Kayseri’de Zor Akşam: Cesaret mi, Gerçek mi?

Kayseri’de Zor Akşam: Cesaret mi, Gerçek mi?


Kayserispor–Fenerbahçe maçları hiçbir zaman sadece bir futbol karşılaşması değildir. Hele ki adres Kayseri ise… Tribün başka oynar, şehir başka nefes alır, futbol bazen taktikten çok karakter meselesine dönüşür.

Kâğıt üzerinde bakınca tablo net görünüyor. Fenerbahçe ligin zirve yarışında, form grafiği yüksek ve istatistikler sarı-lacivertlileri açık favori gösteriyor. Son haftalardaki kazanma oranları ve iki takım arasındaki geçmiş maçlar da bunu destekliyor. Fenerbahçe, Kayserispor’a karşı son yıllarda ciddi bir üstünlük kurmuş durumda.

Ama futbol kâğıtta oynanmıyor.

Kayserispor’un ligdeki konumu zor olabilir, savunmada eksikler bulunabilir ve sakat listesi teknik heyetin elini daraltıyor olabilir. � Ancak Anadolu takımlarının büyük maç refleksi vardır. Özellikle düşme hattına yakın ekipler için bu tür karşılaşmalar sezonun kırılma noktasıdır.

Fenerbahçe’nin oyunu tempolu, topa sahip olmayı seven ve rakibi hataya zorlayan bir yapı üzerine kurulu. İstatistik modelleri bile bu maçta deplasman ekibine yaklaşık %60’ın üzerinde kazanma ihtimali veriyor. Bu da gösteriyor ki sarı-lacivertliler Kayseri’ye sadece oynamaya değil, almaya geliyor.

Fakat şu unutulmamalı: Kayseri’de maç skorla değil, sabırla kazanılır. Tribünün baskısı, oyunun sertleşmesi ve her topun final havasında oynanması büyük takımların ritmini bozabilir.

Bu maçın anahtarı üç kelime:

Sabır, konsantrasyon ve ilk gol.

Eğer Fenerbahçe erken gol bulursa oyun açılır ve fark ihtimali doğar. Ama Kayserispor skoru uzun süre dengede tutarsa, o zaman sahada taktik değil duygu konuşur.

Benim öngörüm mü?

Fenerbahçe kalite olarak bir adım önde. Ancak kolay bir galibiyet bekleyen yanılır. Kayserispor direnirse Kayseri’de gece uzar.

Google+ WhatsApp