“AK Parti, İktidara Geldiği Günden Beri Kendisiyle Yarışan Bir Parti Olmuştur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 2019 yılındaki seçim hazırlıklarına değinerek, “Bir bayrak yarışı olarak gördüğüm hizmet yolunda kime, ne zaman, hangi mevkide görev düşeceği belli olmaz. Bunun için tüm arkadaşlarımızdan partimizle sadece gönül bağlarını değil, fiziki bağlarını da güçlendirerek devam ettirmelerini istiyorum. Teşkilatlarımızla birlikte belediyelerde de şimdiden birtakım düzenlemeler yapmaya başladık” dedi.

“PLANSIZ, PROGRAMSIZ İŞLERE KALKIŞMAYA HAKKIMIZ YOK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Herkesin milleti umursamadan bildiğini okumaya hakkı olabilir, bizim yok. Herkesin plansız, programsız, hesapsız, kitapsız işlere kalkışmaya hakkı olabilir, ama bizim yok. Biz ağzımızdan çıkan her sözü, attığımız her adımı, yaptığımız her işi ülkemizin ve milletimizin menfaatleri bakımından dikkatlice tartmak, değerlendirmek, ölçüp biçmek mecburiyetindeyiz. İster ekonomisiyle ilgili olsun, ister iç siyasetle, ister dış politikayla, isterse başka herhangi bir konuşla ilgili olsun, tüm işlerimizde bu kriterlere uygun davranmazsak, kendimizi ve ülkemizi ciddi sıkıntıya sokarız” diye konuştu.

Şu anda AK Parti ilçe kongrelerinin devam ettiğini, ardından ilk kongreleri ile büyükşehirlerin kongrelerinin yapılacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongrelerde vazifelerini yeni isimlere devredenlerin önümüzdeki dönemde teşkilatlardan belediyelere ve Meclise kadar her kademede görev alabileceklerini söyledi.

Bunun bir bayrak yarışı olduğunu ve zaman içinde makam-mevki değişikliğinin olabileceğini, bundan dolayı kimsenin üzülmemesi gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, partide görevlerini devredenlerin, AK Parti ile sadece gönül bağlarını değil, fiziki bağlarını da güçlendirerek devam ettirmelerini istedi.

“GÖREVLERİNDEN FERAGAT EDEN ARKADAŞLAR PARTİDE ÇALIŞMAYI SÜRDÜRECEK”

Parti teşkilatlarıyla birlikte belediyelerde de birtakım düzenlemeler yapmaya başladıklarına işaret ederek, kritik gördükleri yerlerde yeni döneme daha ciddi hazırlık yapabilmek için mevcut isimlerin çekilmesi konusundaki kararlarını adım hayata geçirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları söyledi: “Görevlerinden feragat eden arkadaşlarımız elbette partimizde çalışmayı, katkı sağlamayı sürdüreceklerdir. Bu bir tasfiye değil, ihtiyaçtan kaynaklanan görev değişimidir. Hiç kimsenin gerek teşkilatlarda, gerekse belediyelerde görevini devreden arkadaşlarımızla ilgili en küçük bir olumsuz söz söylemesine, incitici tutum içerisine girmeyiz, kusura bakmasınlar, izin veremeyiz, böyle bir şey olamaz. Bizler Pazar’a kadar değil, mezara kadar yol arkadaşlığı, dava arkadaşlığı yapmaya kasem etmiş bir kadroyuz, bunu biliniz. Ülkemiz, milletimiz, davamız ve partimiz için taş üstüne taş koymuş herkesin, teröre bulaşmamış ve ihanet etmemiş olması şartıyla gönlümüzün başköşesinde yeri vardır.”

Genel başkanından sandık müşahidine kadar tüm kadrolarıyla sorumluluklarının farkında bir hareket olarak, ülkeye ve millete hizmet etmeye devam ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisi ve onunla aynı dili kullanan kesimlerin böyle bir sorumluluk şuuruyla hareket ettiğini söylemenin mümkün olmadığını belirtti.

