Erdoğan'ın başına keklik kondu

Doğaya salınmak için kafeslerinden bırakılan kekliklerden bir tanesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başına kondu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun CHP ile koalisyon görüşmelerinden sonuç alamamasının ardından MHP Genel Başkanlığı’ndan randevu talebinde bulunduğunu hatırlatarak “Dünkü netice aslında belirleyici bir netice değildir. Malum başbakan bir de MHP Genel Başkanı’ndan randevu talebinde bulundu. Bu talep neticesinde kendisine bir randevu verilmiş. Bu görüşmeden nasıl bir tablo çıkar onu görüp ona göre nihai durumu değerlendirmemiz gerekiyor” dedi.
Açılışını yaptığı Kıbledağı Hacı Hafız Yusuf Yılmaz Camisi’nde Cuma Namazı’nı kılan Erdoğan, namaz sonrasında Kıbledağı Camisi mesire alanına ağaç dikti, doğaya güvercin, sülün ve keklik bıraktı. Doğaya bırakılmaya çalışılan güvercinler kafeslerinden çıkmak istemeyince Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Alkışlayın çıkarlar” demesi üzerine çevreden alkış seslerine rağmen güvercinler kafeslerinden çıkmadı. Uğraşların ardından güvercinler doğaya bırakılırken,Erdoğan’ın sülün bırakması sırasında kekliklerden bir tanesi kafasına kondu.Kekliklerle ilgili olarak Erdoğan “Bunlar düz ovada avlanan keklikler ama burası Kıbledağı” diyerek keklikleri doğaya bıraktı.

“DÜNKÜ NETİCE ASLINDA BELİRLEYİCİ BİR NETİCE DEĞİLDİR”
Ardından basın mensuplarının gündemle ilgili sorularını cevaplayan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun koalisyon kurma çalışmalarını değerlendiren Erdoğan “Dünkü netice aslında belirleyici bir netice değildir. Malum başbakan bir de MHP Genel Başkanı’ndan randevu talebinde bulundu. Bu talep neticesinde kendisine bir randevu verilmiş. Bu görüşmeden nasıl bir tablo çıkar, onu görüp ona göre nihai durumu değerlendirmemiz gerekiyor. Şuan cumhurbaşkanı olarak benim takip ettiğim süreç 45 günlük süreçtir. Bu 45 günlük süreçte görev alan, en çok oyu alan partinin genel başkanıydı. Başbakan da süreç içinde görüşmelerini defeatle gerek heyetler arası gerekse kendilerin ilk ziyareti şimdi de en çok oyu alan2. muhalefet partisinin ziyaret etmek suretiyle her halde kendileri de bir karara varacaklar. O neticeyi de bana bildirecekler. Bana bildirdikten sonra de ben de cumhurbaşkanı olarak eğer buradan bir koalisyon neticesi çıkıyorsa mesele yok. Bu sefer kendi aralarındaki koalisyon müzakereleri yapacaklar. Bu koalisyon müzakerelerine göre şartlarını oluşturacaklar. Bu uzun süreli bir koalisyon mu olur ? yoksa erken seçime yönelik bir koalisyon mu olur ?bu onların görüşmelerinden sonra ortaya çıkacak bir neticedir. Bunun şüphesiz kararını verecek olan ben değilim. Onlar bu kararı olgunlaştıracaklar. Bu 45 günlük nihai sürecin durumu tamamen anayasaldır. Anayasal düzenlemeler de zaten bellidir. 45 günden sonra neler olabilir. Meclis erken seçime gidebilir. Meclis erken seçime gitmiyorsa cumhurbaşkanı erken seçime gitme yollarını arayabilir. Bunların hepsi anayasal uygulamalardır. Çünkü ülkemiz hiçbir zaman hükümetsiz bırakılamaz. Bunun için de atılması gereken adımları vakti saatinde atarız” diye konuştu.

“İDDİASINI İSPATLAYAMAYANLARIN LAFLARINA NEDEN İTİBAR EDİYORSUNUZ ?”
Bir basın mensubunun AK Parti-CHP koalisyonun kurulamamasında etkisi olduğu iddialarını hatırlatması üzerine “Hukuk da bir kaide var. Bunu söyleriz ama itibar edilmez. İddia sahibi iddiasını ispatlamakla mükelleftir. İspatlayamayanların laflarına neden itibar ediyorsunuz ? Seçimin neticesi ortaya çıkar ‘Erdoğan aşağı Erdoğan yukarı’, birileri ‘Beştepe aşağı-Beştepe yukarı’, birileri ‘beştepe anayasal sınırları içine çekilmeli’ der. Sorun bunlara anayasal sınırlar nedir bilmezler. Ben Cumhurbaşkanı olarak anayasal sınırları gayet iyi bilirim. Hangi alanlar içerisinde çalışmam gerekiyor bunu da gayet iyi bilirim. Ve onların siyasetteki mazisi ile yasal sınırları gayet iyi bilirim” şeklinde cevap verdi.

Google+ WhatsApp