Davutoğlu: 'Gerekli tüm tedbirleri almak zorundayız'

Katıldığı bir televizyon programında seçim güvenliğiyle ilgili konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'İnşallah seçim güvenliği bağlamında bir sıkıntıyla karşılaşmayacağız ama öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ve o kadar çok riskler var ki bu riskleri de tabii bilmek ve gerekli tedbirleri almak zorundayız.' ifadelerini kullandı.

İstanbul’daki yoğun programlarının ardından ATV/A Haber televizyonlarının ortak yayınında, Gündem Özel programına katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, yaklaşan seçim ve sıcak gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasının satır başları ve açıklamaları şu şekilde: “NEYE HİZMET EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR?” "İki devlet adamı kapalı kapılar ardında bir şey konuşuyorsa bu mahrem tutulur ama burada ölçü kalmıyor. Sizin bu ölçüyü savunmanızın, muhatabınız bunu savunmayınca kıymeti kalmıyor çünkü siz ona sadık kalsanız da muhatap sadık kalmıyor. Medyada da maalesef öylesine seçici haberler veriliyor ki... Son dönemde benim birçok söylediğim hususla ilgili bakıyorsunuz cımbızla neredeyse bir şey seçiliyor ve bütün çerçevesinden koparılıp söyleniyor. Ben diyorum ki 'demokratik hukuk devleti kuralları içinde yeterli delil toplanmadan kimseyi gözaltına alamazsınız' diyorum. Cümlenin içinde ne canlı bomba var ne eylemci var. O diyor ki buradan hareketle 'eylem yapmadan kimseyi tutuklayamazsın'. Basit bir ölçü ama birçok noktada da ülkenin itibarı söz konusu olduğunda herkesin özen göstermesi gereken bir hususta özen gösterilmiyor. Terör konusunda bir panik ortamı yaratılmaması talebimize, bir bakıyorsunuz terörle ilgili öylesine, dünyanın hiçbir basınında olmayacak resimler paylaşılabiliyor ki. Kime, neye hizmet edilmeye çalışılıyor?" “13 YILDIR KULLANAGELDİĞİMİZ GÜCÜ PAYLAŞACAKTIK” "Biz, elimizdeki bir gücü, 13 yıldır kullanageldiğimiz bir gücü paylaşacaktık. Bizim yeni duruma intibak etmemiz daha zordu. Nitekim 7 Haziran akşamı Konya'dan Ankara'ya geldiğimde birçok arkadaştaki genel hava 'madem ki tek başına iktidar hakkı verilmedi, biz bir kenara çekilelim. Bir görelim başkaları ne yapabilecek?' şeklindeydi. Ben, 'milleti sınava sokamayız, millet bizi sınava sokar' dedim. Diğerleri içinse bir fırsat doğmuştu. Hiçbir zaman tek başına iktidar olma iddiaları olamayacak partilere iktidarın gücünü paylaşmak, millete hizmet etmek imkanı doğdu. Onların değerlendirmesi gereken bir fırsat varken, bunu değerlendirmek yerine topu tekrar tekrar bizim sahaya attılar. Sayın Bahçeli 'ben bu oyunda yokum' dedi. Bu kadarcık oyunda, rolde bile yoksan, neden siyaset yaparsın? HDP zaten kendisini oyunun dışına attı ve başka bir oyuna, terörle siyaset arasında flu bir oyuna yöneldi." “SAYIN KILIÇDAROĞLU'NA REFORM HÜKÜMETİ KURALIM DEDİM” "Bir araya gelinir en azından mutabık kalınan noktalarda hareket edilir... O olmadı. Sayın Kılıçdaroğlu'na 'reform hükümeti kuralım, seçime gidelim' dedim. Onu da değerlendirmedi. Onu yapabilseydik en azından kısa bir dönemde CHP bir şeyi üretebileceğini, bir şeyler yapılabileceğini gösterebilirdi. Anayasa hükümetine hiçbiri gelmedi. HDP geldi, sonra çekildi. Demek ki bu siyasi partilerin hizmet etme diye bir iddiaları yok. Siyasette söz sahibi olma gibi bir iddaları olsa, aslında onlar için iyi bir fırsat da olmuştu. Bizim içinse elimizdeki bir imkan kayboluyordu. Dolayısıyla burada AK Parti üzerine kimse suç atamaz. İmkanı değerlendirmeyenler onlar. Biz elimizden geleni