“DÜNYADAKİ EN SORUMSUZ VE TUTARSIZ ANA MUHALEFET PARTİSİNE SAHİBİZ”

“Dünyadaki en sorumsuz, en tutarsız, en ‘anakronik’ ana muhalefet partisine sahibiz maalesef. Genel Başkanından milletvekillerine ve belediye başkanlarına kadar ana muhalefetin tüm kadroları yabancı devletlerinden terör örgütlerine kadar herkesin yanındadır, bir tek kendi ülkesinin ve milletinin yanında değildir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bir ülkeyle sorun yaşadığında bu partinin karşı tarafla bir olup kendi ülkelerinin hükûmetlerine saldırdığını, Türkiye bir terör örgütüyle mücadeleye giriştiğinde yine bu partinin terör örgütünün elamanlarıyla kol kola girip kendi devletlerinin üzerine yürüdüğünü ifade etti.

Türkiye uluslararası kurumların haksız uygulamalarına karşı sesini yükselttiğinde yine bu partinin hemen karşı koronun içine girdiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başımıza adeta FETÖ’nün şakirdi, PKK’nın yoldaşı, Avrupa Birliği’nin 5’inci kolu kesildiler” şeklinde konuştu.

ABD İLE İLİŞKİLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ elebaşının tehdit etmeye devam ettiğine dikkat çekti ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi ey Amerika, şunlara bir bak, kimi beslediğinin farkında değilsin. Senin ülkende, Pensilvanya’da 400 dönüm arazide böyle bir kişiyi besliyorsun, ondan sonra da belge istiyorsun, al sana belge. Acaba benzer bir şeyi Türkiye’den birileri Amerika’ya karşı yapsa sessiz kalır mısın? Hemen buraya bildirirsin. Zaten gönderdiğin bir Büyükelçi var ki, adeta Amerika’yı yönetiyor, ‘Hükûmetimin adına buradayım’ diyor. Ve bir de kendine göre, ‘bize bunların belgeleri verilmedi’ diyor. Bunun belgesini sana Dışişleri Bakanlığı vermez, yargı verir. Ve 4’ünde tutuklandı, evvelsi güne kadar kimse savcılığa müracaat edip de bu tutukluyla görüşme talebinde bulunmadı. Ve dünyaya da yalan söylüyorlar, çünkü bunların meşrebinde, mizacında bu var.”

Türkiye’de kendini sosyal demokrat hisseden herkese saygı duyduklarını, kimsenin kökenine, inancına, meşrebine bakmadıkları gibi siyasi görüşüne de bakmadıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama şahsen ben bugünkü CHP’yle, kitaplarda okuduğumuz, müntesiplerinin bazılarını eskilerden az-çok tanıdığımız sosyal demokrasi arasında en küçük bir irtibat görmüyorum” dedi.

“ÜLKENİN ÇIKARLARINI SİYASET UĞRUNA ÇİĞNER GEÇERSENİZ, MİLLET DE SİZİ ÇİĞNER GEÇER”

Ana muhalefetin durumuna bakınca, sadece Türkiye ve millet adına değil, sosyal demokratlar için de büyük üzüntü duyduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyaset yapmak, hele muhalefet duruşu sergilemek elbette kolay değildir. Önemli olan, siyasi çıkarla ülkenin çıkarlarının tefrikini doğru yapabilmektir. Siz ülkenin çıkarlarını siyaset uğruna çiğner geçerseniz, görmezden gelirseniz, yok sayarsanız, millet de sizi çiğner geçer, yok sayar” değerlendirmesinde bulundu.

Kendisine şayet iktidara gelirse ülkenin meselelerini nasıl çözeceğine soranlara, ana muhalefet partisi liderinin; plan, program, proje anlatmak yerine, ‘Benim adım Kemal, ben çözerim’ diye cevap verdiğini hatırlatan ve böyle cevap veren bir zattan kimseye bir hayır gelmeyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar ülke değil, 5 koynu ver kaybeder gelirler” diye ekledi.

Söz konusu partinin Çanakkale Belediye Başkanının AK Partili kadın meclis üyesine, medyaya da yansıyan hakaretini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Hani bunlar kadın hakları savunucusuydu, hani bunların kadınlara saygısı vardı. Seçilmiş bir Meclis üyesine; ‘sesini kes, çık, konuşma’ diye sen bunu nasıl dersin? Sen bunu mu yaptın, 18 Mart geliyor, bak şimdiden ben de talimatı verdim; bu belediye başkanını 18 Mart’ta Çanakkale törenlerinde konuşturtmayacaksınız. Çünkü oradaki düzenlemenin faili hükûmettir, validir. Dolayısıyla onun orada konuşma hakkı bir lütuftur. Dolayısıyla bu seçilmişler için de böyle bir adımı attı, seçilmişe saygısızlık yaptı, bunun hesabını verecek. Öyle havaalanına gelip bizi karşılayacak; gelme karşılama bizi. Önce demokrasi terbiyesini bilmen lazım. Kalkıp da orada bir hanımefendiye sen bu şekilde saygısızlık yaparsan, onun sözünü kesersen, onu salondan kovarsan, kusura bakma biz de sizi kovulması gereken yerden kovarız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’a, şehitlere, güvenlik güçlerine, hâkim-savcılara dil uzatan milletvekillerine, ezan ve Kur’an başta olmak üzere millî ve manevi değerlere dil uzatan partilisine toz kondurmayan ana muhalefet liderinin bu görevde bulunmasını ‘ülkemizin en büyük talihsizliği’ olarak nitelendirdi.

