
Düşlerin gerçekliği
Merhaba sevgili okurum,
Bugün gerçek ile düşün Aslında birbirinden bağımsız olmadığını düşlediğin Her şeyin bir gün gerçek olacağını bilmeni istiyorum, diyerek bir farkındalıkla sözlerime başlamak istiyorum...
Insanlar hayatı boyunca yaşadıkları hayatın içerisinde hep yaşayamadıklarını da hayal ederek varlıklarını sürdürmeye çalışırlar ve bizler yaşadığımız hayatın içinde mevcut koşullarımızın ötesinde bir hayatı da isteriz.
İstememizin nedeni buna sahip olacağımıza olan inancımızdır.
Bu sebepten hiçbir zaman mevcut koşullarla yetinmeyip daha üstünü elde etmek için bir mücadele haline gireriz. Stoa felsefecilerinde yaşamın sadece yemek, içmek ve barınmak olduğunu aslında fazla bir şeye zahmet etmeden Sadece varoluşunu bu üç şey üzerinden tamamlanacağını söylerken insanlar yapay sosyalliğin içerisinde düşlerine daha çok maddeyi daha yüksek yaşam kalitesini de görmek için bedensel ve ruhsal yorulmaktadır.
Oysa zaten insanın kendi iç dünyasında şekillendirdiği ve istediği her şey düşleri hayali gerçekten tam bir İnançla harmanlandığında gerçekleşmeye mahkûm olduğunu bilse inancını yeniden şekillendirirdi.
Bir kişi bir düşü düşlerken onun gerçekliğine inanırsa artık o düş tamamen gerçekliğe dönüşür. Bu sözün hayatın mihenk taşı olarak alıp her zaman düşüncelerimizi düşlerimizi hayallerimizi inanç rengi ile boyamamız gerekiyor.
Oluşum dışarıda değil içeride başlar inanç içeride başlar dışarıda görünür olur.