yaptık. Bugün olsa yine yapardım, yanlış olduğu kanaatinde de değilim. Şu 4 ay içinde gösterildi ki Türkiye'de iktidar olmaya, milletin sesini dinlemeye hazır ve gerektiğinde siyasi risk alabilecek tek parti AK Parti'dir." “BAHÇELİ 'CHP İLE AKP KOALİSYON KURSUN' DİYOR. SANA NE?” "1999'da kendisine 'katil' diyen bir partiyle, parti yönetimiyle koalisyon kurdu, kendisine o zaman da başbakanlık teklif eden Fazilet Partisi ve Doğru Yol Partisi'nin tekliflerini bir kenara koyup, başbakan yardımcılığına razı oldu. Son seçim kararı alındığı gün dışında çok fazla konuşmadı, çok fazla elini taşın altına koymadı. Sayın Ecevit rahmetli, 'İçime sinmiyor ama yapmak durumundayım' dedi, içinde sinmeyenlerle, 'katil' diyenlerle koalisyon yaptı, ki başbakanlığı tek başına almaktan kaçındı. Şimdi de 'gitsin CHP ile AK Parti kursun' diyor. Sana ne? AK Parti CHP ile kurar kurmaz, bu seni ilgilendiren bir sorun değil ki. Başkasına neden ödev veriyorsun? Sizi ilgilendiren sorun, siz kuracak mısınız? Kurmayınca hükümetsiz mi kaldı memleket? Bir formül bulundu. Ben ilerleme görüyorum. 'Hayır, hayır' dediği için bu sefer pazar günü Ankara mitinginde 'evet' dedirtti millete, MHP seçmenine kendisi diyemediği için. MHP seçmeni 'evet' demeye zaten hazırdı da problem kendisinin 'evet' demesinde." “GEREKLİ TÜM TEDBİRLERİ ALMAK ZORUNDAYIZ” "Bu hükümet, bir AK Parti Hükümeti değil, anayasanın zorunluluk olarak getirdiği bir hükümet. Bunu söylerken sorumluluktan kaçmak için de söylemiyorum, sadece sorumluluktan kaçan birilerini hatırlatmak için söylüyorum yoksa bütün sorumluluk Başbakan olarak yine benim omzumdadır. Her türlü tedbiri aldık, gereken çalışmaları yaptık. İnşallah seçim güvenliği bağlamında bir sıkıntıyla karşılaşmayacağız ama öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ve o kadar çok riskler var ki bu riskleri de tabii bilmek ve gerekli tedbirleri almak zorundayız." “TERÖRE KARŞI ÇOK ÇETİN MÜCADELELER YÜRÜTÜLÜYOR” "Şu ana kadar çok yoğun bir terörle mücadele yürütüyoruz. Mehmetçiklerimizin, askerlerimizin, polislerimizin hangi dağda, hangi şehirde, ne operasyon yaptıklarını takip ediyorum her gün. Çok çetin mücadeleler yürütülüyor. Kuzey Irak ile Türkiye arasında çok çetin, yalçın dağların arasında, o dağları teröristlerden temizlemek için sert mücadeleler veren Özel Kuvvetlerimiz var. 3 kahraman askerimizi, yıldırım çarpması sonucu kaybettik son olarak. Dolayısıyla bu mücadele bu yoğunlukta yürürken, şu ana kadar da hiç faili meçhul türü bir tabloyla karşılaşmadık. Halkı rahatsız eden hiçbir tutum sergilenmedi." DİLEK DOĞAN OLAYI "Bir ihbar üzerine eve operasyon yapılıyor. O sırada evde olan arbede esnasında bu yaşanıyor. Kasıtlı bir tutum yok ama buna rağmen ben en ince detayına kadar bunun araştırılması talimatını verdim İçişleri Bakanımıza. Bizzat da takip edeceğim. İlgili polis memuru da idari ve adli bir soruşturmaya muhatap kılındı. Terörle mücadele ister şehirde olsun, ister dağda, kesinlikle kararlı bir şekilde yürütülecek. Halk ile terörist kesinlikle ayrıştırılacak, bütün bu mücadele de hukuk devleti kuralları içinde yürütülecek. Herhangi bir yanlış yapılmasına izin verilmeyecek"

İstanbul’daki yoğun programlarının ardından ATV/A Haber televizyonlarının ortak yayınında, Gündem Özel programına katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, yaklaşan seçim ve sıcak gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasının satır başları ve açıklamaları şu şekilde:

“NEYE HİZMET EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR?”