“NİKÂHI, BELEDİYE BAŞKANI VEYA MÜFTÜNÜN KIYMASI ARASINDA FARK YOK”

Ana muhalefet partisinin çapsızlığının en çarpıcı örneklerinden birinin, şu anda TBMM’de görüşülmekte olan müftülere nikâh kıyma yetkisi verilmesiyle ilgili düzenlemeye karşı tavırlarıyla görüldüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar milleti tanımadıkları gibi kanun, nizam, hukuk da bilmiyorlar” dedi.

Hâlen nikâh kıyma yetkisinin, bir kamu görevlisi olan belediye başkanı veya onun yetki verdiği nikâh memurunda olduğunu; müftülerin de aynı şekilde devlet memuru olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisi istemese de bu düzenlemenin TBMM’den geçeceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Bunlar da nikâh üzerinden içlerindeki husumeti, kin ve nefreti ortaya döküyorlar. Zira buradaki rahatsızlığın tek sebebi, nikâhı kıyacak kişinin din görevlisi olmasıdır. Asıl niyetlerini ifade edemedikleri için de, bu değişiklikle ‘çocuklara dahi nikâh kıyılacağı, yasa dışı evliliklerin önünün açılacağı’ gibi akıllara ziyan, tamamı hezeyan eseri iftiraları dile getirmekten çekinmiyorlar. Tam aksine bu, bütün bu hezeyanları ortadan kaldıracak bir formüldür. Nikâhı müftü değil de, mesela yine söylüyorum, tapu müdürü, mal müdürü, orman şefi, veteriner, hastane müdürü veya başka herhangi bir kamu görevlisi kıyacak olsa, inanın bana bunların hiçbir itirazı olmazdı, hiçbir itirazı olmaz.”

Bir partinin göz göre göre nasıl kendi toplumundan, kendi halkından kopartıldığını görmek isteyenin bugünkü CHP yönetimine bakmasının yeterli olacağını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bulunduğu yere nasıl geldiği malum olan bu partinin başındaki zatı orada tutup tutmamak CHP’lilerin bileceği bir iştir, bu bizi ilgilendirmez. Biz sadece gördüğümüz bu fotoğraf karşısındaki üzüntümüzü milletimizle paylaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

“ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMLERDE ZORLU BİR İMTİHAN BİZİ BEKLİYOR”

AK Parti’nin iktidara geldiği günden beri, ana muhalefetin proje ve vaatleriyle değil kendi kendisiyle yarışan bir parti olduğunu, 2019 yılında da yine kendisiyle yarışacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki seçimlerde hem belediyelerde, hem milletvekilliğinde, hem cumhurbaşkanlığında zorlu bir imtihan bizi bekliyor. Sadece kendimiz ve partimiz için değil, ülkemizin ve milletimizin geleceği için de bu imtihana sıkı bir şekilde hazırlanmamız şart” uyarısında bulundu ve hep birlikte çok çalışacaklarını sözlerine ekledi.

AK Parti’nin il yöneticilerine, yönetimle taban arasındaki ilişkileri hep birlikte güçlendirmeleri gerektiğini, hesabi değil hasbi olmayı, seçim kampanyası başlamadan çalmadık kapı bırakmamayı tavsiye eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını “Bunu başardığımız gün göreceksiniz ki, inşallah 2019’un Mart’ı da, Kasım’ı da Türkiye için çok farklı bir dönem olacak, tam bir kırılma noktası olacak. Ve Türkiye’ye çelme takmak isteyenler, Türkiye’nin öyle kolay kolay çelme takılır bir ülke olmadığını da görecekler” sözleriyle tamamladı.

Google+ WhatsApp