın yine sahnede…


Rakamlar yukarı doğru tırmanırken ekranlara kilitlenen gözler, aslında sadece bir metalin değerini izlemiyor; endişenin, beklentinin ve güvensizliğin grafiklerini takip ediyor. Çünkü altın hiçbir zaman yalnızca altın olmadı. O, ekonomik tablonun sessiz ama en dürüst yorumcusudur.

Bugün yükselen altın fiyatlarına bakarken şunu sormak gerekiyor:

Gerçekten değer kazanan altın mı, yoksa değer kaybeden para mı?

Piyasalarda altın yükseldiğinde herkes aynı refleksi gösterir:

“Daha da çıkar mı?”

Bu soru, yatırımcı psikolojisinin en tanıdık yankısıdır. Oysa altın çoğu zaman yükselmez; insanlar güvensizlik hissettikçe ona sığınır. Yani yükselen şey fiyat değil, sığınma ihtiyacıdır.

Altının grafiği aslında bir ülkenin ya da dünyanın nabzıdır.

Jeopolitik gerilim arttığında bir çizgi yukarı fırlar.

Enflasyon konuşulmaya başlandığında bir adım daha çıkar.

Döviz dalgalandığında ise sessizce ama kararlı biçimde tırmanır.

Çünkü altın, kağıt paranın aksine “vaat” değil, “varlık” hissi verir.

Bugün gelinen noktada altın fiyatlarının yükselmesi kimine göre fırsat, kimine göre tehlike.

Ama asıl mesele şudur:

Altın yükselirken insanın içindeki korku da yükselir.

Kimse durup şunu sormaz: “Bu artış bana ne anlatıyor?”

Altın yatırımcısı ikiye ayrılır:

Birincisi rakama bakanlar…

İkincisi zamana bakanlar.

Rakama bakan her dalgalanmada panikler.

Zamana bakan ise şunu bilir: Altın kısa vadede bir ticaret aracı olabilir ama uzun vadede bir güven sembolüdür.

Bugün altın fiyatlarının yükselmesi ekonomik bir veri olduğu kadar sosyolojik bir göstergedir. İnsanların geleceğe dair temkinli duruşunu, paraya değil değere yönelişini anlatır. Çünkü altın, cüzdanda değil zihinde taşınan bir varlıktır.

Belki de bu yüzden altın hiçbir zaman modası geçmeyen tek yatırımdır.

Teknoloji değişir, para birimleri değişir, ekonomik modeller değişir…

Ama insanın “elde tutma” ihtiyacı değişmez.

Sonuçta altın yükselirken sadece grafikler hareketlenmez.

Sohbetler artar, beklentiler büyür, temkinli cümleler çoğalır.

Ve altın bir kez daha bize şunu hatırlatır:

Ekonomi bazen rakamlardan değil, insanların korkularından yazılır.

Google+ WhatsApp