"İki devlet adamı kapalı kapılar ardında bir şey konuşuyorsa bu mahrem tutulur ama burada ölçü kalmıyor. Sizin bu ölçüyü savunmanızın, muhatabınız bunu savunmayınca kıymeti kalmıyor çünkü siz ona sadık kalsanız da muhatap sadık kalmıyor. Medyada da maalesef öylesine seçici haberler veriliyor ki... Son dönemde benim birçok söylediğim hususla ilgili bakıyorsunuz cımbızla neredeyse bir şey seçiliyor ve bütün çerçevesinden koparılıp söyleniyor. Ben diyorum ki 'demokratik hukuk devleti kuralları içinde yeterli delil toplanmadan kimseyi gözaltına alamazsınız' diyorum. Cümlenin içinde ne canlı bomba var ne eylemci var. O diyor ki buradan hareketle 'eylem yapmadan kimseyi tutuklayamazsın'. Basit bir ölçü ama birçok noktada da ülkenin itibarı söz konusu olduğunda herkesin özen göstermesi gereken bir hususta özen gösterilmiyor. Terör konusunda bir panik ortamı yaratılmaması talebimize, bir bakıyorsunuz terörle ilgili öylesine, dünyanın hiçbir basınında olmayacak resimler paylaşılabiliyor ki. Kime, neye hizmet edilmeye çalışılıyor?"

“13 YILDIR KULLANAGELDİĞİMİZ GÜCÜ PAYLAŞACAKTIK”

"Biz, elimizdeki bir gücü, 13 yıldır kullanageldiğimiz bir gücü paylaşacaktık. Bizim yeni duruma intibak etmemiz daha zordu. Nitekim 7 Haziran akşamı Konya'dan Ankara'ya geldiğimde birçok arkadaştaki genel hava 'madem ki tek başına iktidar hakkı verilmedi, biz bir kenara çekilelim. Bir görelim başkaları ne yapabilecek?' şeklindeydi. Ben, 'milleti sınava sokamayız, millet bizi sınava sokar' dedim. Diğerleri içinse bir fırsat doğmuştu. Hiçbir zaman tek başına iktidar olma iddiaları olamayacak partilere iktidarın gücünü paylaşmak, millete hizmet etmek imkanı doğdu. Onların değerlendirmesi gereken bir fırsat varken, bunu değerlendirmek yerine topu tekrar tekrar bizim sahaya attılar. Sayın Bahçeli 'ben bu oyunda yokum' dedi. Bu kadarcık oyunda, rolde bile yoksan, neden siyaset yaparsın? HDP zaten kendisini oyunun dışına attı ve başka bir oyuna, terörle siyaset arasında flu bir oyuna yöneldi."

“SAYIN KILIÇDAROĞLU'NA REFORM HÜKÜMETİ KURALIM DEDİM”

"Bir araya gelinir en azından mutabık kalınan noktalarda hareket edilir... O olmadı. Sayın Kılıçdaroğlu'na 'reform hükümeti kuralım, seçime gidelim' dedim. Onu da değerlendirmedi. Onu yapabilseydik en azından kısa bir dönemde CHP bir şeyi üretebileceğini, bir şeyler yapılabileceğini gösterebilirdi. Anayasa hükümetine hiçbiri gelmedi. HDP geldi, sonra çekildi. Demek ki bu siyasi partilerin hizmet etme diye bir iddiaları yok. Siyasette söz sahibi olma gibi bir iddaları olsa, aslında onlar için iyi bir fırsat da olmuştu. Bizim içinse elimizdeki bir imkan kayboluyordu. Dolayısıyla burada AK Parti üzerine kimse suç atamaz. İmkanı değerlendirmeyenler onlar. Biz elimizden geleni yaptık. Bugün olsa yine yapardım, yanlış olduğu kanaatinde de değilim. Şu 4 ay içinde gösterildi ki Türkiye'de iktidar olmaya, milletin sesini dinlemeye hazır ve gerektiğinde siyasi risk alabilecek tek parti AK Parti'dir."

“BAHÇELİ 'CHP İLE AKP KOALİSYON KURSUN' DİYOR. SANA NE?”

"1999'da kendisine 'katil' diyen bir partiyle, parti yönetimiyle koalisyon kurdu, kendisine o zaman da başbakanlık teklif eden Fazilet Partisi ve Doğru Yol Partisi'nin tekliflerini bir kenara koyup, başbakan yardımcılığına razı oldu. Son seçim kararı alındığı gün dışında çok fazla konuşmadı, çok fazla elini taşın altına koymadı. Sayın Ecevit rahmetli, 'İçime sinmiyor ama yapmak durumundayım' dedi, içinde sinmeyenlerle, 'katil' diyenlerle koalisyon yaptı, ki başbakanlığı tek başına almaktan kaçındı. Şimdi de 'gitsin CHP ile AK Parti kursun' diyor. Sana ne? AK Parti CHP ile kurar kurmaz, bu seni ilgilendiren bir sorun değil ki. Başkasına neden ödev veriyorsun? Sizi ilgilendiren sorun, siz kuracak mısınız? Kurmayınca hükümetsiz mi kaldı memleket? Bir formül bulundu. Ben ilerleme görüyorum. 'Hayır, hayır' dediği için bu sefer pazar günü Ankara mitinginde 'evet' dedirtti millete, MHP seçmenine kendisi diyemediği için. MHP seçmeni 'evet' demeye zaten hazırdı da problem kendisinin 'evet' demesinde."

“GEREKLİ TÜM TEDBİRLERİ ALMAK ZORUNDAYIZ”

"Bu hükümet, bir AK Parti Hükümeti değil, anayasanın zorunluluk olarak getirdiği bir hükümet. Bunu söylerken sorumluluktan kaçmak için de söylemiyorum, sadece sorumluluktan kaçan birilerini hatırlatmak için söylüyorum yoksa bütün sorumluluk Başbakan olarak yine benim omzumdadır. Her türlü tedbiri aldık, gereken çalışmaları yaptık. İnşallah seçim güvenliği bağlamında bir sıkıntıyla karşılaşmayacağız ama öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ve o kadar çok riskler var ki bu riskleri de tabii bilmek ve gerekli tedbirleri almak zorundayız."

“TERÖRE KARŞI ÇOK ÇETİN MÜCADELELER YÜRÜTÜLÜYOR”

"Şu ana kadar çok yoğun bir terörle mücadele yürütüyoruz. Mehmetçiklerimizin, askerlerimizin, polislerimizin hangi dağda, hangi şehirde, ne operasyon yaptıklarını takip ediyorum her gün. Çok çetin mücadeleler yürütülüyor. Kuzey Irak ile Türkiye arasında çok çetin, yalçın dağların arasında, o dağları teröristlerden temizlemek için sert mücadeleler veren Özel Kuvvetlerimiz var. 3 kahraman askerimizi, yıldırım çarpması sonucu kaybettik son olarak. Dolayısıyla bu mücadele bu yoğunlukta yürürken, şu ana kadar da hiç faili meçhul türü bir tabloyla karşılaşmadık. Halkı rahatsız eden hiçbir tutum sergilenmedi."

DİLEK DOĞAN OLAYI

"Bir ihbar üzerine eve operasyon yapılıyor. O sırada evde olan arbede esnasında bu yaşanıyor. Kasıtlı bir tutum yok ama buna rağmen ben en ince detayına kadar bunun araştırılması talimatını verdim İçişleri Bakanımıza. Bizzat da takip edeceğim. İlgili polis memuru da idari ve adli bir soruşturmaya muhatap kılındı. Terörle mücadele ister şehirde olsun, ister dağda, kesinlikle kararlı bir şekilde yürütülecek. Halk ile terörist kesinlikle ayrıştırılacak, bütün bu mücadele de hukuk devleti kuralları içinde yürütülecek. Herhangi bir yanlış yapılmasına izin verilmeyecek" 

Google+ WhatsApp